AKİT MENÜ

Gündem

DAEŞ, davasında 7 sanığa tahliye

23-24 Şubat tarihlerinde ilk duruşması yapılan basın tarafından "DAEŞ davası" olarak lanse edilen davada bugün görülen ikinci duruşma sonucunda Ebu Hanzala dahil tüm tutuklular tahliye edildi.

Ebu Hanzala'nın da aralarında bulunduğu tutuklu 7 kişinin hazır bulunduğu ikinci duruşmada mahkeme tahliyelerin yanı sıra önemli bir karar daha aldı.
 
Tutuksuz yargılanan 21 kişinin de hazır bulunduğu ikinci duruşma da ilk duruşmada avukatların önemle üzerinde durduğu birbirinden tamamen kopuk iki dosyanın birleştirilme talepleri değerlendirildi. Birbirinden tamamen kopuk iki dosyanın tefrik edilmesine karar verdi. 
 
23-24 Şubat'ta görülen ilk celsede ifadeleri alınmayan Suriyeli Muhammed Mustafa Halli ve Asaad Khelifalkhadr, tercüman aracılığıyla ifade verdi. Fransız pasaportlu iki kadını İstanbul'dan Gaziantep'e buradan da Suriye'ye gönderdikleri öne sürülen Suriyeliler, ifadelerinde bu iddiaları kabul etmedi.
 
Türkiye'ye kaçak yollarla geldiğini ve burada turizm işiyle uğraştığını anlatan Asaad Khelifalkhadr, "Turizm işiyle uğraştığım için dışarıdan gelen kişilerin istemesi üzerine onları bazen gezdiriyoruz. Kimseyi DAEŞ'e göndermedim. DAEŞ'i desteklemiyorum. Fikirlerini de benimsemiyorum" dedi. 
 
Bu sırada araya girip yapılan tercümenin yanlışlığını dile getiren Ebu Hanzala, Assad’ın, “DAEŞ’den mağdur olduğum için Türkiye’ye geldim” şeklinde ifadelerinin tercüme edilmediğini belirtti. Tercüman da buna karşılık bu ifadeleri duymadığını söyledi.
 
Tercüman kadının yaptığı yanlışı inkar etmesiyle gelişen ikili diyalog mahkeme başkanı Ahmet Civelek Suriyeli sanığa tekrar sorulmasını talep etti. Mahkeme Başkanı, tercümanın yeminli olduğunu belirterek sorusunu yineledi. Sanık bu kez “Suriye'de Beşar Esad'la DAEŞ'le arasında çatışma çıkması üzerine artık bizim için yaşanacak bir yer değildi. Bu yüzden Türkiye'ye eşimle birlikte geldim. DAEŞ'e adam kazandırdığım söz konusu olamaz" diye konuştu. 
 
Diğer Suriyeli tutuklu sanık Muhammed Mustafa Halli de Suriye'deki savaş ortamlarından kaçarak kaçak yollarla önce Gaziantep'e oradan da İstanbul'a geldiğini ve burada çay ocağı işlettiğini belirtti. 2 eşinin olduğunu birinin Libya'da birinin de Suriye 'de kaldığını anlatan Halli, “DAEŞ’e katılmak üzere Suriye’ye kimseyi göndermedim” şeklinde ifadeler kullandı.

Kaynak:TevhidiGündem

Yorumlara Git

İmamoğlu’na usul uyarısı: Siyasetin arenası duruşma salonu değildir

Hürmüz Boğazı'nda sıcak temas: Karşılıklı saldırılar bölgeyi ateş çemberine çevirdi

Mikrop mikrobu çekiyor: İsrail'de 'hantavirüs' paniği

Meteoroloji duyurdu: O şehirler kavrulacak!

Alışveriş merkezinde yangın: 5 ölü, 12 yaralı