Gündem
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Mescid-i Aksa mesajı: Gereken işlemleri başlattık
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, evlatlarını PKK terör örgütünden kurtarmaya çalışan Diyarbakır'daki acılı annelerle iftarda buluştu. Erdoğan acılı ailelere, 'Kandil'i çökerteceğiz' sözünü verirken, tüm dünyayı İsrail terörüne karşı hareket etmeye çağırdı.
Diyarbakır'daki acılı annelerle iftar yemeğinde bir araya gelen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, gündeme ilişkin önemli mesajlar verdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları:
"Evlatlarınıza kavuşma mücadelenizi takdir ediyoruz. Terör örgütü Diyarbakır Annelerinin dirayeti karşısında adeta çaresiz kalmıştır. Terör örgütünün elindeki son evladımızı da ailesine kavuşana bu mücadeyi sürdüreceğiz."
'Annelerinizi mağdur etmeyin'
"Terör örgütü içindeki tüm gençlerimize de bir an önce, şu an bizi dinliyorlar, böyle bir gece de onlara da sesleniyorum: Gençler, evlatlarım, yarın Anneler Günü. Annelerinizi üzmeyin. Annelerinizi mağdur etmeyin. Sizi bu noktaya getiren anneleriniz. Onları üzmeyin. Dokuz ay 10 gün sizi karnında besleyip büyüten, ondan sonra da bu yaşa getiren annelerinizi üzmeyin. Bir an önce ne yapın, ne edin ama annelerinize dönün. Çünkü onların sürekli gözleri yaşlı ve onlar sürekli sizi bekliyor. Şunu unutmayın: Türkiye Cumhuriyeti Devleti, devletimiz, kendini bu bataklıktan kurtarmak isteyen her genci adli bakımdan korumanın yanında yeni hayatını kurmasına da destek verecektir."
'İnlerine girdik, daha da gireceğiz'
"Ecdadımız ne diyor: İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Biz böyle bir geleneğin varisleri olarak başka türlü hareket etmemiz zaten düşünülemez. Bu vesileyle siz Diyarbakır Anneleri'nin nezdinde tüm annelerin Anneler Günü'nü tebrik ediyorum. Kadir Gecesi'ni de tebrik ediyorum. Rabbim yaşı kaç olursa olsun bugünü annesiz geçiren yetimlere de sabrıcemil ihsan etsin diyorum. Anneleri halen hayatta olan herkese de onların kıymetini bilmelerin, gönüllerini şenlendirmelerini, hayır dualarını almalarını tavsiye ediyorum. Peygamberimiz, 'Cennet annelerin ayakları altındadır' buyuruyor. Ben de rahmetli anneciğimin ayaklarının altını zaman zaman öper, onun kokusunu hissederdim. Siz de annelerinizi daha fazla üzmeyin, daha fazla bekletmeyin. Bilesiniz ki anneleriniz gözleri yollarda sizi bekliyor. Yürekleri sizin kokunuzla çarpıyor. Vatanının ve yurdunu ana sıfatıyla adlandıran bir milletin evlatları olarak dünyada hiçbir yerde Anadolu var mı? Yok. Ama bizde bak Anadolu var. Babadolu değil, Anadolu demişiz. Bu topraklar 'ana' sıfatıyla sıfatlanmış. Milli birlik ve beraberliğimize yönelik saldırılarını aile kurumumuzu yıkarak başarıya ulaştırmak isteyenleri inşallah annelerin öncülüğünde hezimete uğratacağız. Gabar'ı, Cudi'yi, Tendürek'i bunların başına çökerttik mi? İnlerine girdik, daha da gireceğiz. Onlar kaçacak, biz kovalayacağız. Kandil'i de bunlara zindan edeceğiz. Belki geç olacak, belki zor olacak ama zafer inşallah sizin gibi inanan annelerin birlikte olacak."
'Kudüs'ü vicdansız, ahlaksız, hukuksuz, saygısız tavırlarıyla kirleten zalimlere karşı çıkmak 'İnsanım' diyen her bireyin vazifesidir'
"Ramazan ayının son günlerine yaklaşırken ilk kıblemiz Kudüs'ten hem üzüntümüzü hem öfkemizi artıran haberler alıyoruz. Zalim İsrail, terör devleti İsrail, mukaddesatlarını korumak, binlerce yıllık evlerine, yurtlarına sahip çıkmak dışında hiçbir gayeleri olmayan Kudüs'teki Müslümanlara vahşice ve ahlaksızca saldırmaktadır. Kudüs'ün onurunu, şerefini, izzetini, haysiyetini korumak her bir Müslüman'ın boynunun borcudur. Mescid-i Aksa başta olmak üzere Kudüs'teki ibadethanelere ve Müslümanlara yapılmış her saldırı bizlere yapılmış saldırıdır. Bu saldırının muhattabı İstanbul'da, Diyarbakır'da, Bağdat'ta, Kahire'de, Cakarta'da, Bakü'de, Saray Bosna'da yaşayan Müslümanların her biridir. Daha da önemlisi, üç dinin kutsallarını barındıran Kudüs'ü vicdansız, ahlaksız, hukuksuz, saygısız tavırlarıyla kirleten zalimlere karşı çıkmak 'İnsanım' diyen her bireyin vazifesidir. İsrail'in saldırılarına sessiz kalarak veya kayda değer tavır ortaya koymayarak dolaylı şekilde destek veren herkes orada yaşanan zulme ortaktır."
'Kudüs'ü ve Müslümanları koruyamayan bir dünya kendi kendine ihanet etmiş'
"Buradan tüm dünyayı İsrail'in Kudüs'e saldırılarına karşı harekete geçmeye davet ediyorum. Halkı Müslüman olan tüm ülkelere sesleniyorum. Bir olma, beraber olma zamanında İsrail'in ortak kurumlarının kararlarına, temel insan haklarına, uluslararası hukuka aykırı bu eylemleri derhal durdurmaları konusunda çalışmalarıdır. Bu konuda biz Türkiye olarak üzerimize düşeni yaptık, yapıyoruz ve yapacağız. Dünyada hiçbir insanın uluslararası kurumlara güveni kalmaz. Herkes kendi başının çaresine bakmaya başladığında ortaya çıkacak kaos ve yangın önce bu zulme sessiz kalanları yutacaktır. Kudüs'ü ve Müslümanları koruyamayan bir dünya kendi kendine ihanet etmiş, kendi kendini imha edecek bombanın pimini çekmiş demektir. Türkiye olarak bugün de Kudüs'teki kardeşlerimizin ve Filistin'in yanındayız. BM ve İslam İşbirliği Teşkilatı başta olmak üzere konuyla ilgili tüm uluslararası kurumları harekete geçirmek için gereken girişimleri hemen başlattık. Biz küresel dayanışma ve işbirliği sisteminin 5 ülkenin keyfine terk edilemeyecek kadar önemli bir mekanizma olduğuna inanıyoruz. Kudüs'te Mescid-i Aksa'ya ve Müslümanlara yönelik alçak saldırıların derhal durdurulmasını istiyoruz. İlk andan itibaren 300'e yakın yaralı var. Filistinlileri evlerinden etmeye ve yurtlarından çıkarmaya yönelik her türlü baskının sona ermesini bekliyoruz.."