Gündem
İslam dünyası paramparça! Bu katil sürüsünü ancak intifada durdurur
Batı kuklası BAE gibi Arap ülkeleriyle girdiği ‘normalleşme’ süreci ve İslam dünyasının parçalanmışlığından cesaret alan terör devleti İsrail, pervasızca Mescid-i Aksa’ya saldırdı. Kalabalık gruplar halinde Kıble Mescidi’ne dalan işgal polisi yatsı namazını kılan Filistinlileri darp etti. Filistin’den ‘İntifada!’ sesleri yükseldi. Ancak bu zorbalığı durdurmak tüm İslam dünyasının intifadasıyla mümkün.
Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır, Ürdün, Bahreyn, Sudan ve Fas gibi ülkelerle yaptığı normalleşme anlaşmalarından cesaret alan İsrail, önceki gece Kudüs’te eşine az rastlanır bir alçaklığa imza attı. İşgalci İsrail, 3 ayrı noktada Mescid-i Aksa, Şam Kapısı ve Şeyh Cerrah mahallesinde Müslümanlara eş zamanlı saldırılarda bulundu.
Gaz ses bomlaları attılar
İşgalciler en alçakça adımı Müslümanların ilk kıblesi olan Mescid-i Aksa’da attı. Kalabalık gruplar halinde Mescid-i Aksa’nın içine giren alçaklar ellerinde silahlar, ayaklarında botlarla Kıble Mescidine daldılar. Kadın çocuk demeden cop ve silah dipçikleri ile yatsı namazını kılan Filistinlileri darp eden işgalciler, onlarca gaz ve ses bombası attılar. Caminin hoparlörlerinden işgalcilere ‘Aksa’yı derhal terk edin’ çağrıları yapıldı.
Gözlerinden vurdular
Aksa’nın avlusunda da tam bir devlet terörü yaşandı. Yerleşkedeki kubbelere çıkan keskin nişancılar Filistinlilere plastik mermi yağdırdı. Çatışmalar sabah saatlerine kadar devam etti. Aksa’da kontrolü tamamen ele geçiren işgalciler kapıları da kapattı. Saldırılarda 15’i gazeteci olmak üzere 250’ye yakın insan yaralandı. Aksa’da yaşanan dehşeti Yeni Şafak’a anlatan Filistinli gazeteci Rama Yusuf, İsrail askerlerinin Filistinlileri özellikle göz ve başlarından vurduğunu söyledi.
Sağlıkçılar da hedef oldu
Kudüs Belediye Başkanı’nın oğlu Ghadi Adnan Ghaith’in de kafasından vurulan isimler arasında yer aldığı aktarıldı. İsraillilerin yaralılara müdahale etmek isteyen sağlık görevlilerine de saldırdığını aktaran Yusuf, kliniklere ses bombasını atıldığını, bir hemşirenin plastik mermi ile gözünden vurulduğunu, Kudüs dışından yardıma gelmek isteyen sağlık görevlilerinin de şehre sokulmadığını vurguladı. Ancak İsrail, Aksa’daki işgalini sadece birkaç saat sürdürebildi. Aksa’nın girişlerine dayanan on binlerce Filistinlinin baskısına dayanamayan işgalciler, kapıları açmak zorunda kaldı. Tekbirlerle avluya giren on binler birlikte sabah namazı kıldı.
Baskının provası
Filistinli Gazeteci Muhammed Abu Takiya ise İsrail’in, 10 Mayıs’ta Aksa’ya yapmayı planladığı büyük baskının provasını yaptığını söyledi. İşgalcilerin Filistin halkının tepkisini ölçmek istediğini vurgulayan Takiya, “Siyonistler 2 gün önce Mescid-i Aksa’ya yapılacak büyük baskının hazırlıkları tamamladığını açıkladı. Baskına 2 gün kaldı diye her yere afişler astılar. Bu açıklamanın ardından Filistin’in dört bir yanından binlerce Müslüman, Mescid-i Aksa’yı savunmak için Kudüs’e geldi” dedi.
Gençler nöbet başlattı
Takiya şunları kaydetti: “2-3 hafta önce Aksa’da Cuma namazı 5-6 bin kişi ile kılınmıştı. Bu cumada ise tam 100 bin kişi vardı. İsrail bu görüntülerden korktu ve harekete geçti. Hem direnişi kırmak, hem de 10 Mayıs’ta nasıl bir tepki ile karşılaşacağını ölçmek için saldırdı. Filistin halkı mahalle mahalle siyonistlere direndi. Filistinliler tehlike geçene kadar Aksa’da kalma kararı aldı. Korkusuzca direnen gençler yazılı listeler oluşturarak nöbet tutmaya başladı. Filistin halkı sonuna kadar direnmekte kararlı.” El Aksa’dan sonra diğer direniş alanları ise Şam Kapısı ve Şeyh Cerrah oldu. Kudüs’ün köy ve kasabalarından Cerrah Mahallesine desteğe giden yüzlerce Filistinli’ye engel olmak isteyen İsrail polisi burada da plastik mermi kullandı. Şam Kapısı’nda da kontrol noktalarında, işgalcilere direnen Filistinliler darp edildi.
Haindir, alçaktır, zalimdir
İsrail’in İstanbul Başkonsolosluğu önünde bir grup, İsrail polisinin, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün Eski Şehir bölgesindeki Mescid-i Aksa’da cemaate saldırmasını protesto etti. İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Genel Başkanı Bülent Yıldırım, burada yaptığı konuşmada, “Biz diyoruz ki bu İsrail haindir, alçaktır, zalimdir ama siz kalkıp Hollywood filmleri yapıyordunuz, bütün Müslümanları ve insanlığı kandırmaya çalışıyordunuz. Biz her konuştuğumuzda bütün dünya medyasını manipüle ediyordunuz.” dedi.
Şam Kapısı’nda ses bombaları
İsrail polisi Doğu Kudüs’ün Şam Kapısı’nda toplanan Filistinlileri dağıtmak için ses bombası kullandı. Çok sayıda Filistinli Kadir Gecesi münasebetiyle geldikleri Mescid-i Aksa’da teravih namazını kıldıktan sonra Şam Kapısı’nda toplandı. Bölgede tansiyonun artması üzerine İsrail polisi, Şam Kapısı önündeki oturma alanında bulunan Filistinlilere ses bombalarıyla müdahale etti. İsrail polisi, daha sonra da Şam Kapısı yakınındaki caddede toplanan Filistinlilere toplumsal olaylara müdahale aracından tazyikli su sıktı.
Ateşle oynama
Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, İsrail polisinin, Mescid-i Aksa’da Filistinlilere yönelik saldırılarıyla ilgili olarak İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya “ateşle oynama” diyerek seslendi. Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniyye, İsrail güçlerinin, Doğu Kudüs’teki Mescid-i Aksa’da ibadet edenlere yönelik ihlalleriyle ilgili Hamas’a ait El-Aksa televizyonuna konuştu. Heniyye ,“Netanyahu ateşle oynama. Bu, ne senin ne ordunun ne polisinin ne de bütün olarak İsrail’in kazanabileceği bir avaş değil.” dedi. Yapılan fedakarlıklar ne denli büyük olursa olsun Kudüs’ü ve Mescid-i Aksa’yı müdafaa edeceklerini kaydeden Heniyye, “Kudüs, yaşanan tüm barbarlığa ve İsrail erörizmine rağmen, Yüzyılın Anlaşması’nı Mescid-i Aksa’daki murabıtların (gönüllü bekçiler) ayaklarıyla parçaladı.” diye konuştu.