Gündem
Devletin gayreti heba edilmesin
Dünya Kovid-19 salgını ile boğuşmaya devam ederken, Türkiye’nin salgınla mücadele ve aşılamadaki başarısı gıptayla izleniyor. 270 milyon doz aşı siparişi veren Türkiye’nin toplumsal bağışıklık için var gücüyle çalıştığını belirten uzmanlar, “Devletin gayretini boşa çıkarmayalım. Aşı karşıtlarına itibar etmeden, aşılarımızı yaptırırsak bu salgın kırılır ve eski normale döneriz” dedi.
Avrupa’da ilk 5’teyiz
Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Vefik Arıca, “Türkiye aşılamada dünyada ilk onda, Avrupa ülkeleri arasında ise ilk beşte. Bu eşine az rastlanır bir başarı. Toplumsal bağışıklık için aşılama şart. Bu hızla gidersek ve vatandaşlarımız aşılarını olurlarsa eylül gibi eski normale döneriz. Bu fırsatı kaçırmamak gerek. Hiçbir bilimsel veriye dayanmayan iddialar ortalıkta dolanıyor. Aşı karşıtlığına prim vermeyin. Gönül rahatlığıyla herkes aşısını olsun. Bu sayede hem ekonomik hem de toplumsal olarak eski günlerimize dönelim. Toplumsal bağışıklığa çok yakın durumdayız” şeklinde konuştu.
Normal hayat yakın
Eski normale ramak kaldığını kaydeden Prof. Dr. Arıca, şöyle devam etti: “Çok kısa bir süre içerisinde Türkiye’de toplumsal bağışıklık oluşacak gibi duruyor. Kısa süre içerisinde sosyolojik ve ekonomik anlamda rahatlamalar başlar. Aşılama hızı ve anlaşmalar çok yüksek.”
Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Fatih Çiftçi de şu değerlendirmede bulundu: “Şu an aşılama oranında yüzde kırka doğru gidiyoruz. Yüzde yetmiş gibi toplumsal bağışıklık oluşur ve salgın zinciri kırılır. Bu durum da eski normal günlere dönmemizi sağlar. Sosyolojik ve ekonomik anlamda rahatlamamıza vesile olur. Toplumun bir kısmında aşı tereddütü var. Hiçbir bilimsel veriye dayanmayan bu manipülasyonlara boyun eğmemek gerek. Aşı bizi koronavirüsün birçok olumsuz etkisinden koruyacaktır. Türkiye şu an da dünyanın en fazla aşılama yapan ülkeleri arasında. Hükümetin bu başarısı taktire şayan.”
Bir nevi kul hakkı
Aşı randevularına riayet konusunda vatandaşları uyaran Çiftçi, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir flakonda 6 doz aşı bulunuyor. Dolayısıyla randevu alıp gitmeyen vatandaşlar, hem aşının ziyan olmasına neden olabiliyor hem de aşıyı isteyen, aşı sırasını bekleyen insanları mağdur etmiş oluyor. Bunun da bir nevi kul hakkı olduğunu unutmamak lazım.”