Gündem
yeniakit.com.tr’ye konuşan Dr. Barış Adıbelli: NATO ve ABD tarihte hiç olmadığı kadar Türkiye’ye muhtaç
Kritik Erdoğan-Biden görüşmesini yeniakit.com.tr’ye değerlendiren Dr. Barış Adıbelli, “Dünya bu ikili görüşmeye kilitlenmiş durumda. Tarihte hiç olmadığı kadar NATO ve ABD bugün Türkiye’ye muhtaç durumda. Bu görüşmeyle iki ülke arasındaki yol haritası çizilecek.” dedi.
MEHMET ÖZMEN / ANKARA
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Sayın Dr. Barış Adıbelli, Ankara-Washington ilişkilerinin seyrini değiştirecek tarihi görüşmeyi ve beklentileri yeniakit.com.tr’ye değerlendirdi.
“Dünyanın kilitlendiği üç görüşme birbirinden bağımsız değil”
Tüm dünyanın adeta nefeslerini tutmuş bir şekilde Erdoğan-Biden görüşmesini ve çıkacak sonuçları beklediğini hatırlatan Dr. Barış Adıbelli, şunları söyledi:
“Dünya üç önemli toplantıya kilitlenmiş durumda.Birincisi NATO zirvesi, ikincisi Biden-Erdoğan görüşmesi ve üçüncüsü Biden-Putin görüşmesi. Bu üç önemli toplantı aslında birbirinden bağımsız değil, üçü de birbirini yakından ilgilendiriyor.”
“Tarihte hiç olmadığı kadar Türkiye’ye muhtaç durumdalar”
NATO ve ABD’nin tarihte hiç olmadığı kadar bugün Türkiye’ye muhtaç olduğuna dikkat çeken Dr. Barış Adıbelli, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Her şeyden önce NATO’nun bu zirvede ana gündem maddesi 2030 vizyonu çerçevesinde stratejik konseptini gözden geçirmesidir. Bu bağlamda Çin ve Rusya NATO’nun yeni hedefleri. Ayrıca Afganistan’ın geleceği de tartışılacak. Yükselen Asya gerçeğine karşı da NATO’nun yanıt vermesi gerekiyor ki bu bağlamda Türkiye bu işin tam merkezinde yer alıyor. Zira NATO’nun tek Müslüman ve Asyalı üyesi Türkiye’dir. Bu da Türkiye’ye eşsiz bir güç, imtiyaz ve pazarlık kozu veriyor. NATO ve ABD tarihte hiç olmadığı kadar bugün Türkiye’ye muhtaç durumdalar. Bu nedenle Biden-Erdoğan görüşmesi oldukça önemli.”
“Türkiye’nin Afganistan’da kalmaya devam etme düşüncesi Washington’da bomba etkisi yaptı”
Türkiye’nin Afganistan tutumunu da yorumlayan Dr. Barış Adıbelli, “Türkiye toplantı öncesi Afganistan’da kalmaya devam edebileceğini; hatta bir uluslararası haber ajansının iddiasına göre de Kabil havaalanının işletilmesinde ve korunmasında sorumluluk alabileceğini teklif etti. Bu cesur teklif hem NATO’da hem de Washington’da bomba etkisine neden olduğunu, zira herkes Afganistan’dan tası tarağı toplayıp kaçmak için acele ederken Türkiye tam tersi Afganistan’da kalmak istiyordu. Çünkü Türkiye’nin Afganistan’daki bütün gruplarla ilişkileri oldukça iyi. Afgan halkının Türkiye’ye karşı muazzam bir sevgisi, saygısı ve güveni var ve Türkiye’yi yabancı bir güç yerine kardeş bir millet ve ülke olarak görüyor.” şeklinde konuştu.
“Bu görüşme iki ülke arasındaki yol haritasını çizecek”
NATO’nun iki önemli müttefiki Türkiye ve Amerika Birleşik Devletleri arasında ciddi sorunların bulunduğunu hatırlatan Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Öğretim Görevlisi Sayın Dr. Barış Adıbelli, şu açıklamalarda bulundu:
Biden-Erdoğan görüşmesinin gündeminde Türk-Amerikan ilişkilerinin olmazsa olmaz konu başlıkları olacak bunlar: S-400 meselesi, F-35 meselesi, Suriye’nin durumu, ABD’nin Suriye’de YPG-PKK terör örgütüne verdiği destek, Ege ve Doğu Akdeniz’deki gelişmeler, Kıbrıs sorunu, Rusya ile olan ilişkiler ve nihayet Karabağ savaşında Azerbaycan’a verilen destek. Bu başlıklardan 40 dakikalık sürede hangileri gündeme gelir bilinmez ama Biden yönetiminin 23 Nisan’dan bu tarafa bu görüşme için yoğun hazırlandıkları biliniyor. Dolayısıyla 14 Haziran’daki görüşme ABD’nin yeni yönetimi ile Türkiye’nin yeni dönemde ilişkilerinin yol haritasını göstermesi açısından önemli. Geçtiğimiz günlerde Wall Street Journal gazetesinde Walter Russel Mead imzalı çıkan yazı aslında 14 Haziran’daki görüşme için Biden’a da bir tavsiyede bulunuyordu: “Türkiye artık dedenizin Türkiye’si değil!”. Bundan sonrası için NATO’nun da ABD’nin de önce bu gerçeği kabul etmesi lazım: artık Türkiye eski Türkiye değil!