Gündem
Abdurrahman Dilipak'tan Sivas olayları ve Başbağlar katliamı değerlendirmesi!
Yeni Akit Youtube kanalına konuşan Gazeteci Abdurrahman Dilipak, Sivas olayları ile Başbağlar katliamını değerlendirdi. Dilipak önemli tespitlerde bulundu.
This browser does not support the video element.
Yeniakit.com.tr
Gazeteci Abdurrahman Dilipak, birkaç arayla gerçekleşen Sivas olayları ile Başbağlar katliamını değerlendirdi. "Sivas'ı planlayanlar aslında bir çatışma ortamını oluşturmak için normal bir etkinliği bahane ettiler. Arkasından o olaylar oldu. O yangının arkasındaki aktörlerin kim olduğu hala ortaya çıkmış değil." diyen Dilipak, "Tam bir trajediydi. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, dönemin Sivas Belediye Başkanıydı. Hiç kimse Sivas olayının gerçek yönünü tam olarak anlayamadı. Planlanan bir Alevi-Sunni çatışmasıydı. Sağ-Sol, Alevi-Sunni, Türk-Kürt. Bunlara bir de FETÖ meselesi eklendi." ifadelerini kullandı.
'Bugün kimileri Başbağları kimileri de Sivas'ı hatırlıyor'
Art arda yaşanan saldırılara dikkat çeken Dilipak, "Sivas olaylarının sonucunda Sunniler Alevilere saldırmış ve kan dökülmüştü. Bunun da intikamını almak gerekirdi. Birileri devreye girdi ve Başbağlar'a saldırdılar. İnsanları köy meydanında toplayıp öldürdüler. Bu tam bir cinayetti. Planlanmış bir katliamdı." dedi. Başbağlar faillerinin yakalanıp serbest bırakıldığını söyleyen Dilipak, "Kim, nasıl serbest bıraktı? Peki yakalananların kimlikleri neydi? Bu bir daha belli olmadı. 1993'te yaşanan bir olayın tartışması hala devam ediyor. Bu sadece Başbağlar ya da Sivas olayı değil. Bugün geldiğimiz noktada da kimileri sadece Başbağlar'ı kimileri de sadece Sivas'ı hatırlıyor. Halbu ki gerçek bu iki olayın da araştırılması ile ortaya çıkar." şeklinde konuştu.
'Bizi bize düşüren bu kavga sona ermeden kimseye rahat yok!'
Muhsin Yazıcıoğlu davasıyla Uğur Mumcu davasını da karşılaştıran Dilipak, "Muhsin Yazıcıoğlu davasında kanıtlar kaybolmuş. Nasıl kayboluyor? Bugün isterseniz Hrant Dink davasına isterseniz Muhsin Yazıcıoğlu davasına bakın. Bir türlü belli bir çizgiden öteye geçemiyorsunuz. Onun için bu tür olayların faillerini sadece Türkiye'de aramamak gerekir. Tetikçiyi buldunuz. Ne yazar ki? Ona emir veren kim? Bu kan davası, bizi bize düşüren bu kavga sona ermeden de kimseye rahat yok. Birileri aynı ülkenin çocuklarının kanları ve gözyaşları üzerine kendilerine iktidar ve servet üretmeye çalışıyorlar." ifadelerini kullandı. Dilipak sözlerini şu mesajla tamamladı: "Bu kanlı oyunlara son vermek için yakamızı uluslararası emperyalistlerden kurtarmamız gerekir. Bizim birbirimize rağmen kazanacak bir zaferimiz yok. Ama emperyalizmin bu kanlı savaşına karşı kazanacak tek zaferimiz var. O da yüzümüzü Hakk'a, adalete dönmek ve bu emperyal güçlere karşı birlikte mücadele etmek."