Gündem
1 milyon da benden istediler
Akit’e, CHP’nin televizyon kanalı kurma bahanesiyle toplayıp buharlaştırdığı 40 milyon TL skandalına ilişkin açıklamalarda bulunan CHP eski milletvekili Sinan Aygün, “Belediyelerden 40 milyon topladılar. Erdoğan Toprak aracılığıyla 1 milyon lira da benden istediler. Ben vermeyince bozuldular” dedi. Toplanan paradan Kılıçdaroğlu’nun da haberdar olduğunu belirten Aygün, “40 milyon liranın nereye gittiğini herkes merak ediyor” diye konuştu.
Nakit vermeyince bozuldu
1 liralık malı 3’e almışlar
TV’nin başına Uğur Dündar ve Tuncay Mollaveisoğlu’nun geçirilmek istendiğini belirten Sinan Aygün, şöyle devam etti: “Bir gün bana Tuncay geldi, ‘Başkanım sen de bu işin içinde varsın, bunlar bir liralık malı 3 liraya alıyorlar, ben bu işten rahatsız oldum. Bizi bir işe karıştırmıyorlar, bu işin başında Uğur olacak sonra da ben olacağım’ dedi. ‘Kılıçdaroğlu’na anlatalım bunu’ dedim. Beraber Kılıçdaroğlu’na gittik. Genel Başkan’a anlatmış, ‘olur ben bakarım’ demiş, her zamanki taktiği. Bir daha da bu konuda dönüş olmamış. Bunlar rahatsız olunca, Uğur Dündar’ın çekildiğini duydum. Mollaveisoğlu da çekilince televizyon kurulmadı, kaldı. Paradan halen haber yok. Bunlar diyorlar ya ikide bir ‘128 milyar nerede’ diye, işte biz de soruyoruz 40 milyon TL nereye gitti?”
Kemal Bey’in klasik numarası
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın adamlarının kendisinden rüşvet isteme olayında da, bu olayda da Kılıçdaroğlu’nun bir soruşturma yapmadığını belirten Aygün, şunları söyledi: “Benimle şöyle ilgilendi; dedim ‘bunlar benden para istiyorlar’ savcılık dilekçesini önüne koydum okudu, ‘Bunu verme savcılığa, ben hallederim’ dedi. Onu da halletmedi. Sonra bizi yalnız bıraktı. Böyle işte Kemal Beyin klasik numarası. Soru şu; bunun hesabını kim vermeli, Erdoğan Toprak, Kılıçdaroğlu’nun haberi olmadan hiçbir şey yapmaz, kesinlikle Kılıçdaroğlu’nun bilgisi var. Zaten toplantı Kılıçdaroğlu’nun başkanlığında yapılmış.”
Belediyelere dikkat!
2013’de ellerinde ilçe belediyeleri olduğunu ancak şimdi büyükşehirlerin de buna eklendiğine dikkati çeken Sinan Aygün, sözlerini şöyle tamamladı: “Eğer şu anda böyle bir TV kurmaya kalksalar ellerinde İstanbul, Ankara, İzmir gibi 11 büyükşehir belediyesi varken, esas buna dikkat etmek lazım. Bu 2013 yılında gerçekleşti, şimdi kokular gelmeye başladı. Ben Ankara’yı takip ediyorum, işte Yavaş bütçenin yüzde 60’ının hesaplarını vermiyor. 6.5 milyarlık hesabı vermiyor. Şirketlerin hesabını vermiyor. ‘Şirketler denetlenemez’ diyor, ya şirketler denetlenemez olur mu? Benim şirketim denetleniyor da senin şirketin niye denetlenmiyor? Tabi bunların hepsinin kokusu çıkacak. Ankara’da millete çökmeye çalıştılar. Bir sürü isme FETÖ diye iftira attılar savcılığa suç duyurusunda bulundular. Hepsi boş çıktı. Bu kokular ta 1990’lar çıkıyorsa piyasaya bunların ki 1 seneye kadar kalmadan belki çıkar. Böyle giderse belediyede silahlar konuşacak. Artık belediye Yavaş’ın kontrolünden çıkmış vaziyette. Kokusu yavaş yavaş çıkacak.”