Gündem
Kurbanda öncelik Allah’ın rızasıdır
İlahiyatçılar, kurbanın içtimai güzellikleri olsa da, önceliğin ibadet olduğuna dikkat çektiler. Prof.Dr. Ekrem Buğra Ekinci “Her ibadette olduğu gibi kurbanda da öncelik Rabbin rızasını kazanmaktır” derken, Prof.Dr. Kasım Küçükalp ise “Kurban insanı Allah’a bağlar” dedi.
‘Kurban kesmeyelim, yardım edelim’ diyenler boş konuşuyor
Kurbanın, insanın Allah’u Teâlâ’ya karşı kulluğunu göstermesinin sembolik bir biçimi olduğunu aktaran Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ekrem Buğra Ekinci, kurbanın bütün dinlerde olan bir ibadet olduğunu belirterek, “Ama İslam hariç diğer dinlerde bu ibadet zaman içinde tahrifata, değişikliğe uğramıştır. Kurban, insanın Allah’u Teâlâ’ya karşı kulluğunu göstermesinin sembolik halidir. Kurbanın ayrıca sosyal faydaları da vardır. Kesilen kurbanın etinden yoksullara sadaka verilir. Bu bir yardımlaşma demektir. Kurbanın değişik içtimai yönleri olsa da esas sebebi, ibadettir. Her ibadette olduğu gibi kurbanda da öncellik Rabbin rızasını kazanmaktır. Onun için ‘kurban kesmeyelim yardım edelim’ gibi şeyler boş sözlerdir” dedi.
Hepsini 1 insan yese bile sevabı gitmez
Diğer kesilenler hayvan değil mi?
Kurban karşıtlarının cahilce konuştuklarını da belirten Ekinci, şöyle devam etti: “Seküler kesimdekiler, beğenmedikleri insanların öldürülmesini, asılmasını gayet normal karşılıyor ama hayvanlara gelince acıyorlar. Sonra da deri ayakkabı, deri çanta giyiyorlar. Onlar hayvan değil mi? Onlar öldürülmüyor mu? Onun için kimse Müslümanların kurbanına ilişmesin. Müslümanlık nezahet dinidir. Bizim kültürümüzde hayvan önceden alınır, yıkanır, kınalanır, süslenir. İslamiyet’te hayvan hakkı insan hakkından fazladır.”
Kesen de yiyen de kazanır
Kurban ibadetinin insanı Allah’a bağlayan, Allah ile insan arasındaki münasebeti çok özel kılan bir ibadet olduğunu söyleyen Bursa Uludağ Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Kasım Küçükalp ise “Kurban, Allah ile kulu arasında özel bir yakınlaşmaya sebep olur. Allah ile bağlantısı kuvvetlenen insan diğer varlıklarla olması gereken münasebeti kurma imkânına kavuşur” dedi. Kurbanı kesenin de kurbanın etinden yiyenin de kazançlı çıktığını kaydeden Küçükalp, şöyle devam etti: “Kurban ibadeti, toplumsal tezahürleri itibariyle de hem onu kesen kişinin hem de kurbandan istifade eden kişilerin kazandığı ve manevi değeri büyük olan bir ibadet olarak okunması gerekir. Çevre ile aile ile toplumsal bağları da tesis eden, toplumsal yaralara merhem olan bir ibadettir. Dolayısıyla Kurban ibadeti Allah ile kulu arasındaki özel bir yakınlaşmayı tesis ederken, diğer varlıklarla da güzel ilişkiler kurmamızı sağlar. Böylelikle fakirin, fukaranın, garibanın, mazlumun yanında olan bir mümin profili ortaya çıkar.”