Okur Postası
'Mutluluğun kaynağı Kur'an-ı Kerim'
Gazetemiz okurlarından Cafer Kara "Mutluluğun kaynağı Kur'an-ı Kerim” başlıklı yazısını bizimle paylaştı.
Cenab-ı Allah insanların dünya ve ahiret saadetleri için yüce kitabımız Kur’an-ı Kerimi göndermiştir. Kuran–ı Kerim, Yüce Allah’ın insanlığa gönderdiği son ilahi mesajdır. Bu mesajın hükümleri kıyamete kadar yürürlükte olmaya devam edecektir. Bu ilahi mesajın koruyucusu bizzat Rabbimizdir. (Hicr Sûresi) Rabbimiz kitabını bize şöyle tarif ediyor: Şüphesiz ki Kur’an, alemlerin Rabbi tarafından indirilmiştir. Uyarıcılardan olasınız diye o Kur’an’ı Arapça olarak güvenilir melek Cebrail ile indirdik. (Şuara Sûresi) Alemlerin Rabbi tarafından indirilen kitabımız alemlerin refah ve mutluluğu için gelmiştir.
Kur’an–ı Kerim; kaynağı Cenab-ı Allah aracısı Cebrail (as) tebliğcisi, uygulayıcısı, öğreticisi Hz. Muhammed Mustafa (sav) muhatabı tüm insanlar, amacı tüm insanları kalbin ve gönlün, aklın, karanlıklarından, dünyanın sapkınlarından şeytanın zararlarından kurtarıp dünya ve ahiret saadetlerine kavuşturmaktır. Kur’an-ı Kerim kendi ifadesiyle şifa, rahmet ve bereket kaynağıdır. Rabbimiz isra ve yunus surelerinde Kur’an-ı Kerimin tüm insanlara şifa ve rahmet için geldiğini haber vermektedir. Şifa, rahmet ve bereketten gerekli hisseyi fazlasıyla almak isteyenler Kur’an-ı Kerim ile hayatlarını dizayn etmek zorundadırlar. Biz insanların Kur’an-ı Kerime hayatımız boyunca da ve öldükten sonra da ihtiyacı vardır. Bizim saadetimiz için gelmiş yüce kitaba dünya ve ahirette ihtiyacımız olduğu bilinciyle sımsıkı sarılmalıyız ki bizlere felaha erişebilelim. Müslümanlar hayat kitabı Kur’an-ı Kerimi anlamak için meal ve tefsirleri okumak zorunda olduğunu iyi idrak etmelidir. Diyanet İşleri Başkanlığı yayınlarından çıkan Kur’an Yolu Meal ve tefsir çalışması sade bir dille yazılmış tüm insanların hizmetine sunulmuştur. Bunun dışında özel yayınlardan hazırlanmış meal ve tefsir çalışmaları da değerli ilim adamları ve yazarlarımız tarafından bizim istifademizi sunulmuşlardır. Bizler bu kıymetli eserlerden istifade etmez isek bunun bize karşılığı dünyada huzursuzluk ahirette ise hesap ve azap olacaktır. Kur’an-ı Kerimin meal ve tefsirini okumak zorunda olduğumuzu iyi anlamlıyız. Biz meal ve tefsir okuduğumuzda 5 büyük fazilete erişmiş olacağız.
1. Rabbimizin ilahi mesajlarını, hikmetlerini öğrenmiş, anlamış ve hesaba hazırlanmış olacağız. Bunun için sabır ve gayretle bir çalışma yapmamız gerektiğini unutmayalım. Elimize kalem alıp notlar alarak, bazı yerlerin altını çizip dikkatle inceleyerek; anlayamadığımız yerleri tekrar okuyup tefsirden ve bilenlerden yardım alarak anlamaya çalışmalıyız. Ayetlerini hikmetlerini anlamak için sabırlı, azimli ve samimi olmamız gerektiğini asla hatırımızdan çıkarmayalım. Bazı ayetlerin anlaşılması için biraz zaman gerektiğini, anlayabilmek için çok defa okumamız gerektiğini daima hatırımızda tutacağız. Rabbimiz Zuhruf Sûresinde kitaptan hesaba çekileceğimizi haber vermektedir. Kıyamette kim hesaba çekecekse onun kitabına iyi hazırlanmak akıllı ve imanlı olmanın gereğidir. Furkan Sûresinde ise Rabbimiz, hesap gününde Peygamber Efendimizin (sav) Kur’an-ı Kerimden yüz çevirenlerden hesap gününde şikâyetçi olacağını da haber vermektedir. Rasulullah Efendimizin şikâyetçi olduğu bir kula, Rabbimiz ne kadar rahmet ve merhamet edecektir iyi idrak etmek gerekir. Bu ayet bize gösteriyor ki dünyada Kur’an-ı Kerimden uzak duranların ahirette de yüce Allah’ın rahmetinden, merhametinden, mükâfatlarından ve Rasulullah Efendimizin şefaatinden uzak olacaktır. Unutmayalım ki, ‘oku’ diye emreden Rabbimiz ‘okudun mu?’ diye soracaktır.
2. Rabbimizin isimlerinin anlam ve hikmetlerini öğrenmiş olacağız. Yüce Allah’ın kitabımızda yer alan isimleri bize büyük faziletleri ve hikmetleri öğretmektedir. Ayetlerin sonunda yer alan Rabbimizin isimleri çoğu zaman o ayetin özeti veya ayetten alınması gereken ders niteliğindedir. Mesela: Rabbimiz günahtan bahseden ayetin sonunda merhamet ve bağışlama anlamında ki iki güzel ismini zikreder. Rabbimiz burada günah işlemiş olsan da Rabbinden ümidini kesme o muhakkak ki seni affeder ve merhamet eder; dersi ile bizi huzura davet etmektedir. Ayrıca Rabbimizin isimlerini iyi bilmek ve anlamak bizim Rabbimize olan yakınlığımızı da artıracaktır. Rabbimizin isimlerini anlayan Rabbini gerçek anlamda tanımış ve Rabbiyle dostluk kazanmış olacaktır. Yüce Allah’a en yakınlarından olabilmek için en garantili ve kesinlikle Rabbimizin en yakınında olacağımız yöntem, Rabbimizin kitabı ve Rabbimizin güzel isimleridir. Rasulullah Efendimiz (sav) Kur’an-ı Kerim okuyan Rabbimizle konuşmuş gibidir buyuruyor. Efendimiz (sav) Rabbimizin isimlerini öğrenenin büyük faziletlere nail olacağını da haber vermektedir.
3. Dua ayetlerinden ve peygamber dualarından dua etmeyi ve makbul duayı öğrenmiş olacağız. Bugün dualarının kabul olmadığını ve nasıl dua etmeliyim diye düşünenler Kur’an-ı Kerimde yer alan dua ayetlerini ve peygamber dualarını iyi öğrenmek zorundadırlar. Evladına, eşine, annene, babana arkadaşlarına makbul bir dua ile Rabbine niyaz etmek istiyorsan çözüm kitabullahtır. Yüce Allah değer verdiği, makbul peygamber dualarını kitabında yer vermek suretiyle bize güzel makbul dua nasıl olur öğretmektedir. Ayrıca Rabbimiz dua ayetleri ile dua etmeyi öğretmekte; nasıl ve ne şekilde duaları kabul edeceğini de bizlere bildirmektedir. Duaları kabul eden Rabbimiz olduğuna göre, duaların Rabbimizin kitabında bize öğrettiği gibi dualarımızı yapmamız gerektiğini her daim hatırımızda olması gereken önemli bir husustur. Dualarımızın kabul olduğuna emin olmak istiyorsak veya makbul duayı nasıl yapmalıyım diye düşünüyorsak, kesin çözüm kitabullahta yer alan dua ile ilgili ayetleri iyi anlayıp tefekkür etmemiz gerekmektedir.
4. Kur’an-ı Kerim ile hayatına yön verenlerden şeytan doğu ile batı arası kadar uzaklaşır. Rabbimiz Zuhruf Sûresinde kitabından yüz çevirenlere şeytanın yapışık arkadaş olduğunu ve ondan ayrılmadığını haber vermektedir. Şeytan yakın olduğu kişiyi elbette azgınlığa, sapkınlığa ve cehennem sürükleyecektir. Rabbimiz birlikte azaba gireceksiniz diyerek şeytana yakın olanların akıbetini haber vermektedir. Yüce kitaba yönelenlerin ise şeytanla arasında ki mesafenin doğu ile batı kadar uzaklık olduğu kitabımızda anlatılmaktadır. Bizler şeytandan korunmak için Rabbimiz kitabını iyi öğrenmek, anlamak ve hayatımızda Rabbimizin kitabına fiilen yer vermek zorundayız. Rabbimiz Araf Sûresinde “ayetlerim kendilerine geldikten sonra o ayetlerimizden uzaklaşanlar şeytanın peşinde takılıp azgınlaşırlar” uyarısı bize bu hususu etkili bir şekilde hatırlatmaktadır. Şeytandan, fitnelerinden, zararlarından ve dolayısı ile cehennemden korunmak isteyen Rabbimizin kitabına sımsıkı sarılmak ve bu şekilde şeytandan uzaklaşmak zorundadır. Çünkü en doğru yol, Rabbimizin kitabının yoludur.
Kur’an-ı Kerime olan yakınlığımız Rabbimize olan yakınlığımız, şeytana olan uzaklığımızdır. Kur’an-ı Kerime olan uzaklığımız Rabbimize olan uzaklığımız, şeytana olan yakınlığımızdır. Şeytandan uzak olmak istiyorsan Kur’an-ı Kerime çok yakın olmak zorundasın.
5. Kur’an-ı Kerime yönelenler, dünya ve ahirette huzura erer. Rabbimiz Taha Sûresinde ayetlerinden yüz çevirenlerin dünyada geçim darlığı sıkıntısı ile karşı karşıya kalacağını bildirirken; gerekçe olarak bizim ayetlerimizden yüz çevirenler bu akıbete uğramıştır diyerek açıklamıştır. Nahl Sûresinde ise Rabbimiz kitaba tabi olanların dünya ve ahirette razı olacakları hoş bir hayat yaşayacakları bizlere bildirilmektedir.
Bugün hayatında yaşadıkları sıkıntıların temelinde kitabullahı terk etmek olduğunu idrak edemeyenlerin sıkıntıları katlanarak devam edecektir. Hayatımızda yaşadığımız sıkıntıların çözümünün kitabımızda aranması gerektiği hususu da bize kitabımızda nisa suresinde emredilmektedir. Sıkıntılarının çözümünü Rabbimizin kitabında aramayanlar, çözüme kavuşamadıkları gibi sorunlarını artıracaktır. Sıkıntılarına çözümü kitabımıza göre aramayanlar dünyada huzura eremedikleri gibi ayrıca Rabbimizin emrine karşı geldikleri için günaha da gireceklerdir. Kur’an-ı Kerime olan itaatimiz, bağlılığımız bizi dünya ve ahirette saadete ve huzura kavuşturacaktır.
Peygamber Efendimiz (sav) veda hutbesinde size Allah’ın kitabını emanet olarak bırakıyorum o kitaba sımsıkı sarılırsanız sapıtmazsınız ifadesiyle bizlere hak yolunun Kur’an-ı Kerime tabi olmak gerektiğini önemle hatırlatmaktadır. Ayrıca bize emanet olarak verilmesi da asla ihmal edilmemesi gereken önemli bir husustur.
Müslüman emanete riayet edendir. Rasulullah Efendimizin (sav) şu uyarısı ile bitirelim. Efendimiz (sav) anlatıyor. “Bana Allah’ın vahiy meleği Cebrail (as) dedi ki: Ümmetinden ahir zamanda pek çoğu sapkınlığa düşecek ve cehenneme sürüklenecek. Ben (sav) dedim ki peki nasıl kurtulacaklar? Cebrail bana dedi ki kim ki ahir zamanda Allah’ın kitabına tabi olursa onlar muhakkak ki dünya ve ahirette kurtuluşa erişecekledir.” (Ahmet bin Hanbel)
Rabbim kitabının hikmetlerini gereği gibi öğrenmeyi, anlamayı, yaşamayı nasip etsin.