AKİT MENÜ

Okur Postası

'Hanelere Ayasofya’yı, SultanAhmet’i, Süleymaniye’yi getirin'

Gazetemiz okurlarından Tunahan Dağaşan "Hanelere Ayasofya’yı, SultanAhmet’i, Süleymaniye’yi getirin” başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Ayasofya’da Sultan Ahmet’te, Eyüp Sultan’da, Fatih Camii’nde, Süleymaniye Camii’nde, Beyazıt Camii’nde kıymetli vaiz ve hatiplerin cami ortamı ile beraber vaazlarını haftada bir gün TRT’den yayınlanmalıdır.  

İslam ahlakı işte bu yayınlar ile anlatılmalıdır. Başı buyruk asılsız din bilgilerini önlemek, dini istismar edenlerin, fırsat ve oyuncak olarak görenlerin bu davranışlarını engellemek için bu gereklidir.

İstanbul, dünyanın özeti, bütün milletlerin merkezidir. Dolayısıyla yayın bütün Müslüman milletlerce izlenecektir. Bu bir sesleniştir. Bugün Ayasofya’dan yaptığınız bir yayın dünyanın diğer ucundan duyulacaktır. 

İnsanlar cinayet, darp, gasp, hırsızlık, ahlaksızlık içerikli yayılan programlardan ve vahşet dolu haberlerden dolayı artık yaşam tarzları değişmekte, toplumda ahlaki erozyon olmakta, çürüme oluşmaktadır, güvensizlik oluşmaktadır.  Dedektiflik merakı ile işlenen her türlü suç insanların ilgi ve merakıyla takibini cezbetmekte, aynı zamanda da işin içine izleyenleri çekmektedir. Bazı şeyler normalleşmektedir. Artık suç ve açığa çıkarma heveslisi insanlarla doldu ortalık... 
Her türlü afet ve felakette ticaret birer fırsatçılığa dönüşmektedir. 

İşte bütün bu kötü hal ve gidişatı İstanbul’un kıymetli vaiz ve hatipleri haftada bir gün sohbet etmek suretiyle toparlamalı, İslam ahlakını, Kur’an ve sünneti anlatmalıdır. Bütün programlar yapılmakta fakat en mühim mesele olan sohbet, muhabbet unutulmaktadır. Muhabbet kişiyi diri tutar. Sohbet kalpten kalbe giden bir yoldur. İşte kalplere değmeli, hatırlatılmalı, bu sayede bir ihya hareketi başlamalıdır. Müslüman milletlere de bu sayede seslenilmelidir.  Batıda oluşan İslamofobi algısı bu vesile ile değişebilir.  İçimizdeki din fırsatçıları sebebiyle İslami yanlış algılayanlar da bakışlarını değiştirebilir. 

Televizyonu ve vaiz hatipleri kullanmaz iseniz medyayı başka birileri kullanır ve kullanmaktadır, vaktiyle kullanmıştır da. Yönetimi ele geçirmeye çalışan şer odakları dahi ilk etap da televizyonu ele geçirerek milletin algısıyla ve psikolojisiyle oynamaktadır. Kılıç gösterileri ile tarihimizi anlatırken tek tük dini öykü ve namaz görüntüleri ile olmuyor bu işler. Sadece Kur’an tilaveti yarışmalarıyla olmuyor. İçine, özüne, ahlakına inmek lazımdır. 

İstanbul’u Anadolu’nun her tarafına televizyon ile getirin!

Sultanahmet’i, Ayasofya’yı, Süleymaniye’yi, Fatih Camii’ni ve atmosferlerini evlerimize getirin. İstanbul’da pek etkili ilim sahibi vaiz ve hatipler vardır. İşte onlar kendi camiinde sohbet ile sınırlı kalmamalıdır, Anadolu’nun dört bir yanına seslenebilmelidir. Bunu yapacak kanal ise TRT’dir. Satırdan okuyanları değil sadırdan konuşanları, gerçek alim, vaiz ve hatipleri görelim. Sadece ramazan ve kandil gecelerine mahsus geceye dair konuda yayın yapmakla olmuyor bu işler. TRT kamera sistemini bu camilerin minberlerine, vaaz edilen yerlere odaklasın.

Değil midir ki; gerçek alimler ve hatipler televizyona çıkmadığı için insanlar dini, ahlakı yanlış yerlerden yanlış şekilde öğreniyorlar. Televizyonun etkisi olumlu hale gelsin. Belirli kişi, grup ve yayınlarla sınırlı kalmasın. 

Camiler inşa edildikçe içleri boşalıyor ve insanlar gitmiyor ise vaiz ve hatipler televizyon ile insanların evlerine gitsinler. 

Şu yakındığımız medya ve televizyon şayet İslam ahlakı ve Kur’an sünneti anlatmak için yukarıda bahsedilen hatip ve vaizler tarafından kullanılmaz ise oluşan tahribatı gidermek zordur. 

Şikâyet ettiğimiz, yakındığımız durumlar için artık medyayı, bilhassa televizyon yayınını yukarıda bahsedilen asırlık camiler ve etkili hatip ve vaizleriyle İslam ahlakı anlatılarak, Kur’an ve sünnet anlatılarak oluşan hasar giderilir. 

Hanelere Ayasofya’yı, Sultan Ahmet’i, Süleymaniye’yi getirin. Bu kıymetli din alimleri, vaizler ile İslam ahlakı, Kur’an ve sünnet gönüllere işlesin. Her hafta bu güzide mekanlarda yapılan hoş sohbetler ekranlar başında beklenir olsun. Yapımı, projesi güzel bir şekilde ayarlansın. 

Bir milletin kaderini vaiz ve hatipler belirler. Dikkat edin, ülkemizin kaderinde etkisi olanların hitabet sanatını en iyi kullananlar olduğunu görürüz. Olumlu ya da olumsuz etki işte hitabette kendisini belli etmektedir. Bu sebeple televizyon hitabet ile gerçek İslam bilginleri ve hatiplerine TRT de açılmalıdır. TRT’nin yönetim kuruluna ve diyanete, yapımcılara, ilgili yerlere açık mektuptur.

Yorumlara Git

Bakan Bayraktar ve Irak Petrol Bakanı Hüdeyir'den stratejik enerji görüşmesi! Ceyhan küresel enerji üssü oluyor

Meteoroloji tarihi verdi! Yağışlar Türkiye’yi terk ediyor

Kanada’da siyonizm karşıtlığını antisemitizm sayan belgeye büyük tepki! "Meşru siyasi söylem hedef alınıyor"

Resmen duyurdular: Tel Aviv’e tüm uçuşlar askıya alındı

Konya’da fuhuş şebekesine operasyon! 10 yabancı kadın sınır dışı edildi