Dünya
HTŞ'den Türkiye açıklaması
HTŞ lideri Ebu Muhammed el Colani, Afganistan, Suriye ve Türkiye'ye yönelik açıklamalarda bulundu.
HTŞ lideri Ebu Muhammed el Colani, Afganistan’daki gelişmeler ve Türkiye'nin Suriye'deki güvenli bölge adımlarına ilişkin konuştuç
Cihat Arpacık'ın Independent Türkçe'de yayınlanan röportajda, ilk olarak Afganistan'daki son gelişmelere dair konuşan Colani, "Geçtiğimiz 20 yılda yaşananlardan dersler çıkarmamız gerekiyor. Öncelikle bir ülkede herhangi bir işgalin sürekli devam edebilme şansı yok. Ne kadar uzun sürerse sürsün o işgalci devlet bir gün çıkmak zorunda kalacak. İkincisi, hükümetler ne kadar ajanlık yaparsa yapsın halkın iradesinin karşısında çökecektir. Britanya, Sovyetler ve en sonunda Amerika Birleşik Devletleri Afganistan’dan çıkmak zorunda kaldı. Amerika, Afganistan’dan çekilmekle doğru bir karar verdi. Şimdi Afganistanlılar sorunlarını kendi aralarında çözecekler. Bu sorunlar 20 yıl önce belki de sadece bir toplantıya çözülebilecek meselelerdi. Çok paralar harcandı, hem Afganlardan hem Amerikalılardan çok kişi öldü. Ama yanlış stratejiler nedeniyle sorun büyüdü" dedi.
Suriye'deki son gelişmelerle ilgili de açıklamalar yapan Colani, "Suriye’de çok sayıda grup kuruldu. Her grubun elinde silah vardı. Böyle bir durumda gruplar arasında sorunlar yaşanması doğal. Bu bize özel bir durum değil. Başka gruplar da kendi aralarında savaştılar. Silaha sahip oldukları için, ellerinde imkan olduğu için, bazı meselelerde anlaşamadıkları için bu sıkıntılar yaşanıyordu. Biz burada bir siyasi yapı kurduktan sonra askeri gruplar sadece askeri meselelere yoğunlaştı. Sivil meselelerle sivil yapılar ilgilenmeye başladı. İşler birbirinden ayrılınca sorunlar da ortadan kalktı. Şu an bizim diğer gruplarla ilişkilerimiz çok iyi, operasyon odalarımız ortak. Cephe hattını beraber tutuyoruz. Hiçbir sıkıntı yaşamıyoruz" ifadelerini kullandı.
Colani, Suriye'nin Afganistan gibi olabileceğini söyleyerek sözlerini şöyle sürdürdü:
Suriye’nin işgalsiz, Rusya’sız, İran’sız ve mevcut Suriye yönetiminin olmadığı bir ülke olarak hayal ediyorum. Halk devrime bağlılığını ispat etti. Kendi kendini yönetebilecek bir halkımız var. Bunu gösterdi. Sivil yapılar kurdu. Bu devleti yönetecek kapasiteye sahip bir halk var. İster Suriye içinde olsun isterse mülteci olarak yaşamak zorunda kalanlar olsun…
Gelecekte, hedeflerine ulaşacak bir Suriye’yi görüyorum. Rejim bunu engellemek için çok savaştı. Hatta bu halkın yerine başka bir halk yerleştirmek istedi. Bütün süreçte yapılmak istenen buydu.
Bir Müslüman, İslam çatısı altında yaşayacak ve kendi kendini yönetecek. Afganistan’da nasıl halk iradesi galip geldiyse Suriye’de de aynı şekilde olacak.
Uzun süredir Suriye toprak bütünlüğünün korunup korunmayacağına ilişkin tartışmalar var. Sahil kısmında Nusayrilerin, kuzeyde Kürtlerin, ortada ise Sünnilerin ayrı siyasi yapılar kuracağı senaryoları hep konuşuldu
Rejim, zor durumda kaldığı her an bunu ortaya sürdü. Bence böyle bir şey olmayacak ve devrimin sayesinde Suriye bir ve bütün kalacak.
"TSK, İdlib'de bir denge kurdu"
İdlib’e yönelik son askeri harekatta çok sayıda sivil Türkiye’ye ve Türk sınırına doğru göç etmek zorunda kaldı. Bu durum Türkiye’yi siyasi, ekonomik ve sosyal sıkıntılara soktu. Bu sıkıntılar Türkiye’nin önlem almasına neden oldu. Çünkü Rusya ve rejimin ilerlemesi devam ediyordu.
Türkiye acil bir adım attı ve burada bir denge kurabildi. Buradaki işi sadece askeri nitelikte. Temas hattına yakın bölgelerde görev yapıyorlar. Sivil alana müdahil olmuyorlar.
Tarihin ve coğrafyanın sesi yüksek çıkar. Türkiye ve Suriye’nin arasında geçmişten gelen tarihi ve coğrafi bir bağlılık var. Bunu çok iyi idrak ettik. İki halkın maslahatına destek vermek istiyoruz.