Gündem
Karı-koca ailece Boğaziçi'nde! Eşcinsel sevici Candan çiftinden 'Barış Akademisyenleri'ne skandal destek
Boğaziçi Üniversitesi'nin azınlık akademisyenleri tarafından gayr-i resmi bir mezuniyet töreni düzenlendi. Protesto niteliğindeki etkinliğe, her fırsatta "liyakat önemli" mesajı verip karı-koca aynı üniversitede çalışan eşcinsel sevici Candan çifti de katıldı.
This browser does not support the video element.
Yeniakit.com.tr
Boğaziçi Üniversitesi'nin azınlık akademisyenleri ile kışkırttıkları öğrenciler tarafından gayr-i resmi bir mezuniyet töreni düzenlendi. Protesto niteliğindeki etkinliğe, Rektör Prof. Dr. Naci İnci'nin derslerine son verdiği Öğretim Görevlisi Can Candan ile aynı üniversite çalışan eşi Doç. Dr. Ayfer Bartu Candan da katıldı.
Öğrencileri kışkırtmaya devam etti!
Burada bir konuşma yapan Can Candan, öğrencileri kışkırtma çabalarına devam ederek, "Ocak'tan beri birlikte direniyor ve ilkelerimize sahip çıkmaya çalışıyoruz. Bu direniş hepimiz için müthiş bir öğrenme süreci oldu ve olmakta. Çok zor bir şey olan, tüm farklılıklarımıza rağmen birlikte durabilmeyi öğreniyoruz ve sanırım bununla da Türkiye'de bir çok insana ilham veriyoruz." dedi.
Terör sevicilere destek: Barış Akademisyenleri bir kıyıma uğradı
Can Candan'ın eşi, Boğaziçi Üniversitesi Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ayfer Bartu Candan da terör sevici "Barış Akdemisyenleri"ne destek verdiği bir konuşma yaptı. "Barış Akademisyenleri bir kıyıma uğradı ve üniversitelerden atıldı ancak ne barış hayalinden ne de üniversitelere geri dönme hayallerinden vazgeçmedi, imkansızda ısrar etmekteler. Ve birgün üniversitelerine geri dönecekler aynen Can ve Feyzi hocalar gibi." diyen Candan, "Bizler bu geleneğin, bu mirasın, bu ilham kaynaklarının takipçileriyiz. İmkansızda ısrar ederek hayatı mümkün kılmaya çalışan bir miras." ifadelerini kullandı. Konuyu, Boğaziçi Üniversitesi'ni bir kenara bırakıp, İstanbul Sözleşmesi'ne kadar getiren Candan, şöyle devam etti:
"2 Ocak’tan itibaren imkansız görünende ısrar ettik, kayyuma kayyum dedik, tabelasını astık, kabul etmedik, direndik ve direniyoruz. Ne hocalarımızdan, ne ÇİTÖK’ten, ne İstanbul Sözleşmesinden ne de üniversitemizden vazgeçmeyeceğiz ve o güne kadar da kayyuma kayyum demeye devam edeceğiz. Bu üniversiteyi bedeli ne olursa olsun savunacağız. Boyun eğmeyeceğiz."