AKİT MENÜ

Okur Postası

'Yunanı denize dökmüş müydük?'

Gazetemiz okurlarından İdris Günaydın "Yunanı denize dökmüş müydük?” başlıklı yazısını bizimle paylaştı.

Güncelleme Tarihi:

Siz karar verin isterseniz bu soruya: Yunanı denize dökmüş müydük?

İstiklal Harbinde Yunan kendiliğinden geri çekilmeye başladı.

İki sebebi var:

1- İngilizler; daha ileri gitmeyin, ödeneğinizi keseriz, dedi.

2- Yunanistan’da darbe oldu ve yüksek rütbeli subaylar Yunanistan’a gitti.

İngiltere ise Mustafa Kemal ile anlaşmış ve Batı tipi bir yaşam tarzını getireceğinin, hilafeti kaldıracağının, inkılapları yapacağının sözünü almıştı.
Yukarıdakiler bir iddia...

Bu iddianın aksini ispatlamak TTK’ya yani Tarih Kurumuna düşer.!

Aşağıdaki yazacaklarım ise bu iddiayı doğrulamaya yarıyor!

Bir kere Yunan İzmir’i 7 Eylül’de terketti. Türk ordusu ise İzmir’e 9 Eylül’de girdi.

Türk ordusu İzmir’e girerken başlarında Mustafa Kemal yoktu. Onun 11 Eylül’de geldiği veya daha sonra geldiği iddia ediliyor. Sebep?

Çünkü, iddiaya göre büyük taarruz başlayacakken gelen bir yanlış istihbarat üzerine Mustafa Kemal askere ric’at emri veriyor.

Yani geri dönün...

Kendisi de geri dönerken attan düşüyor.

Bu iddianın sahibi Dr. Rıza Nur...

Rıza Nur, savaşta Mustafa Kemal’in özel doktoru. “Ben tedavi ettim” diyor.

İki günlük mesafe?!

Türk ordusu Giresun’da, Yunan ordusu Çorum’da mesela?! Nasıl kovalamaca oluyor bu? Geçelim!

BİR HATIRA

Bu hikayeyi merhum amcam Mustafa Günaydın’dan dinlemiştim. Amcam Manisa, İzmir Bergama ve İzmir Dikili’de askerlik yapıyor. Dört yıl askerlik...

Kendisi marangoz olduğu için askeriyenin atölyesinde bulunuyor daha çok.

Bir gün ya atölyenin ya da askeriye mutfağının camı tıklanıyor.

İki kadın ... Yemek istiyorlar...

Bu kadınlar ve bunlar gibi başka kadınlar böyle dilenirlermiş.

Amcam amirlerinden öğreniyor ki bu kadınlar; Yunan askerinin iğfal ettiği kadınlarmış... Aileleriyle sorun yaşadıkları için sığıntı durumuna düşmüşler...

Yunan gavuru İzmir’e girdiğinde İzmir’i yakıp yıkıyor. O zamanki İzmir itfaiye müdürü ki Ermeni bir vatandaş; parçalıyor kendini. Ama İzmir maalesef yakılıp yıkılıyor. Belli ki Yunan geriye enkaz, harabe yanında bazı ucûbeler de bırakıyor.

Yukarıdaki fotoğraf bu ucûbelerin acaipleri olabilir mi?

TÜRK KADINI TUTSAK OLDU MU?

Elbette oldu!... Türk kadını Cumhuriyet Devrimlerinden sonra tutsak edildi.

Başka bir hayatı yaşamaya zorlandı.

Sokakta çarşafları yırtıldı.

Açılıp saçılmaya zorlandı.

Kabul etmeyenler cahillikle, gericilikle suçlandı. Kocaları ağır hakaretlere uğradı.

Açılıp saçılmayı kabul etmeyen annenin kızı, aydınlanma teranesiyle başı açılarak, sonra da orası burası açılarak, 19 Mayıslarda tamamen üryan hale getirilerek anneyi kimlik bunalımına soktu.

Leyleğin altına bırakılan kaplumbağa yumurtasını düşünün: annelik güdüsüyle kuluçkaya yatan leylek, yumurtadan kaplumbağalar çıkınca ne yapar?

Erkek leylek ne düşünür?

Müslüman Türk kadını bu duruma düşürüldü. Utandırdı burnunu göstermekten süt ninem/Kızımın gösterdiği kefen bezi namahrem... (Necip Fazıl)

Sonra bu ülkede birçok kadın, her şehire açılan umumhanenin sermayesi oldu. Bir Ermeni patroniçe Matild Manukyan, kadın sattığı için kaç yıl üst üste vergi rekortmeni oldu. Bu durumu da ülkenin okumuş Kemalistleri savundular...

Yine kadınlarımız Müslüman oldukları için, Osmanlı’nın ruhunu temsil eden bir kıyafet giyindikleri için sürekli asağılandı. Zımni olarak: “ Osmanlı’da kadın cahildi. Tutsaktı. Hiç bir işe yaramazdı...” gibi suçlamalara maruz bırakıldı.

O çok övündükleri kahramanların, Cumhuriyet döneminin en meşhur şair, romancı, hikayeci ve yazarlarının sanki bir Osmanlı anne tarafından değil de bir leyleğin getirmesiyle oluştuğuna zihinleri kandıracak kadar zihinler, ilkokullarda körpe beyinler alabora edildi.

İşte, Müslüman Türk kadını yani ninelerimiz, annelerimiz bu kadar salak bir gürûhun hışmına ve hakaretine uğradı yıllarca...

Başörtüsü zulmünü anlatmama gerek var mı? Türk kadını yüz yıldır zincire vurulmuştu. Onu zincirden bu iktidar kurtardı.

Edremit’te yaşananın anlamı şudur: Ey Osmanlıyı yani İslam’ı temsil eden kadın. İktidar olursak seni yine zincirleyecegiz!

Mahkum edeceğiz! O günü de alayı vâlâ ile, sirtaki ile şampanya ile kutlayacağız.

Allah, dışarıda İngiliz emperyalizmi ve İsrailoğulları hilesine, içeride ise Kemalizmin habisane niyetine izin vermesin.

Amine ya muîn...

Yorumlara Git

İran harekete geçiyor: ABD ve İsrail’e büyük sürpriz var!

İran: Pilotu kurtarma girişimi başarısız oldu Yalancı şaşırtmadı!

Türkiye’ye karşı hem içeriden hem dışarıdan kara propaganda! ‘Faiz politikası’ iddialarına çifte yalanlama

‘Erken seçim Meclis’in iradesinde’

CHP tepeden tırnağa pisliğe batmış! Rüşvetçilerin başı Özel