AKİT MENÜ

Gündem

Adalete leke sürme Adli Tıp!

Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nin müebbet hapis cezalarını onamasının ardından Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nin kararıyla cezaevine konulan 28 Şubat’ın 14 darbecisi, tahliye olabilmek için Adli Tıp’ın kapısını aşındırmaya devam ediyor.

Güncelleme Tarihi:

Yavuz Selim  İstanbul

Darbeci Çevik Bir’in Buca Cezaevi’nden çıkarılarak ‘bunama’ şikayetini tetkik için İstanbul Adli Tıp Kurumu’na getirilmesinin ardından Çetin Doğan ve Vural Avar için de aynı sürecin işletileceği belirtiliyor. Akit aracılığıyla darbecilerin cezaevinden kurtulma formülünün işletilmesine tepki gösteren hukukçular ise Adli Tıp’a dikkatli olunması çağrısı yaptı.

Toraman: İnşallah görevi suistimal etmezler

Avukat Cüneyt Toraman, Adli Tıp Kurumu’nda görev yapan doktorların uzman kişilerden oluştuğunu ifade ederek, “İnşallah görevlerini suistimal etmezler” dedi. 28 Şubatçıların tutumuna da dikkat çeken Toraman, “Bu insanlar aynı şeyleri duruşmalarda da yaptılar. Duruşmalara gelmemek için hastalığı ileri sürdüler ama sağlıklı bir şekilde toplantılarda, tatil beldelerinde görüldüler. Bu insanların ciddi sağlık problemlerinin olmadığı aşikâr. Hastalık elbette aniden de çıkabilir ancak sanıkların hepsinin aynı anda hastalanması da normal değil. Hayatın olağan akışına da akla ve mantığa da aykırı bir durum. Adli Tıp’ın bunları dikkate alması şart. İnşallah verilecek karar, adaleti lekelemez” sözlerini sarf etti.

Daha ağır suç yok

28 Şubatçıların yeryüzündeki en ağır suçu işlediğine değinen Toraman, “90 yaşında birisi silahını çekip bir vatandaşı öldürse ona ceza verilmez mi? Uyuşturucu ticareti yapsa serbest mi bırakılır? Bu kişiler de benzer şekilde ceza skalasının en tepesindeki suçu işlediler. Yeryüzünde bundan daha ağır bir suç yok. Doğrudan doğruya hukuk devletini alaşağı etmeye yönelik suç işlediler. Darbe virüsüne bir kere kapıldı mı ömür boyu ıslah olmuyor bu insanlar. O nedenle ömür boyu süren cezalar veriliyor bu kişilere. Ancak daha bir gün bile yatmadan hemen hilelere başvurdular. Adli Tıp görevini düzgün şekilde yapmalı” dedi.
Toplumun bu tip darbecilerden korunmaya ihtiyacı olduğuna da dikkati çeken diyen Toraman, 28 Şubatçıların cezaevinin ön kapısından girip raporla arka kapısından çıkmasının bundan sonra darbe yapmak isteyenlere de cesaret vereceğine işaret etti.

Millet bu zalimlerin karşısında

Av. Toraman, sözlerini şöyle tamamladı: “Türkiye üst düzey generalleri yargılamış, mahkum etmiş, rütbelerini sökmüş, 15 Temmuz’da da darbe püskürtmüştür. Millet bu zalimlerin yanında değil karşısındadır. 28 Şubat zulmünün mimarlarının yanında şu anda hiç kimse yok. Muhalefetten kendilerine verilen görev kapsamında destek olan bir avuç siyasi dışında darbecilerin desteği bulunmuyor. Adli Tıp’ın güçlü olması ve iradesini ortaya koyması gerekiyor.”

Adli Tıp'taki şaibe artar

Hukuk Adalet ve Kardeşlik Derneği (HAKDER) Başkanı Avukat Bülent Demir ise darbecilerin Adli Tıp eliyle hukuku bay pas etme girişiminde bulunduğunu söyledi. Demir, “Adli Tıp daha önceki yüzlerce raporuyla bu konuda şaibe altında olan bir kurumdur. Adli Tıp’ın darbeci oldukları mahkeme kararıyla tescillenmiş bu sanıklara ilişkin daha önce vermiş olduğu hukuka uygun olmayan yandaş kararların üstüne bir karar vermesi inanılmaz bir hukuk skandalı olur. Adli Tıp Kurumu’na ciddi manada gölge düşürür. Gerek Çevik Bir’in gerek Çetin Doğan ve diğer sanıkların infazı bay pas etmesi girişimine karşı Adli Tıp’u uyarıyoruz” tepkisini gösterdi.

Sonuna kadar takipçisiyiz

HAKDER olarak konunun sonuna kadar takipçisi olacaklarını da ifade eden Demir şunları söyledi: “28 Şubat sürecinde onlarca mağdurun avukatlığını yapmış ve 28 Şubat mağduru olmuş bir hukukçu olarak konunun sonuna kadar takipçisi olacağız. Adli Tıp Kurumu eliyle bu zalimlerin salıverilmesi darbelere karşı verilen mücadeleye ve çekilen acılara da ihanet olur. Yetkilileri uyarıyoruz. Bu konunun kamu vicdanını rahatlatacak şekilde, ‘infazın devamı’ şeklinde kararlaştırılması gerekmektedir.”

Rütbeleri sökülerek müebbet hapis cezalarını çekmek üzere cezaevlerine atılan 28 Şubat’ın hain darbecilerinin Adli Tıp eliyle cezaevinden kurtulma formülleri vicdanları yaralıyor. Bunadığı iddiasıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu’na getirilen Çevik Bir hakkında verilecek rapor merak konusu olurken, diğer darbeciler Çetin Doğan ile Vural Avar’ın da Adli Tıp’a sevk edilmeleri şüpheleri daha da artırdı.

Akit aracılığıyla Adli Tıp’a bütün darbecilerinin aynı anda hastalanmasının hayatın olağan akışına olduğu gibi akıl ve mantığa da aykırı uyarısında bulunan hukukçular, darbecilerin oyununa gelinmemesi ve adaletin lekelenmemesi çağrısı yaptı. Hukukçular, darbecilerin raporlarla cezaevinin arka kapısından çıkarılmasının darbelere karşı verilen mücadeleye de ihanet olacağını söyledi.

Zindandaki 14 müebbetlik

28 Şubat hükümlüsü olarak müebbet hapis cezasına çarptırılan ve 19 Ağustos’tan bu yana cezaevinde olan darbeciler şunlar: Ahmet Çörekçi, Aydan Erol, Cevat Temel Özkaynak, Çetin Doğan, Çetin Saner, Çevik Bir, Erol Özkasnak, Fevzi Türkeri, Hakkı Kılınç, İdris Koralp, İlhan Kılıç, Kenan Deniz, Vural Avar, Yıldırım Türker.

Yorumlara Git

Şerif ile ortak açıklama yapan Başkan Erdoğan: İsrail'e fırsat verilmemeli

Kan kaybettikçe agresifleşiyorlar! Özel'in militanları yine gazetecilere saldırdı

Filistin: Uluslararası toplum nerede? İsrail'in öldürme politikası bölgeyi uçuruma sürüklüyor

Görüşme sona erdi

Çam Sakura Şehir Hastanesinde kuruluyor Türkiye’de kanser tedavisinde bir ilk