AKİT MENÜ

Ekonomi

Girdi ve lojistik maliyetleri düşürülürse gıda fiyatları dengeye oturur

Gıda fiyatlarındaki keskin yükseliş endişeyle karşılanıyor. Uzmanlar, yükselişi durdurmak için ithalata değil de üretime dayalı tarım politikası uygulanmasını; girdi ve taşıma maliyetlerinin aşağı çekilmesini tavsiye ediyor

Güncelleme Tarihi:

Buğra Kardan

Temel tüketim maddelerinin fiyatlarında gözlenen fahiş artışlar kaygı uyandırıyor. Sebze-meyve çeşitleri, bakliyat türleri, et ve süt ürünlerine peş peşe gelen zamlara tepkili olan vatandaşlar, hükümeti piyasa denetimlerine hız vermeye çağırıyor.

Giderler artıyor

Gıda ve tarım alanında çalışmaları bulunan araştırmacılar, denetimlerle fiyatların kontrol altına alınamayacağına işaret ediyor. Gıda enflasyonunda görülen hızlı yükselişin en önemli nedeninin üretim maliyetlerindeki yukarı yönlü ibre olduğuna işaret eden araştırmacılar, şu çözüm önerilerini getiriyor:

İthalata dayalı tarım politikası terk edilmeli. Üretim odaklı politika uygulanmalı.

Üretim yapmayı kolay kılacak, girdi temininde, ürün satışında aktif kooperatifçiliğin yaygınlaştırılması için gerekli her adım atılmalı.

Vergiler kaldırılmalı

Girdi fiyatları düşürülmeli. Girdiler üzerindeki vergileri kaldırılmalı.

Üretilen ürünün maliyeti ile piyasa fiyatı arasındaki fark çiftçiye destek olarak ödenmeli.

Yerelde üretip tüketmek teşvik edilmeli. Belli üretim bölgelerine olan bağımlılık minimum seviyelere indirilmeli.

Belediyeler daha aktif olmalılar. Fide veya para yardımı yerine tüketicinin ürünleri süratle temin etmelerine imkân tanımalı.

Taşıma, lojistik maliyetleri aşağı çekilmeli.

Alım gücü arttırılmalı

Gıda denetimleri belli bir sistem içerisinde ve her zaman yapılmalı.

Perakende Kanunu yasalaşmalı. Piyasa, zincir marketlerin egemenliğinden kurtarılmalı.

Tüketicinin alım gücü arttırılmalı.

Tüketici gıda denetim mekanizmasının parçası olmalı.

Zincirin son halkasıyız

Öte yandan gıda zamlarından sorumlu tutulan dev zincir marketlerden önemli bir açıklama geldi. Açıklamada “Fiyat artışları perakende satış noktalarında değil, üretici tarafında gerçekleşiyor. Perakendeciler üreticilerin arttırdığı fiyatları raflara yansıtıyor. Marketler tedarik zincirinin son halkasını oluşturuyor” denildi.

Kâr marjımız sınırlı

Ayrıca şu ifadelere yer verildi: “Zincir marketler, enflasyonla mücadele programı çerçevesinde tedarikçilerin ve üreticilerin fiyat artışı taleplerine uzun süre direnerek zaman zaman zararına satışlar gerçekleştirdi. Türkiye’de 2020 yılı verilerine göre fiyatları artırdığı iddia edilen ilk 5 marketin toplam pazardan aldığı pay sadece yüzde 28.5. Pazarın büyük çoğunluğu ise 400 yerel zincir market ile 160 bin bakkal ve benzeri mağazalardan oluşuyor. Aynı ürünler buralarda da çoğunlukla da daha yüksek fiyatlardan olmak üzere satılıyor. Öbür taraftan zincir marketler, -bilhassa indirim marketler- ekonomik alışveriş yapmak isteyenlerin alışverişlerinde ilk tercih ettikleri noktalar. İş modelleri, düşük kâr marjıyla yüksek miktarlarda satış yaparak ölçek ekonomisinden yararlanmak üzerine kurulu. İndirim marketlerin birbirleri arasındaki rekabet, fiyatlar üzerinde aşağı yönlü bir baskı oluşturuyor. Bu da müşterilere en uygun fiyatlı ürünleri ulaştırmalarını sağlıyor. Marketlerin kamuya da açıklanan kâr marjlarının düşüklüğü ve fiyat artışlarının enflasyonun altında kalması da bu duruma işaret ediyor.”

Yorumlara Git

Bakan Kacır'dan Türk girişimcilere çağrı Küresel pazarda hemen yerinizi alın

Canlı yayında teklif gibi sözler! Mansur Yavaş İP yolunda mı?

İran'dan Atom Enerjisi Ajansı'na çok sert mesaj!

İran, ABD’nin teklifine cevap verdi!

İran'da dev sanayi bölgesinde korkutan alevler!