Gündem
28 Şubat'ın en dik duruşunun yıldönümü! 'El ele eylemi!
Dindar insanlara yapılan 28 Şubat darbesinin zihinlere kazınan sembolik protestosu "el ele eylemi" 23. yıldönümünde de unutulmadı.
Yeniakit.com.tr
28 Şubat darbesi denilince akla ilk gelenlerden başörtüsü yasağının en katı şekilde uygulandığı dönemde, 11 Ekim 1998 tarihinde, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nin önünde başlayıp, toplumun farklı kesimlerinin yanı sıra yurt dışındaki Türklerin de yaşadıkları şehirlerden destek verdiği "el ele eylemi", 23. yıldönümünde hala hafızalarda.
Türkiye'nin yakın siyasi tarihine damga vuran demokrasinin kara lekesi 28 Şubat darbesi sürecinde, başörtüsü yasağını protesto etmek için düzenlenen "İnanca Saygı Düşünceye Özgürlük İçin El Ele" eylemi, içinde bulunulan "darbe" dönemindeki uygulamalara yönelik tepkiyi ülke geneline yaydı.
Başörütüsü yasakçılarına karşı en dik duruş!
Toplumda derin yaralar açan 28 Şubat'ın insan hakları ihlalleri ve ayrımcı uygulamalarından en çok, eğitim öğretim hakları ellerinden alınan başörtülü öğrenciler etkilendi.
Üniversite kapıları yüzlerine kapanan ve adeta "ikinci sınıf" muamelesi gören başörtülü öğrenciler, uğradıkları haksızlıklara karşı üniversite önlerinde basın açıklamaları yaparak oturma eylemlerinde bulundu. Başörtüsü yasağına karşı düzenlenen eylemlerin zirve noktasını ise ülke geneline yayılan "İnanca Saygı Düşünceye Özgürlük İçin El Ele" eylemi oluşturdu. Birçok ilde 11 Ekim 1998'de aynı anda başlayan eyleme, toplumun farklı kesimlerinden katılımlar oldu.
Kesintisiz insan zinciri oluştu
İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nin önünde bir araya gelen katılımcılar, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nden Aksaray, Laleli, Beyazıt, Sultanahmet, Eminönü, Galata Köprüsü üzerine; Karaköy'den Kabataş, Beşiktaş, Ortaköy ve o dönemki adıyla Boğaziçi Köprüsü girişine, Anadolu Yakası'ndan da Paşalimanı Caddesi, Üsküdar, Maltepe, Kartal, Pendik, Tuzla ve Gebze güzergahı boyunca kesintisiz "insan zinciri" oluşturdu. Gebze, İzmit, Adapazarı, Bolu, Ankara hattında bazı şehirler arası yollar dışında, il merkezlerinde de zincir devam etti.
Bu arada 200 otobüs, Bursa, İstanbul, Ankara arasında zincirin kesintisiz gerçekleşmesi için Kütahya, Afyon, Lüleburgaz, Bilecik, Yalova, Konya ve Eskişehir'den vatandaşları taşıdı. Çorum, Samsun ve Ordu'da da zincir kesintiye uğramazken, Giresun'da ise eyleme izin verilmedi. İnsan zinciri, Trabzon, Rize, Hopa yönünde devam etti. Eylemin güney hattında Kayseri'den başlayan zincir, Malatya'ya kadar sürüp Elazığ'da sona erdi.
Eylem yurt dışına da yayıldı
Yurt dışında da sembolik eylemlerle insan zinciri oluşturuldu. Köln, Duisburg, Amsterdam, Washington, Londra, Tiran, Medine, Sydney ve Melbourne'da gerçekleştirilen sembolik zincirlerle bu şehirlerde yaşayan bazı Türkler de eyleme katıldı.
Trafiğe engel olmamak için tedbirli davranıldı
Trafiğe engel olmamak için güzergah boyunca yol kenarında el ele tutuşarak zincir oluşturan vatandaşlar, üzerinde "Özgür bir Türkiye için el ele" yazısı olan şapka taktı. Ellerinde "İnanca saygı düşünceye özgürlük" yazılı balonlar taşıdılar. Araçlar da korna çalarak eyleme destek verdi. Eyleme yaşlı, genç, çocuk, kadın ve erkek gibi toplumun her kesiminden katılım oldu. Başörtüsü takmayanların da destek verdiği eylemde, herhangi bir şiddet olayı yaşanmadı.
Eyleme Yeniden Doğuş Partisi (YDP) Genel Başkanı Hasan Celal Güzel, eski Devlet Bakanı Hasan Aksay, dönemin Fazilet Partisi İstanbul İl Başkanı Numan Kurtulmuş ve Fazilet Partisi milletvekillerinin bulunduğu siyasilerin yanı sıra, gazeteciler Abdurrahman Dilipak, Ahmet Taşgetiren, Mazlum-Der İstanbul Şube Başkanı Avukat Şadi Çarsancaklı, Başörtüsü Komisyonu Başkanı Avukat Ahmet Selamet, Yörünge Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Resul Tosun başta olmak üzere birçok tanınmış kişi de katıldı.
Sultanahmet Camisi önünde yaklaşık 100 bin kişi buluştu
Eylem bittikten sonra Beşiktaş'tan yola çıkan kalabalık hızla büyüdü. Her adımda vatandaşların katılımıyla artan kalabalık Sultanahmet'e vardığında yaklaşık 100 bin kişiye ulaştı. İnsan zinciri eylemi, güvenlik güçlerinin müdahalesiyle bazı noktalarda kesintiye uğrasa da genel olarak başarılı bir şekilde herhangi bir şiddete bulaşılmadan dostluk ve kardeşlik ön plana çıkarılarak, sona erdi.
Eyleme Katılanlar DGM'de Yargılandı
Beklenenin çok üzerinde katılımla gerçekleşen eylem, o dönemde büyük ses getirdi. Eylemin sorunsuz geçmesine rağmen güvenlik güçlerinin bazı yerlerde müdahalesi sonucunda 267 kişi gözaltına alındı.
Eylemi yönlendirdikleri veya katıldıkları iddiasıyla gazeteciler Abdurrahman Dilipak, Ahmet Taşgetiren ve Ekrem Kızıltaş başta olmak üzere Türkiye genelinde birçok kişi hakkında, dönemin Devlet Güvenlik Mahkemesinde (DGM), "Halkı sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge farklılığı, kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmek" suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istendi.
Prof. Odabaş açığa alındı
Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Prof. Dr. Kemal Gürüz, Van'daki eyleme katıldığı gerekçesiyle 100. Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Dursun Odabaş'ı, savunmasını almadan meslekten men talebiyle açığa aldı. Gaziantep'te Radyo Vahdet'in Sorumlu Müdürü Hamza Mercanoğlu da eylemin ilanını yaptığı ve insanları buna davet ettiği gerekçesiyle gözaltına alınıp 2 ay tutukluklu kaldıktan sonra yargılandığı DGM'de delil yetersizliğinden beraat etti.
28 Şubat darbecilerinin zulmüne uğrayan Prof. Dr. Dursun Odabaş, 18 Aralık 2012'de kovulduğu üniversitede yeniden ders vermeye başladı. Akademik yılın açılışında konuşan Prof. Odabaş, duygusal anlar yaşadı