İSLAM
Kabir ziyaretleri hangi günler yapılır?
Hangi gün mezarlık ziyareti yapılır? Sevdiklerimizi, aile büyüklerimizi anımsamak onlar için dua etmek ve ölümün varlığını hatırlamak için kabir ziyaretlerinde bulunuruz. Kabir ziyareti yapacak olanlar ise ‘Mezarlık ziyaretine hangi gün gidilir?’ sorusunun cevabını araştırıyor. Peki, kabir ziyaretin ne zaman hangi günlerde yapılır?
Bu dünyadan göçüp giden sevdiklerimizin kabirlerini ziyaret etmek son derece önemlidir. Pek çok kişi hangi günlerde mezarlık ziyaretinde bulunulması gerektiğini araştırıyor. Peki, kabir ziyareti hangi günlerde yapılır?
Kabir ziyaretleri hangi günler yapılır?
Kabir ziyaretinde bulunacak kişiler hangi günler mezarlıklara gitmeleri gerektiğini araştırıyor. Kabirlerin haftada bir gün, özellikle Cuma veya cumartesi günleri ziyaret edilmesi tavsiye edilir. Ayrıca arefe ve bayram günlerinde de kabir ziyaretinde bulunmasının doğru olduğu ifade ediliyor. Hz. Peygamber’in genellikle bu günlerde kabir ziyaretinde bulunduğuna dair rivayetler bulunmaktadır.
Kabirleri ziyaret eden kimse, kıbleye veya ölülerin yüzüne karşı dönerek " es Selâmu aleyküm yâ ehlel kubûr. Ve innâ inşâallahu biküm le-lâhikûn " (Ey kabir halkı! Allah’ın selâmı üzerinize olsun. İnşâallah biz de size (bir gün) kavuşacağız.) diyerek selamlar.
Kabir ziyaretinin adabı nedir?
Mezarlıkların ziyaret edilmesi, bu vesileyle ölümün hatırlanması ve orada yatanlardan ibret alınması dinimizin tavsiye ettiği hususlardandır.
Kabir ziyaretinde bulunan kişi, ahireti hatırlamalı, dünyanın geçici olduğunu ve bir gün kendisinin de öleceğini düşünmelidir. Hz. Peygamber (s.a.s.), geceleri Baki’ kabristanına gelir ve “Müminler yurdunun sakinleri, sizlere selam olsun. İnşaallah biz de size katılacağız. Bizler ve sizler için Allah’tan afiyet dilerim; Allah’ım, Baki’ kabristanında bulunanları bağışla.” (Müslim, Cenâiz, 102) diye dua ederlerdi. Kabir ziyaretinde bulunan kişinin ölü için dua etmesi ve Kur’an okuyarak sevabını orada bulunanların ruhlarına bağışlaması uygun olur.
Ancak, kabir ve türbe ziyaretlerinde İslam’ın özüne ve tevhid anlayışına ters düşen, itikâdî bakımdan da zararlı olan tutum ve davranışlardan uzak durmak gerekir. Kabrin başında yüksek sesle ağlayıp gürültü yapmak, kabrin parmaklık ve taşlarını öpmek, onlara sarılıp ağlamak İslam ile bağdaşmaz. Türbelerde yatan kişileri beşer üstü varlıklar olarak görmek; bu zatların duaları kabul ettiğine, ilâhi kudretlerinin olduğuna inanmak doğru olmadığı gibi, bir kısım ihtiyaç ve dilekleri onlara arz etmek, kendilerinden medet ummak, bu ziyaretleri dinî bir vecibe gibi telakki etmek; bez bağlamak, mum yakmak, kurban kesmek, şeker vb. yiyecek maddeleri dağıtarak onlardan yardım dilemek gibi davranışlarda bulunmak da, tevhid dini olan İslam’la bağdaşmaz. Ölen kişilerden medet ummak ve onlardan bazı şeyler beklemek iman açısından tehlikeli bir davranıştır.