Gündem
Çocuk okumada gecikiyor ve harfleri karıştırıyorsa ne yapılmalı?
Okumada gecikme, bazı harfleri tanımada güçlük çekme gibi belirtiler disleksi başlangıcı olabilir. Uzmanlar disleksi denen öğrenme güçlüğünün zeka problemi olmadığını, sorunun algıyla ilgili olduğuna dikkat çekiyor.
Yeni Akit Ankara
Üsküdar Üniversitesi NP Feneryolu Tıp Merkezi Çocuk Ergen Psikiyatri Uzmanı Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit özgül öğrenme güçlüğünü, “Beyinde yapısal ve fonksiyonel farklılıkların yaşanmasından dolayı kaynaklanan ömür boyu az veya çok olarak kalıcı olan rahatsızlık” olarak tanımladı. Yrd. Doç. Dr. Kilit, “Fakat belirtileri genel olarak okuma - yazma sıkıntılarından dolayı başladığı için ilkokul birinci sınıf veya ilkokul ikinci sınıfta teşhisi koyulmaktadır.” dedi.
Özgül öğrenme güçlüğünün, akademik anlamdaki sıkıntılardan ileri geldiğini belirten Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, “Özgül öğrenme güçlüğü olan çocuklar yapay zeka ve yüksek zekaya sahiptirler. Yani bu rahatsızlığa sahip çocuklar diğer alanlarda çok ciddi problemler yaşamazlar.” dedi.
İlkokulda bu belirtiler ortaya çıkıyor
Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, ilkokul birinci sınıfta okuma yazmanın başlamasıyla birlikte bu çocuklarda aşağıdaki durumların ortaya çıktığını söyledi: “Okumada gecikme oluşmaya. Bazı harfleri tanımada zorluk çekmeye. İmla hatalarına ve harfleri karıştırmaya. Okurken veya yazarken hece atlayıp hece eklemeye. Daha ilerleyen süreçte matematik problemleri özellikle çarpım tablosunda zorluk çekmeye başlarlar”
"Bunun bir rahatsızlık olduğunu unutmayın"
Yrd. Doç. Dr. Neriman Kilit, özgül öğrenme güçlüğüne sahip çocukların ailelerine şu tavsiyelerde bulundu: “Ailede böyle bir çocuk varsa öncelik olarak unutmamız gereken şey bunun bir rahatsızlık olduğudur. Yani çocuğun elinde olan bir reddetme durumu söz konusu değildir. O yüzden bunu bilerek devreye girmek gerekir. Yalnız burada unutulmaması gereken durum, çocuğun normal zekaya sahip olmasıdır. Gerektiği şekilde tedavi edilir ve yardımcı olup arkasında durulursa bu çocuğun yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Bu yüzden ailenin çocuğa karşı tutumu ortalama bir yaklaşım tarzı olması gerekmektedir. Açıklamak gerekirse, ailenin ne çocuğu aşırı derecede suçlayıcı bir davranış ne de aşırı derecede kabullenici bir davranış sergilememesi gerekmektedir. Evet, bu bir rahatsızlık ama sen şuan tedavi görüyorsun. Artık senin de biraz istekli olman, senin de çaba göstermen gerekir. Tam olarak bu sıkıntıyı aşıncaya kadar veya belirli bir noktaya gelinceye kadar daha fazla çalışman gerekebilir”