Gündem
Bu ayıp da bize yeter
Mütedeyyin kesim, azgın azınlığın tepkilerinden çekinip Sivas davasındaki zulme ses çıkaramazken, Akit’in haberleri sonrası harekete geçen CHP ve HDP’li heyetin Sivas mazlumu sara hastası Faruk Belkavli’yi cezaevinde ziyaret ederek görüştüğü ortaya çıktı. Hukukçular ve STK’lar bu durumu, “Sivas mazlumuna ilk ziyaretin CHP ve HDP’den gelmesi olumlu ama bizler için utanç verici bir durum” dedi.
YAVUZ SELİM İSTANBUL
CHP ve HDP’li milletvekilleri cezaevinde Sivas mazlumu Faruk Belkavli’yi ziyaret ederek sorunlarını dinlediğı öğrenildi.
TBMM İnsan Hakları Komisyonu Hükümlü ve Tutuklu Hakları Alt Komisyonu olarak Kayseri Cezaevi yerleşkesinde temaslarda bulunan CHP Parti Meclisi Üyesi ve İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu öncülüğündeki heyetin, Kayseri Bünyan 1 Nolu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde ağır sara hastası Faruk Belkavli’yle görüşerek problemlerini dinlediği bildirildi. Yarım saati aşkın süre boyunca devam eden görüşmede Belkavli; ciddi boyuta ulaşan sağlık sorunlarını, 28 yıl boyunca yaşadıkları kesintisiz hak ihlallerini, cezaevindeki yiyecek problemlerini ve birçok sorunu milletvekillerine aktardığı bildirildi.
Mütedeyyin kesimin siyasetçisi, yazarı, medyası, sanatçısı, STK’sı azgın azınlığın tepkilerinden çekinip Sivas davasındaki zulme ses çıkaramazken, Akit’in haberlerinden sonra CHP ve HDP’nin Sivas mazlumu Belkavli’yi cezaevinde ziyaret etmesi “hazin” karşılandı. Olay sürecinde Barolar Birliği’nin “Bunların avukatlığını kimse üstlenmesin” dayatmasına rağmen mazlumların savunmalarını yapan cesur avukatlardan Hüsnü Tuna ve Cüneyt Toraman Akit’e yaptıkları değerlendirmede, CHP ve HDP’lilerin gösterdiği bu hassasiyetin mütedeyyin kesim tarafından da korkusuzca hayata geçirilmesi gerektiğini ifade etti
Tuna: Herkes korkmadan Sivas Davası'nı konuşabilmeli
Avukat Hüsnü Tuna, “Niyetlerini bilemesek de inşallah milletvekillerinin ziyareti hayırlara vesile olur. Hangi maksatla oraya gittiler ve Faruk Belkavli’yle neden görüştüler bilemiyoruz ama olumlu bir gelişmedir bu. Türkiye’de birçok insan öldürüp katliam yapan insanlar bile Sivas davası sanıkları kadar ceza yatmamıştır. Cezaevinde yaşadıkları mağduriyetler de cabası. Kasıtlı olarak onları hapiste ölüme mahkum etmeyi isteyen bir zihniyet var. Bunun karşısında bu ziyareti olumlu gelişme olarak görüyorum. Diğer insanların da bu mağdurları görmesine vesile olması açısından umutluyuz.” dedi.
Tuna, “Muhafazakar cenahın siyasetçisine, STK’sına, medya mensuplarına, hukukçusuna bu mağduriyetlerle ilgili önemli görevler düşmektedir. Ziyaret edilebilir, bu davadaki yanlışlıklar konuşulabilir, haksızlıklar her platformda dillendirilebilir. Korkulmaması gerekiyor.” sözlerini sarf etti.
Mahalle baskısı artık bitsin
Davanın seyrine ilişkin beyanatta bulunan Av. Tuna, “Sivas olayları 90’lı yıllarda ve özelikle 28 Şubat sürecinde alevi sünni düşmanlığı projesi olarak geliştirildiği için sürekli yabancı güçler tarafından her yıl acıların tazelenmesi için kaşınıyor. İnsanlar arasındaki kinleşmenin artırılması için oluşturulan bir sistem bu. Dolayısıyla bu olay nedeniyle mağduriyet yaşayan Sivas sanıklarıyla ilgili insanlar mahalle baskısı nedeniyle mağduriyetleri dillendiremiyor. Sanıkların aileleri de kimseye derdini anlatamıyor. Bu nedenle Sivas davası sanki hiç olmamış gibi görülmemeye devam ediyor. Ancak mağdurlar 28 yıldır o davanın işkencesini çekiyorlar.” şeklinde konuştu.
Toraman: Zulmü gözleriyle görmüşlerdir
Avukat Cüneyt Toraman, “Burada bir katakulli olmadığını kendi gözleriyle görmüşlerdir. 45 kiloya kadar düşen adam bir deri bir kemik kalmıştır. Buna şahit olmuşlardır. 28 yıldır diri diri betona gömülen bu mazlumların sesini artık herkesin duyması gerekiyor.” diye konuştu.
TBMM Sivas Olayları Araştırma Komisyonu raporunun da gündeme alınması gerektiğine vurgu yapan Hukukçu Toraman, “TBMM’nin raporunda, Sivas olaylarının barışçıl bir protesto yürüyüşü olarak başlandığı, devlet düzenine yönelik herhangi bir başkaldırı olmadığı ifade ediliyor. Sivas davasında mahkum olanlar arasında, Ankara’da çocuğunun diploma törenine giden insan bile vardı. Kurban istiyorlardı çünkü. Bayatlayan Menemen hadisesinin güncel versiyonunu devreye sokmaya çalışmışlardı.” sözlerini sarf etti.
Olaylar Gladyo'nun operasyonuydu
Toraman, “Sivas olayları Gladyo’nun, Kontrgerilla’nın eylemi olduğuna dair devlet kayıtlarında birçok belge vardır. Aynı ekip Sivas Madımak’ta ne yaptıysa, gidip Erzincan Başbağlar’da da aynısını yaptılar. Bunlar biliniyor artık. Ancak bazıları çok bağırıyor, çok itiraz ediyor diye Sivas davasındaki eksikliklere dokunamıyorlar.” ifadelerini kullandı.
Sivas davası hükümlülerinin tamamının masum olduğuna değinen Toraman, şunları kaydetti: “Sivas davasında yapılan yargılamalar neresinden tutarsanız elinizde kalıyor. Yargılamada ilk mahkeme ‘ölüme sebebiyet vermek’ten ceza verdi ama sonra brifingli yargı devreye girerek ‘anayasal düzene karşı teşebbüs’ diyerek müebbet hapse çevirdi. Ağır sara hastası Faruk Belkavli’nin yaşadıkları, bu mağduriyetlerin son aşamasıdır. Bu davanın temelini tartışmak lazım. Sivas davasında tutuklu yatanların tamamı masum. Hadi 2-3 kişi hakkında yalan da olsa bir tanık beyanı var. Onları kenara alırsak, diğerleri hakkında hiç ama hiçbir somut suç unsuru yok. Bu davanın temelleri çürüktür.”
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber:
İlişkili haber: