Aktüel
Cuma namazı saat kaçta okunuyor 19 Kasım cuma kaçta oluyor, cuma ezanı kaçta okunacak?
Öğele ezanı kaçta okunuyor, İstanbul'da cuma namazı saat kaçta, Bursa'da cuma namazı saat kaçta, cuma ezan saati kaç? soruları bugün cuma namazı için camiye akın edecek vatandaşlar tarafından merak ediliyor. Korona salgını sürecinde saflar arasında mesafe söz konusu idi. Diyanet işleri Başkanlığı yayınladığı genelge ile saflar arasındaki boşlukların doldurulabileceğini ifade etti. Müslümanlar açısındana oldukça önemi sahip cuma günü, farz olan cuma namazı içni camilere akın edilmekte. Türkiye’deki tüm il, ilçe ve köylerdeki camilere cuma namazı için gidecek olanlar, cuma namazı saati kaçta, cuma kaçta oluyor, cuma ezanı kaçta okunacak? gibi soruları sormakta. İşte diyanet 19 Kasım cuma namazı vakitleri.
Cuma namazı saati, farz olan cuma namazını cemaatle kılmak için camiye gitmek için hazırlık yapacak Müslümanlar tarafından araştırılıyor. Rabbimiz tarafından cuma gününe özel ayet indirilmesi ve cuma namazı saatinde camilere gidilmesinin emir edilmesi, cuma gününe ayrı bir önem kazandırmakta. Mübarek Cuma namazında ön safta yer almak, geç kalmamak isteyenler Diyanet Cuma namazı vakti nedir öğrenmek istiyor. Bu yüzden sizler için İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Konya ve tüm illerin öğle namaz vakitleri ekranı hazırladık. Peki Cuma namazı saat kaçta? Cuma namazı kaç rekattır? Cuma namazı nasıl kılınır? İşte Diyanetin 19 Kasım Cuma namazı saatleri ve haftanın Cuma hutbesi metni.
Cuma namazı saat kaçta 12 Kasım 2021 cuma saati
İstanbul cuma namazı saat kaçta? 12:54
Ankara cuma namazı saat kaçta? 12:39
İzmir cuma namazı saat kaçta? 13:02
Bursa cuma namazı saat kaçta? 12:54
Edirne cuma namazı saat kaçta? 13:04
Eskişehir cuma namazı saat kaçta? 12:48
Samsun cuma namazı saat kaçta? 12:24
Trabzon cuma namazı saat kaçta? 12:11
Hakkari cuma namazı saat kaçta? 11:55
Van cuma namazı saat kaçta? 11:56
Diyarbakır cuma namazı saat kaçta?12:09
Adana cuma namazı saat kaçta? 12:29
Diyanet il il namaz vakitleri için tıklayın
19 Kasım 2021 Cuma Hutbesi
Şiddet İnsan Onuruyla Asla Bağdaşmaz
Muhterem Müslümanlar!
Hicretin onuncu yılıydı. Resûl-i Ekrem (s.a.s) ve güzide ashabı hac ibadeti için şehirlerin anası Mekke’de buluşmuşlardı. Haccın rükünlerinden Arafat Vakfesi’ne durmuşlardı. Allah Resûlü (s.a.s) bu mukaddes mekânda on binlerce mümine hitaben yaptığı ve tüm insanlığa önemli mesajlar verdiği Veda Hutbesi’ne şu sözlerle başladı: “Ey insanlar! Bu Zilhicce ayınız, bu Mekke şehriniz, bu gününüz nasıl mukaddes ise kanlarınız, mallarınız, ırzlarınız, şeref ve namusunuz da aynı şekilde mukaddestir.” Sevgili Peygamberimiz, bu uyarısından sonra sözlerine şöyle devam etti: “Dikkat edin, size mümini tanıtıyorum: O, insanların canı ve malı hususunda güvendiği kişidir. Müslüman ise elinden ve dilinden insanlara zarar gelmeyendir.”
Aziz Müminler!
Yüce dinimiz İslam’a göre, kadın, erkek, çocuk, genç ve yaşlı her insanın bedeni, kişiliği, haysiyeti, iffeti ve şerefi dokunulmazdır. Onun içindir ki hiçbir kimse bir başkasının canına, malına ve kişilik haklarına kast edemez. Şerefini ve onurunu zedeleyecek davranışlarda bulunamaz. Canlı cansız hiçbir yaratılmışa zarar verecek bir tavır ve tutum içinde olamaz.
Kıymetli Müslümanlar!
Maalesef her geçen gün daha fazla şahit olduğumuz kadınlara yönelik şiddet vicdanlarımızı yaralıyor, yüreklerimizi dağlıyor. Oysaki inancımızda asla yeri olmayan şiddet, insanlık suçudur. Şiddet, acizliktir, merhametsizliktir, zulümdür. Şiddet, can dokunulmazlığı ihlalidir ve insan onuruyla bağdaşmaz. Hiçbir gerekçe, şiddet için mazeret olamaz.
Şiddetin dini, dili, ırkı, coğrafyası ve sosyal statüsü yoktur. Kimden gelirse gelsin şiddetin hiçbir şekli kabul edilemez. Rabbimizin gazabı, meleklerin, gök ve yer ehlinin laneti, şiddete yeltenen, Allah’ın dokunulmaz kıldığı canları katleden zalimlerin üzerinedir. Onlar dünyada rezil rüsva olmuşlardır. Ahirette ise varacakları yer ancak cehennemdir.
Değerli Müminler!
Dinimize göre asıl olan şefkattir, merhamettir, yaşatmaktır. Allah’ın masum kıldığı cana kıymamak, zarar vermemektir. Nitekim Yüce Kitabımız Kur’an’da şöyle buyrulmaktadır: “ Bir cana kıymaya veya yeryüzünde fesat çıkarmaya karşılık olması dışında, kim bir kimseyi öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir can kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur.”
Şiddet e merhametsizlik görüntülerinin sık sık ekranlara taşındığı günümüzde bize düşen, her durumda merhameti kuşanmak, insaflı ve vicdanlı davranmaktır. Sevgi ve ülfeti, muhabbet ve şefkati hayatımızın vazgeçilmez bir parçası haline getirmektir. Eşimizi, çocuklarımızı, ailemizi, komşularımızı ve tüm çevremizi elimizden ve dilimizden emin kılmaktır. Şiddeti doğuran, yaygınlaştıran, normal gösteren, şiddete yönlendiren her türlü söylem ve davranışın karşısında durmaktır. Şiddetin ortadan kalkması, insan onurunun korunması için var gücümüzle gayret etmektir. Şiddete yeltenmek bir yana, gönül kırmanın dahi Kâbe’yi yıkmaktan daha büyük bir vebal olduğunu asla unutmamaktır. Karıncayı dahi incitmekten sakınan bir medeniyetin mirasçısı olduğumuzu her daim hatırda tutmaktır.
Bu vesileyle şiddete maruz kalarak hayattan koparılan tüm kardeşlerime Cenâb-ı Hak’tan rahmet diliyorum. Yüce Rabbimiz, merhameti önce yüreklerimize sonra da tüm yeryüzüne hâkim kılmayı bizlere lütfeylesin.
Cuma namazı nasıl kılınır?
Cuma günü camide öğle namazı vaktinde cemaatle kılınır. Cuma namazı dört rekât ilk sünnet, iki rekât farz ve dört rekât son sünnet olmak üzere on rekâttır. Önce ilk sünnet tıpkı öğle namazının ilk sünneti gibi kılınır. Sünnetin ardından imam-hatip minbere çıkarak oturur. Müezzin, iç ezanı okur. Ezandan sonra imam-hatip kalkarak iki kısımdan oluşan hutbeyi okur. Hutbede cemaati dinî konularda bilgilendirici ve yönlendirici konuşma yapar.Hutbe okunduktan sonra imam-hatip minberden inerek cemaatin önüne geçer ve cemaate iki rekât Cuma namazı kıldırır. İmam-hatip, Cuma namazının farzına ve cemaate imam olmaya, cemaat de Cuma namazına niyet eder. Tıpkı cemaatle kılınan sabah namazı gibi iki rekât Cumanın farzı kılınır. Cuma namazında imam-hatip, Fatiha ve zamm-ı sûreyi sesli olarak okur.Cuma namazının farzı kılındıktan sonra, cumanın son sünneti kılınır. Bu sünnet, öğlenin ilk sünneti gibi kılınır. Böylece Cuma namazı tamamlanmış olur.
Cuma namazı kime far?
Cuma namazını kimler kılar? Şu şartları taşıyan kişiye Cuma namazı kılmak farz olur:
Müslüman olmak,
Akıllı olmalı,
Ergenlik çağına gelmiş olmak,
Erkek olmak,
Hür ve serbest olmak,
Mukim olmak (misafir olmamak),
Sağlıklı olmak,
Kör olmamak,
Ayakları sağlam olmak