Siyaset
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan AB'ye 'anlaşma' resti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AB'nin Geri Kabul Anlaşması şartlarına uymaması halinde Türkiye'nin de anlaşmayı uygulamayacağını belirtti. Terörle mücadelede kararlılık vurgusu yapan Erdoğan "Ya baş eğeceksiniz ya da baş vereceksiniz" dedi. Bölgedeki operasyonlarla ilgili rapor yayınlıyan STK'ları da eleştiren Erdoğan, bunların üzerine gidilmesi gerektiğini söyledi.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Polis Teşkilatı'nın Kuruluşunun 171. yıl dönümü münasebetiyle çeşitli illerde görev yapan polis memurlarının Beştepe'deki kabulünde konuştu. Erdoğan'ın konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:
"Ülkemizi uçurumun eşiğine getirdi"
Paralel Devlet Yapılanması adı verilen bir şer örgütü, özellikle emniyet ve adalet teşkilatları içindeki mensupları aracılığıyla ülkemizi uçurumun eşiğine getirdi. Geriye dönüp baktığımızda, ülkenin ve milletin başını ağrıtan pek çok musibetin gerisinde bu yapının elemanlarının parmak izlerini, ayak izlerini görüyoruz.
"Mücadelenizde yanınızda olmayı sürdüreceğim"
Ülkenin ve milletin emrinde olan yerli ve milli bir polis teşkilatı inşa ediliyor. Paralel yapının teşkilatımız üzerinde yol açtığı tahribat gerçekten çok ağır. Daha yapılacak çok iş olduğunu biliyorum. Emniyet teşkilatını, yeniden devletinin ve milletinin emrinde, kendi hiyerarşisi içinde hukuk devletine hizmet eden bir yapı haline getirme mücadelenizde sonuna kadar yanınızda olmayı sürdüreceğim
Biz Allah'a kul oluruz kula kul olmayız. Sakın kula kul olmayın. Bizim devlet geleneğimizde budur. Devlet Geleneğimiz yaşadığımız bu tür saldırılara karşı güçlü mukavemete de sahiptir.
"Bizde ayrımcılık yok"
Türkiye Cumhuriyeti devletinin şefkat ve iyi niyeti başka hiçbir ülke ile mukayese edilemez. Bunun da bir sınırı vardır. Bu sınır tek millet, tek bayrak, tek vatan tek devlet. Bu çizgide hareket etmemiz gerek. 79 milyon tek milletiz. Biz Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyız. Bunu anayasal olarak Türk milleti tanımlarız. Bunun içinde Kürt, Boşnak yoktur diyemeyiz. Hepsi bu kavramın içindedir. Bizde ayrımcılık yok.
"Öyle paçavralarla, şunlarla, bunlarla asla..."
Ülke ve millet olarak üzerinde yükseldiğimiz ikinci temel bayraktır. Bizim bayrağımız hiçbir bayrağa benzemez. Orada renk, şehidimizin kanıdır, hilal, bağımsızlığımızın ifadesidir, yıldız, şehidimizin ta kendisidir. Öyle paçavralarla, şunlarla, bunlarla asla... Onlar paçavralarını gitsinler tabutlarının üzerine sersinler. Biz ise bayrağımızı şehitlerimizin tabutunda kullanırız. Tek vatanımız var, bu vatanda operasyon kimseye yaptırmayız. Yapmak isteyenler bugün olduğu gibi bedelini öder, ödemeye de devam edecek.
"Ya baş eğeceksiniz ya da..."
Ya baş eğeceksiniz ya da baş vereceksiniz. Her türlü eylemi yapayım, devlet bana karışmasın, silahımın önüme geçmezse ateş etmem böyle bir anlayış dünyanın neresinde görülmüş.
"Üzerine gidilmesi gerekir"
Onların malum STK'ları bir araya gelmiş rapor yayınlamış. Bu raporları yayınlayanların üzerine gidilmesi gerekir. Neyin raporunu yayımlıyorsun? Benim ülkemde tehdit oluşturan, benim vatandaşlarım için tehdit oluşturan ve bölgemi parçalayan, hendekler, çukurlar, bu tür yerleri açmak suretiyle devletin tüm imkanlarını bu yolda kullanan, devletin belediyeye gönderdiği mali desteği kalkıp da dağa gönderenler, karşılarında bu devleti bulacaklardır, bundan çıkış yoktur.
"Üzüntüyle izliyorum"
Kimi zaman meslek kuruluşu temsilcisi kimliğiyle, kimi zaman başka sıfatlarla sizlerin üzerine nasıl gelindiğini biliyorum, görüyorum, takip ediyorum. Terör örgütünün güdümündeki partinin özellikle milletvekillerinin, dokunulmazlık zırhlarının arkasına sığınarak polislerimizi nasıl tahkir ve tahrik ettiklerini, onlara nasıl hakaret ettiklerini üzüntüyle izliyorum. Benim de içim içime sığmıyor. Onun için sabrediyoruz, sabretmeye devam edeceğiz. Ama sabrederken bir taraftan ülkemizin içindeki bu sıkıntıyı da bir an önce aşarak evelallah o arzuladığımız günleri de inşa edeceğiz.
Geri Kabul Anlaşması
Burada takip edilmesi gereken bir süreç vardır, belli şartlar vardır. Şayet Avrupa Birliği, atması gereken adımları atmaz, taahhütlerini yerine getirmezse, Türkiye de anlaşmayı uygulamaz. Şahsen, benim onayımdan geçecek olan bu tür şeylerde asla bir iade, onay almaz. Çünkü her şey verilen söz neyse, mutabakat metni neyse o metne göre olur.
"Bu da hakikati tahrif etmektir"
Gönderilenlerin tamamını Türkiye geri alacakmış, Türkiye tampon bölgeye dönecekmiş gibi aslı astarı olmayan ifadelerle, yalanlarla milletimizi tedirgin etmeye çalışıyorlar. Geri Kabul Anlaşması'nın sorgusuz, sualsiz, şartsız iadeyi mümkün kıldığını iddia ediyorlar. Bu da hakikati tahrif etmektir, böyle bir şey yok. Zira geri kabul ancak ilgili ülkenin onayı ve rızasıyla yapılabilir. Bu onay ve rıza olmadan böyle bir şey yapılamaz.