AKİT MENÜ

Gündem

Yılmaz Ağabey Hakk’a yürüdü

Gazetemizin emektar isimlerinden Yılmaz Yalçıner, böbrek yetmezliğine bağlı gelişen rahatsızlığı sebebiyle tedavi gördüğü Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 75 yaşında hayata veda etti.

Güncelleme Tarihi:

Gazetemizin emektar isimlerinden Yılmaz Yalçıner, böbrek yetmezliği nedeniyle tedavi gördüğü Muğla Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde 75 yaşında hayatını kaybetti. Merhum Yalçıner’in cenaze namazı, bugün ikindi namazını müteakip Marmara İlahiyat Camii’nde kılınacak ve naaşı Ümraniye Hekimbaşı Mezarlığı’na defnedilecek. İsmi Akit’le özdeşleşen ve son bir yıl içinde kaybettiğimiz Yavuz Bahadıroğlu, Atilla Özdür ve Yalçın Turgut Balaban gibi duayen gazeteci ve yazarların ardından Yalçıner’in vefatı, gazetemiz çalışanlarını hüzne boğdu.

Keskin mücadelelerin adamı

1946 senesinde Ankara’da doğan Yılmaz Yalçıner, İslam’ı dava edindiği ömrünü keskin mücadelelerle geçirdi. Hak ve hakikat nâmına eline aldığı kalemiyle mücadelesini sürdüren Yalçıner, 1963 yılında gazeteciliğe başladı. Sebil Dergisi Yazı İşleri ekibinde yer alarak Üstad Kadir Mısıroğlu ile yol arkadaşlığı yapan Yalçıner, Üstad Necip Fazıl Kısakürek ile de temaslarda bulunmuş bir isimdi.

Bir tek Akit kapı açtı

Yalçıner, 12 Eylül darbesinin ardından onlarca yıllık hapis tehdidi altında olduğu için 1980 yılında teşebbüs ettiği uçak kaçırma hadisesi sonucu ömrünün 11 yıl 7 aylık süresini cezaevinde geçirmişti. Diyarbakır Cezaevi’nde işkence ve zulümlerle geçen günlerinin ardından 1991 yılında tahliye olan Yalçıner, zindan süreci sonrası Cuma dergimizde vazife yaptı. Yalçıner, gazetemizde de büyük ilgi gören “Arşiv” ve “Evim Evim Güzel Evim” sayfalarını yayına hazırladı. Yalçıner, o günleri şöyle anlatmıştı: “(Cezaevinden) dışarıya çıktığımda hemen herkesin ‘bir vebalı görmüşcesine benden kaçtığı’ dönemde Cuma dergisi, hemen ardından Vakit ve Akit, mesleğime dönmeme vesile oldu. Müteşekkirim. Çeyrek asrı aşkın bu çatı altında, yazdım, çizdim...”

Kalemimi de kendimi de eğmedim

2019 yılında mesleğe veda eden Yalçıner, Akit’teki son yazısında şu ifadeleri kullanmıştı:

“Çoğu politikacı, aday oldukları bugünlerde işe başlarken ‘mal beyanı’nda bulunuyor. Ben de mesleğe son noktayı koyarken izninizle bir mal beyanında bulunayım da, ‘eski mücahidler, müteahhid oldu’ denilerek genelleme yapılması haksızlıktır. Mesela ben ne mücahid olabildim, ne de müteahhid olmayı aklımın ucundan geçirdim.

Rabbime hamdolsun bu sürede kalemimi eğip bükmedim. Kendimi de.. Akarım, kokarım, ona buna ortaklığım yoktur. Kirada oturuyorum. Tek gelirim gençliğimde cehlimle sövüp saydığım, -aman Allah zeval vermesin!- devletten aldığım asgari ücret fikir işçisi emekli maaşım var sadece. Onu da yüksek lisans yapan oğlumla paylaşıyorum.

Selam, sevgi ve hürmetlerimle.. Hakkınızı helâl ediniz.”

Dava arkadaşları onu anlattı

Çeyrek asrı aşan süre boyunca Cuma ve Akit’te mesai yapan Yılmaz Yalçıner’in ileri görüşlü gazeteciliği ve nahif üslubuyla adından söz ettirdiğini belirten dâvâ arkadaşları, O’nu şu ifadelerle anlattı:

‘Yılmaz Yalçıner vefakâr ve cefakâr bir arkadaşımızdı’

Akit Medya Grubu İcra Kurulu Başkanı Mustafa Karahasanoğlu:

Yılmaz Yalçıner, vefakâr ve cefakâr bir arkadaşımızdı. Zor zamanlardan geçti. Hapishane süreci zorlu bir süreçti. Bu zorlu süreçte sıkıntı yapmadı, tahammül etti. Sonrasında maalesef bizim camiada vefa duygusu biraz zayıf olduğu için vazife yapamadı. Onun gibi birçok hapishane mağduru olan arkadaşımız Akit’te devam edebildi. O da bunu istismar etmedi. İyi, çalışkan ve davasına sahip çıkan bir arkadaşımızdı kendisi. 30 sene beraber çalıştık. 30 sene boyunca ‘keşke böyle yapmasaydı’ dediğimiz hiçbir durumu olmadı. Hepsinde istişare ederek vazife yürütürdü. Rabbim kendisine rahmet eylesin.”

Uçak eylemi darbeye karşıydı, hiçbir cana kastetmedi

Akit TV Yönetim Kurulu Başkanı Nuri Karahasanoğlu:

Yılmaz Yalçıner İslam davasına gönül vermiş ve bu davaya yıllar boyunca hizmet etmiş önemli yazarlardan biriydi. Özellikle 12 Eylül darbesinden sonra Diyarbakır uçağını 3 arkadaşıyla birlikte Tahran’a kaçırma teşebbüsünde bulunmuştur. Gayesi darbeye karşı duruş sergilemek ve dikkatleri çekmekti. Yoksa herhangi bir cana karşı kastı yoktur. O dönemde Kenan Evren’in askeri darbesine karşı sesini yükseltmekte maalesef yetersiz kalmıştı. O ise birçok riski göze alarak canı pahasına bu eylemi gerçekleştirdi. Fakat eylem başarıya ulaşmadı. Ve arkasından takriben 30 yıllık bir cezaya çarptırıldı. Fakat Turgut Özal’ın dönemindeki şartlı tahliye dolayısıyla 11 yıl 7 ay yatış sonrasında cezaevinden tahliye oldu. Yalçıner’in çevresinde birçok insan vardı onunla tanışan, çalışan... Fakat cezaevi çıkışından sonra ona kimse sahip çıkmadı. O dönemde Cuma dergisi onun yanında oldu, sayfalarını ona açarak yazı yazma imkanı tanıdı. Biz kendisiyle Cuma dergisi, Vakit ve Akit gazetesinde bir arada olduk. Kendisi gerçekten bu davaya gönül vermiş önemli şahsiyetlerden biriydi. Yalçıner hayatı boyunca Hak davadan taviz vermeden, dik duruşuyla kaleme aldığı yazılarla, özellikle gençlerle yaptığı sohbet ve konferanslarla fikir anlamında öğretici bir yol çizdi. Cenab-ı Allah, kendisine rahmetiyle muamele etsin, mekanı cennet olsun.

Kaleminin hakkını veren yürekli gazeteciydi

Yeni Akit Gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve Yazarımız Ali İhsan Karahasanoğlu:

Cesur bir gazeteciyi daha kaybettik. Yılmaz ağabeyi, Akit gazetesinin kuruluş döneminde tanıdım. 1980 darbe öncesinde ben imam hatip lisesinde öğrenci iken, Şura dergisini çıkartıyordu. Şura dergisinde sisteme diz çöktüren başlıkları ile gıyaben tanıdığım Yılmaz ağabeyi, Akit gazetesinin kuruluşunda birebir tanıma fırsatı buldum.. Cesur idi. Gerçekten kaleminin hakkını veren yürekli bir gazeteci idi. Allah rahmet eylesin. Mekanı cennet olsun.”

Yüreği iman, vatan ve insan sevgisiyle doluydu

Yeni Akit Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mehmet Duvarbaşı:

“Bir süre yüz yüze, uzun bir süre de dışardan hazırladığı sayfalar vesilesiyle Vakit/Akit çatısı altında çalışma fırsatı bulduğum Yılmaz Yalçıner ağabeyin vefat haberi bizleri derinden yaraladı. Milliyetçi-vatansever bir Müslüman olan Yalçıner 1980 darbesinin ardından atıldığı cezaevlerinde türlü işkencelere maruz kalmış, büyük çileler çekmiş bir dava ve gönül adamıydı. İleri görüşlü gazeteciliği ve naif bir üslupla kaleme aldığı sürükleyici, ibret verici yazılarıyla hem genç nesle örnek olmuş hem de yüzbinlerce mağdurun mazlumun sesi soluğu olmuştu. Sert mizacına rağmen yüreği insan ve vatan sevgisiyle dolu mümtaz bir basın erbabını kaybettik. Mekanı cennet olsun inşaallah.”

 

Yorumlara Git

Erdoğan tüm cumhurbaşkanı adaylarını solladı!

İHA ve füzelerle bombardıman! Savaş uçakları havalandı!

Özgür Özel'e soğuk duş! O isimler CHP'de kalacak!

Kur’an kursu öğreticileri mağduriyet yaşıyor!

23 yıllık Türk tekstil devi iflas etti!