AKİT MENÜ

Gündem

Türkiye Düşmanların yeni taktiği: Psikolojik harp

Son dönemde PKK, DHKP-C, DAEŞ ve benzeri örgütlerle adeta kurtuluş savaşı mücadelesi veren Türkiye'nin başarısı, Türkiye düşmanlarını yeni bir savaş stratejisine itti. Muhalefetin başını çektiği yeni savaş taktiği ise Psikolojik harp işte ayrıntıları

Anadolu Haberim köşe yazarı Binnur Günay, Türkiye'yi hedefi altına alan yeni savaş taktiklerini yazdı, işte o yazı;

Hükümetin terörle mücadelede ortaya koyduğu kararlılık ve sonuçlar ne zamanki geçmiş dönemlere kıyasla reel neticeler vermeye başladı; mukabilinde terör örgütlerine dolaylı ve dolaysız olarak destek verip semirtenler de farklı bir taktiğe yöneldi. Psikolojik savaş tekniklerini her ortamda her durumda etkin olarak nasıl kullanabiliriz tezi ile Ülkemizdeki vatandaşlarını “terör” algısı üzerinden “can güvenliği” temelli uyarılara başladılar.

Amaç ne?


Tüm terör örgütlerini hemen hemen finanse edip destekleyenler sözüm ona vatandaşlarını düşünerek önce belirli bölgeler, ardından 81 ili kapsayacak genel çağrılar ve ikazlarda bulunuyorlar. Terörle mücadele kati sonuçlar alınırken, hükümetin ordu ve emniyet güçleriyle topyekûn seferberlik başlattığı bir dönem bu! Ülkemizin her noktada ekonomik teknolojik ve farklı sahalarda kendi gerçekliğini ve üzerindeki “ölü toprağını” atmaya çabaladığı bir dönemde yapıldı bu çağrılar.


Çağrıları yapanlara dikkat ettiniz mi?


Bir kaç garnitür ülkeyi saymazsak hepsibilinen ve tarih boyunca her türlü kötülüğü ve entrikayı üzerimizde çevirenler. İçimizdeki hainlerle her an ve her dönem içli dışlı olan odaklar.

Batı dünyasının deneysel psikoloji sahasında elde ettiği sonuçlar üzerinden yapılan bir operasyon bu!


Bu operasyon için istihbarat alanında kullandıkları sosyologlar, psikologlar vasıtasıyla şekillendirilen ana merkeze dönük bir saldırı bu. Hükümetin olayın farkına varması ve istedikleri tepkiyi vermemesi neticesinde iç unsurları devreye soktuklarına şahit oluyoruz.


Ne diyorlar? ”Hükümet terörü yapanları biliyor, hatta terörü bilerek yaygınlaştırıyor” zırvalarıyla halkı galeyana getirmeye çabalıyorlar. Tetikçi, kan emici, işbirlikçi medyatik unsurlar marifetiyle…


Terörün temel aktörleri belli; Pyd, Pkk, Daiş ve tüm illegal sol terör örgütlenmeleri. Kendi ülkelerinde bu terör örgütlerine yardım ve yataklık ettiklerini kamufle eden sahtekarlar akıllarınca bu oyundan netice alacaklarını umuyorlar.


Vatandaşlarına hitap ediyorlar; Türkiye de şu, bu, orası, burası ve genelde hiçbir yere gitmeyin, geri dönün, seyahat etmeyin gibi olumsuz emir kipleri!
İçimizdeki hainlerde bu çağrıya kulak vererek aynı çağrının muhatabı oldukları ifade edip, gece alemleri, barlar, pavyonlar da vakit geçirmekten geri kalmıyorlar Taksim’de, Nişantaşı’nda, Bakırköy’de…


Bir manası ile “pasif direniş” sessiz ve derinden değil, bu kez aleni olarak ifade ediyorlar. Hükümet üzerine aldığı vatandaşın can güvenliği mesuliyetini yerine getiremiyor, çünkü “onlar ceplerini doldurmakla meşgul(!), yolsuzluk hırsızlık(!)” la uğraşmaktan vatandaşın can güvenliğini düşünecek zamanları yok(!), gibi algı operasyonları yapılıyor.


Bunu ne zaman yapmaya başladılar?


Hükümetin karşısında etkin ve yapıcı bir muhalefetin tamamen siyasal etkin olma gücünün tükendiği ve “pornografik” resim kareleri üzerinden neticeler almaya yöneldiği bir zamanda! Bunun içine namus, ırz, kadın kız, çoluk çocuk, genç ihtiyar demeden mahremiyet güvenliğini de ekleyerek yapıyorlar ve yaptırıyorlar. Samanlıkta iğneyi bulup, hükümetin iğneyi samanlığa sakladığı tezi ile güçlendirmek kadar salakça ve ahmakça ifadelerle…
Sokak eylemleri, başaramadıkları “darbe” ve “devirme” senaryolarının bu kez içini sosyo-psikolojik çarpıtmalarla doldurup “halk hareketi” kodu ile bütünleştirmek istiyorlar.


Kaygı ve beraberinde gelen “bu ülkede yaşanmaz”,”yaşayanlar zaten yandaş” ve “makarnacılar” kurnazlığı ve ahlaksızlığı ile şekillendirme telaşındalar…


İnternete girmeyin!, Hükümeti eleştirmeyin!, Suya sabuna dokunmayın!, Muhalefet olmayın!, Gazetecilik yapmayın!, Düşünmeyin!, Hakkınızı aramayın!, Hamile kalın ama kürtaj yaptırmayın!, İbne olun ama LGBT’li olduğunuzu ifade etmeyin beyin blokajları…


Tüm çağrılar gezi hadiselerinin nedense yıldönümüne denk geldiği zamanlarda yapıyorlar. Yani yılanın, çiyanın, kurdun, çakalın kanlarının kaynadığı zamanlara denk getiriyorlar. Tam olarak iflas eden sistemi yeniden inşa ve imar etmeye çabalayan devlet aklının kararlılık vurgusunu yenilediği zamanlarda oluyor bu olanlar…


Abdülhamid Han’dan bu yana yapılan çağrıların aynısı; ''BÜTÜN VARLIĞINIZ TEHDİT ALTINDA! SİZİ TEHDİT EDEN YÖNETİCİLERİNİZİ AZLEDİN! DİKTATÖRLÜĞE(!) BOYUN EĞMEYİN. EMPERYALİZMİN ŞEFKATLİ KUCAĞINA SIĞININ!'' 

Kaynak:Anadoluhaberim/BinnurGünay

Yorumlara Git

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan flaş açıklamalar

Bakan Bolat ‘Güçlü Türkiye’ye gıptayla bakıyorlar’ Rol model ülke konumuna geldik

Türkiye ekonomisinde finansal borç yükü azalıyor! Milli ekonominin borçluluk oranları dünya devlerini geride bıraktı!

Kim seçti, nasıl seçti, araştırmadan mı seçti? AK Gençlik konserinde LGBT destekçisi şarkıcı

Sağlık Bakanlığı'ndan flaş hantavirüs açıklaması