AKİT MENÜ

İSLAM

18.12.2021 Günün Âyet ve Hadisi

Sizler için seçtiğimiz günün âyet ve hadisini istifadelerinize sunuyoruz...

VAHYİN DİLİNDEN

وَقَالَ رَبُّكُمُ ادْعُونٖٓي اَسْتَجِبْ لَكُمْؕ اِنَّ الَّذٖينَ يَسْتَكْبِرُونَ عَنْ عِبَادَتٖي سَيَدْخُلُونَ جَهَنَّمَ دَاخِرٖينَࣖ

Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla

"Rabbiniz şöyle buyurdu: Bana dua edin, duanızı kabul edeyim. Bana kulluk etmeyi kibirlerine yediremeyenler,   aşağılanmış olarak cehenneme gireceklerdir!"

 (Mü'min Suresi - 60)          (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)

TEFSİRİ:  

Yukarıda inkârcıların, yeniden dirilme ve âhiret hayatı konusundaki kuşkuları reddedilmiş; bilginin cahillikle, iyi iş yapanların kötülük yapanlarla bir tutulamayacağı belirtilmiş; ardından “Kıyamet saati mutlaka gelecektir” buyurularak hem putperestlerin bu husustaki inkârları reddedilmiş hem de orada kurtuluşun Allah’ın âyetlerine, özellikle âhiretle ilgili açıklamalara içtenlikle inanan ve iyi işler yapanların hakkı olduğuna işaret edilmişti. Burada ise inkârcılara kurtarıcı bir çağrıda bulunulmaktadır.

Taberî, “Bana dua edin” buyruğunu, “Bana kulluk edin; ibadeti benden başkasına, putlara ve başka şeylere değil, sırf bana yapın ki duanızı kabul edeyim; size rahmetimle muamele edeyim ve sizi bağışlayayım” şeklinde açıklamıştır. Bu yorumdan anlaşıldığına göre âyetteki dua kavramı ibadeti de kapsamaktadır. Âyetin devamındaki ibadetle ilgili cümle de bu yorumu desteklemektedir. Hz. Peygamber’in “Dua ibadetin kendisidir” buyurduğu, ardından da bu âyeti okuduğu bildirilmiştir (Tirmîzî, “Tefsîr”, 40). Hatta ünlü âlim Süfyân-ı Sevrî, günahlardan uzak durmanın bile dua olduğunu belirtmiştir (İbn Atıyye, IV, 566). İşte âyette, başta Kur’an’ın ilk muhatapları olmak üzere inkârcılar, bu geniş anlamda Allah’a dua etmeye ve O’ndan karşılık almaya çağırılmakta; ardından bu çağrıya uymak yerine, hâlâ kör bir inatla büyüklük taslayıp Allah’a kulluk etmeyi ve Resûlullah’ın getirdiği dinin kurallarına teslim olmayı kendilerine yediremeyenlerin varacakları son yerin, zelil ve hakir vaziyette girecekleri cehennem olduğu haber verilmektedir.

Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 4 Sayfa: 671

ALLAH RASULÜNDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem) 

“Allah’a duânızın kabul edileceğine kesinlikle inanmış olarak duâ edin.

  Şunu da bilin ki Allah kendisinden gafil ve başka işlerle meşgul bir kalbin duâsını kabul etmez.” (Tirmizî)

AÇIKLAMASI: 

 Şimdi düşünelim; bir kimse -arzusunu dile getirdiği- bir dilekçeyi, “Valilik makamına” değil, başka birinin adına yazıp valinin huzuruna çıksa; acaba Vali bu dilekçeyi kabul eder mi?

Elbette etmez, hatta eğer cehaletine vermezse ceza bile verebilir. Çünkü cehalet yoksa, taammüden “Valilik makamı” ile alay edilmiştir.

Yahut bir kimse padişahın huzuruna bir ihtiyacını arz etmek üzere gitse, fakat huzurda laubali tavırlarda bulunsa, sağa-sola bakınıp dursa, padişah değil, kapıcı ile meşgul olsa ve ne dediğini bilmeden konuşsa, elbette durumu hoş karşılanmaz ve muhtemelen isteği de yerine getirilmez.

Bu iki misal gibi, onlarca misal verilebilir. Bu iki misaldeki kimsenin durumu, bir gafleti, samimiyetsizliği, ciddiyetsizliği, huzura çıktığı makama karşı edepsizliği simgeler.

İşte bunun gibi, kalbi gafil olan kimse, Allah’ın huzurunda olduğunu bilmiyor, dua dilekçesini onun uluhiyet makamına arz etmesini idrak etmiyor. Hatta bazen kendisinin neler söylediğinin de farkında olmuyor.

Bundan anlaşılıyor ki, gafil bir kalpten çıkan dualar kabul olmayı haketmiyor. Çünkü, Allah’ın huzurunda başka şeylerle meşgul olmak, onlara müteveccih olmak, edep dışı bir tavırdır.

Yorumlara Git

Ali Karahasanoğlu: Sıra Ekrem'e geliyor, bakalım bayılacak mı yoksa ayılacak mı?

İki belediyeye yolsuzluk operasyonu: Belediye başkanları gözaltında

Türkiye “Patron Devlet”tir, NATO ile sınırlandırılamaz!

Türkiye'nin dibinde Ebola alarmı!

Venezuela depreminden ilk görüntüler! Çifte sarsıntı ülkeyi vurdu