AKİT MENÜ

Dünya

Türk vatandaşlığına geçti diye toplama kampına götürdüler

ABD, Kanada ve Avustralya’nın ardından İngiltere de Çin’in insan hakları ihlalleri konusundaki tutumunu devam ettirmesi nedeniyle, Pekin’de düzenlenecek 2022 Kış Olimpiyatları’nı diplomatik olarak boykot kararı aldı. Ancak Çin, Müslümanlara karşı işkence, tecavüz ve kötü muamele uygulamalarına, bu boykotlara rağmen ısrarlı tutumunu sürdürmeye devam ediyor.

GÖKSEL ÇAĞLAV  ANKARA

Çin’de Müslümanlara karşı yapılan insan hakları ihlalleri, kadınlara yönelik tecavüz, taciz, kötü muamele ve işkence uygulamaları uluslararası kamuoyunda tepkilere neden olurken, Çin bir adım dahi geri adım atmıyor.

“Türk vatandaşlığına geçenler de hedef alınıyor”

Uygur Özerk Bölgesinde Müslüman Uygur Türklerine yönelik baskıların arttığı şu dönemde, Türk vatandaşlığına geçenler de hedef alınıyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olduğu gerekçesiyle hasta annesinin yanından alınarak toplama kamplarına kaçırılan 35 yaşındaki anne Mevlüde Hilal’in ablası Medine Nazimi yaşadıklarını Akit’e anlattı. Kardeşinden yıllardır haber alamadığını belirten 38 yaşındaki 3 çocuk annesi Nazimi, “Ben üniversiteyi Çin edebiyatı olarak okudum, yüksek lisans için Malezya’ya gittim, oradan da 1 çocuğumla birlikte Türkiye’ye geldim, iki çocuğumda Türkiye’de dünyaya geldi. 2009 Temmuz olayları olduğunda büyük bir katliam gerçekleşti. Aile ile olan iletişimimiz tamamen kesildi. Malezya’nın Çin ile ilişkisinin iyi olmamasından dolayı kendimizi güvende hissetmeyerek Türkiye’ye geldik. Şu anda İstanbul’da Türkçe ve Çince tercüme işlerinde çalışıyorum. Benim kız kardeşim Mevlüde Hilal 35 yaşında 1 çocuk annesi, 2006’da Türkiye’ye okumak için geldi. İstanbul Üniversitesi İşletme Bölümünden mezun olduktan sonra Türk vatandaşlığına geçti. Memleketimizde annem, babam ve erkek kardeşim yaşıyordu, annem hastalanınca kız kardeşim Mevlüde anneme bakmak için gitti. 2017’nin sonlarında Çin hükümeti Mevlüde’yi toplama kampına aldı. 2019 Mayıs’ta serbest bırakıldı, ama 12 Haziran 2019’da Türkiye’de okudu, yaşadı ve Türk vatandaşı oldu diye bölücülükle suçlayarak tekrar toplama kampına götürdüler. Şu ana kadar Mevlüde nerede, ne yapıyor, yaşıyor mu, yaşamıyor mu, sağlığı nasıl, başına ne geldi hiçbir şey bilmiyoruz” şeklinde konuşurken ağlamaktan hıçkırıklara boğuldu.

İletişimimizi de engelliyorlar

Kız kardeşinin bir çocuğuna dedesinin baktığını aktaran Nazimi, “Annem bu yaşadıkları üzüntüyle hayatını kaybetti. Ben Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak istediğim zaman vize alıp gidemiyorum. Annem acı çekerken, bu dünyadan Hakkın rahmetine kavuşurken bir evlat olarak ondan helallik alamadım, yanında olamadım, son bir kere dahi olsa yüzünü göremedim. Bunların hepsi Çin zulmünden kaynaklandı. Şu an babam var, kız kardeşimin mirası yeğenim var erkek kardeşim var orada, onlarla da iletişimim yok. Normal bir şekilde onlardan da haber alamıyorum. Çünkü direk bir görüşmemize izin vermiyorlar. Şu an akıllı telefonların olduğu bir çağda yaşıyoruz, ama maalesef kalan ailemle telefonla bile görüşemiyorum. Çin yönetimi, Doğu Türkistan’da burada kullandığımız WhatsApp gibi uygulamalar, sosyal medya hesaplarını kullandırmıyor. Bu uygulamaların kullanılmasına izin vermiyorlar, kullanmaya kalkanları tespit edip kamplara götürüp işkenceye tabi tutuyorlar. Orda sadece Çin’in ürettiği kontrol ettiği uygulamalara izin veriliyor. Bizi o uygulamalar üzerinden aramaya kalktığımızda da, ‘Sana Türkiye üzerinden görüşme gelmiş’ denilerek hemen alıp kamplara götürürler. Bu korkudan dolayı kalan ailemin başına bir şey gelmesin en azından hayatta kalsınlar diye rahat bir iletişim kuramıyoruz. Doğu Türkistan Çin’in deyimiyle ‘Uygur Özerk Bölgesi’ Çin yönetimi tarafından giriş çıkışlara kapatılan kapalı bir kutu gibi oldu. Ne dışarı çıkabiliyorlar ne de dışarıdan biri içeriye girebiliyor. Burada birçok yabancı ülke vatandaşına da, orada yaşananları, oradan çıktıklarında Dünya kamuoyuna anlatacakları için çıkartmıyorlar. Oradan kurtulan 9 tane hanım ve bir tane erkek tanığımız var. Bunlar orada ne gördüklerini, ne yaşandığını anlatmaya çalışıyorlar. Ancak bunlar sadece internet üzerinde izlenebiliyor. Tüm dünya bu zulme sessiz kalıyor. Maalesef o toplama kamplarında kadınlara sistematik tecavüz uygulanıyor” sözleriyle orada yaşayanların acılarını paylaştı.

Yorumlara Git

ABD Başkanı Trump, Suriye Cumhurbaşkanı Şara ile görüştü!

Dışişleri'nde sıcak saatler! Bakan Hakan Fidan tebliğ etti

Türkiye'yi sallayan sözler: Bana suikast planladı

Kalleşlikte sınır tanımıyorlar! "Suriye hükümeti DEAŞ'lı teröristleri serbest bıraktı" yalanı

Türkiye, Pakistan'ın büyük acısını paylaştı