Medya
Sözde AK Parti'ye yakın kurumlar! Neredesiniz?
Sabah gazetesi yazarı Okan Müderrisoğlu, yeni format atılan ekonomik programa zorlu zamanlarda sorumluluk üstlenmesi umulan pek çok ismin destek vermediğine işaret ederek, "Daha bir hafta öncesine kadar sessiz ve derinden gitmeyi tercih eden güya AK Parti'ye müzahir olduğu varsayılan bazı sivil toplum kuruluşlarının bırakın candan olmasını, yandan bile katkı sunmamasını eleştirmek durumundayız" ifadelerini kullandı.
Sabah gazetesi yazarı Okan Müderrisoğlu, yeni format atılan ekonomik programa zorlu zamanlarda sorumluluk üstlenmesi umulan pek çok ismin destek vermediğine işaret ederek, "Daha bir hafta öncesine kadar sessiz ve derinden gitmeyi tercih eden güya AK Parti'ye müzahir olduğu varsayılan bazı sivil toplum kuruluşlarının bırakın candan olmasını, yandan bile katkı sunmamasını eleştirmek durumundayız" ifadelerini kullandı. İşte Müderrisoğlu'nun, dut yemiş bülbüle dönen tiplere "Yenilenen ekonomik programa taraf mısınız, değil misiniz? Yağmurlu havada şemsiye tutacak mısınız, yoksa güneş açmasını mı bekleyeceksiniz?" sorusunu sorduğu o yazı:
"Yeni format atılan ekonomik programa, piyasadaki malum çevrelerin direnç göstermesi bekleniyordu da zorlu zamanlarda sorumluluk üstlenmesi umulan bu kadar çok ismin sütre gerisine çekilmesi beklenmiyordu. Hele ki program karşıtları adeta savaş ilan etmişken...
Programın içeriğini tam bilmediği için susanları bir yere kadar anlamak mümkün. Ama yine de Cumhurbaşkanı genel çerçeveyi çizmişken, siyasi ve ekonomik oyuncu diye görülen pek kıymetli kimi kadroların olup biteni bir süre tribünden izlemesi anlaşılır değildi, kabul edilir hiç değildi. Daha bir hafta öncesine kadar sessiz ve derinden gitmeyi tercih eden güya AK Parti'ye müzahir olduğu varsayılan bazı sivil toplum kuruluşlarının bırakın candan olmasını, yandan bile katkı sunmamasını ise eleştirmek durumundayız.
Dolayısı ile...
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın pazartesi günü açıkladığı TL'yi, yatırımı ve üretimi koruma paketinin ilk olumlu sonuçlarından sonra yeniden sahne alan aktörlerin bir karar vermesi gerekiyor. Yenilenen ekonomik programa taraf mısınız, değil misiniz? Yağmurlu havada şemsiye tutacak mısınız, yoksa güneş açmasını mı bekleyeceksiniz?
Bakınız...
Faizin sistemdeki hâkim konumunu değiştirerek, kurla bağlantısını kesmeyi; yatırım, ihracat ve istihdam dostu büyümeyi, kalıcı cari fazla oluşturarak dış şoklara karşı ekonomiyi dayanıklı kılmayı öngören program, oldukça hassas bir dönemde uygulanıyor. Bu nedenle zigzaglara, manevraya yer bırakmıyor. Elbette, riskler söylenebilir ama aynı anda uygulanabilir çözümler de geliştirilerek bu dönüşüm bir şekilde omuzlanmalıdır.
Özetle...
Türkiye, özgün ve bir bakıma hibrit ekonomik modele doğru karakter kazanıyor. Önemli olan toplumun her kesiminin kazanacağı ama alt gelir gruplarının sınıf, sanayimizin lig atlayacağı sürecin sahiplenilmesi ve dinamik gelişmelerle ilerleyeceğinin de bilinmesidir... (...)"