Ekonomi
Topluma nazar değdi!
Gazetemiz Yazarı Abdurrahman Dilipak, "Topluma nazar (mı) değdi!" başlığıyla toplumun gidişatı hakkında dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.
Gazetemiz Yazarı Abdurrahman Dilipak, "Topluma nazar (mı) değdi!" başlığıyla dikkat çeken bir yazı kaleme aldı.
"Topluma “nazar” mı değdi, yoksa, biz “Allah’ın ipi”ni bıraktık da, O da bizim ipimizi mi bıraktı!?" diye soran Dilipak, Arif Nihat Asya'nın şiirini de paylaşarak, toplumun erozyona uğradığını belirtti.
İşte o yazı:
Topluma “nazar” mı değdi, yoksa, biz “Allah’ın ipi”ni bıraktık da, O da bizim ipimizi mi bıraktı!?
Miladi “Yılbaşı” yaklaşıyor ya, alın size, Arif Nihat Asya’dan bir “erken yılbaşı şiiri”. “Poetika ile Politika” arasında ince bir bağ kuralım bu şiir üzerinden:
“Bize bir nazar oldu Cumamız Pazar oldu.
Ne olduysa hep bize azar, azar oldu.
Ne şöhretten hastayız, ne de candan hastayız.
Ne ruhça ne vücutça ne de kandan hastayız.
Avrupa’ya bir değil iki pencere açtık,
Uzun yıllardan beri cereyandan hastayız.
Batı, batı diyerek eyvah hep batıyoruz.
Yaklaştıkça her sene öz yurdumda yılbaşı,
Yapılır milletime Frenkçe sahte aşı,
Buna ağlar ağacı hem toprağı, taşı,
Batı, batı diyerek eyvah hep batıyoruz,
Sen Hıristiyan mısın? Diye sorsan darılır,
Yılbaşında hindi kaz yemesine bayılır,
Çam deviren hindi ki nasıl mümin sayılır,
Bilmiyoruz çoğumuz ne edip yapıyoruz,
Batı, batı diyerek eyvah hep batıyoruz.”
Övünmeyi-dövünmeyi bir kenara bırakalım. Elbette iyi şeyler de, kötü şeylerde oluyor. Önemli olan iyilikleri artırmak, kötülükleri engellemek. Hepsinden önemlisi, alınıp satılan meta cinsinden şeyler değil, manevi değerler. Akıl ve kalp erozyona uğruyorsa, onun yerini satın alınan hiçbir şeyle dolduramazsınız.
MEB’de şunu yaptık, gençlikte şunu yaptık, ailede bunu yaptık, sanayi, karayolları, sağlık her alanda çağ atladık filan, övünüp duruyorduk ya, geldiğimiz nokta artısı ile eksisi ile ortada. Dini hayat, ahlak, adalet, kayıt dışı ekonomi, gıda fiyatları, işsizlik filan o konuda durum ne?
Bir de; her yere cami yaptık, ama içini doldurmayı unuttuk. Oysa cami bizim için taş, tuğla, çimento, minare, kubbeden ibaret değildi. “Allah’ın evi” idi orası.
YAZININ DEVAMI İÇİN TIKLAYINIZ!