AKİT MENÜ

Gündem

Yerin dolmuyor Hasan Ağabey

‘Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz’ ilahi hikmetini tecelli ettirircesine, Peygamber şehri Medine’de Hakk’a yürüyen merhum Genel Yayın Yönetmenimiz Hasan Karakaya’yı ebediyete hicretinin yıldönümünde dualarla yâd ediyoruz. Vefatının sene-i devriyesinde Karakaya’yı anlatan ailesi, dostları ve meslektaşları, “Hak ve hakikatin savunucusu, dava adamı Karakaya’nın yerini doldurmak çok zor. Onu özlüyoruz” dediler.

Güncelleme Tarihi:

Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan temaslarını takip eden heyette yer alan ve Mescid-i Nebevî ziyaretinin ardından kalp krizi geçirerek ebedi âleme göçen merhum Genel Yayın Yönetmenimiz Hasan Karakaya’yı Hakk’a irtihalinin 6. yıldönümünde dualarla yâd ediyoruz. Özellikle 28 Şubat sürecinde Müslümanlara yönelik başlatılan sistematik baskıya boyun eğmeyen ve cuntacıların türlü baskılarına rağmen hakikati haykırmaktan vazgeçmeyen Karakaya, her daim ümmetin sesi oldu. Mütevazılığı, sevecenliği ve tavizsiz duruşuyla hatırlanan Karakaya, kaleme aldığı enfes yazılarıyla gönüllerde taht kurdu ve Türk basınının özlenen kalem erbapları arasındaki yerini aldı. Vefatının 6. yıldönümünde ailesi ve yakın çalışma arkadaşları, Karakaya’yı gazetemize anlattı.

Başkan Erdoğan'ın teşrifiyle anılacak

Mütedeyyin camianın unutulmaz kalemi Hasan Karakaya, Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın teşrifleriyle düzenlenen programda anılacak. Bugün Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek törene devletin üst düzey isimleri, Akit Medya Grubu yöneticileri ve çalışanlarının yanı sıra Karakaya’nın okuyucuları ve sevenleri iştirak edecek. Saat 14:00’da gerçekleşecek program Akit TV ve yeniakit.com.tr’den canlı olarak yayınlanacak.

Yazılarını eğip bükmeden kaleme alırdı

Akit Medya Grubu İcra Kurulu Başkanı Mustafa Karahasanoğlu, Karakaya’nın ihlas sahibi dava adamı olduğunu belirterek, “Hasan tam bir dava adamıydı. Sevenleri çok olduğu kadar düşmanları da vardı. O ve Akit, birbirini tamamlıyordu. 36 senelik tanışıklığımızın 28 senesinde birlikte çalıştık. ‘Biz akit’te bir aileyiz’ derdi. Yazılarını eğip bükmeden kaleme alıyordu” ifadelerini kullandı. Karakaya’nın çizgisinden hiç taviz vermediğini kaydeden Karahasanoğlu, “Açılan davalarda hep yazdıklarının arkasında durdu, hiç yamulmadı. İslam’a saldıranlara hoşgörü ile yaklaşan bizim cenahın bazı kalemleri, kartel medyası ile ağız birliği yaptılar. Biz ise tâ baştan beri müminlere karşı müşfik olacağımıza, kafirlere karşı dik duracağımıza söz vermiştik. Öyle de yaptık. Onun o ihlasını Cenab-ı Hakk tavaf ve sa’yını yapıp tertemiz bir hale geldikten sonra Peygamber Efendimiz’i (S.A.V) ziyaret edip Mevla’sına tertemiz kavuşturdu” şeklinde konuştu.

Yazıları yüreklere su serpiyordu

Akit TV Yönetim Kurulu Başkanı Osman Nuri Karahasanoğlu da, Hasan Karakaya’nın Hakk’ı yılmadan savunduğunu vurgulayarak, “Hasan Ağabey yazılarıyla inanan insanların, mazlumların yüreklerine su serpiyordu. Mazlumların sesi soluğu olmuştu. Yazılarıyla, duruşuyla gazetecilik nedir ne değildir eşsiz örneklerini veriyordu” dedi. Karakaya’nın 28 Şubat’ın en karanlık günlerinde yılmadığını söyleyen Karahasanoğlu, “Hak neyse onu yazıyordu. Kaleme aldığı yazılarda da bunları görüyorduk. Yeri doldurulur mu? Çok zor görüyorum. Böyle güçlü bir kalemin yetişmesi de zor, Akit gibi bir gazeteyi bulması da zor. Kendisine Allah’tan rahmet diliyorum” ifadelerini kullandı.

 

Yılmadan hakikati söyledi

Sorumlu Yazı İşleri Müdürümüz ve Hasan Karakaya’nın uzun süre avukatlığını yapan Ali İhsan Karahasanoğlu ise “Hasan abi ile 12 Eylül 1993’de Beklenen Vakit gazetesinde başlayan mesai birlikteliğimiz ve yol arkadaşlığımız vefatına kadar sürdü” dedi. Karakaya’nın eşsiz bir yazar olduğunu kaydeden Karahasanoğlu, “En önemli özelliği, korkusuzluğu idi.. Eleştireceği kişi general imiş, yüksek düzeyde bürokrat imiş, yüksek hakim imiş.. Eli uzun bir mafya mensubu imiş.. Haklı olduğuna inandığı an, bir de kafiyesini oturtmuş ise, onun kaleminden kimsenin kurtulması mümkün değildi” dedi. Karakaya’nın yaşadığı gibi son nefesini verdiğini hatırlatan Karahasanoğlu, “Vefatından kısa süre önce verdiği bir röportajda, ‘Hz. Peygamberin dizinin önüne çöküp onu dinleme’ hayali, Hasan abinin Medine’de vefatı ile gerçekleşti.. Hz. Peygamber ile aynı yaşta vefat etmesi de, ayrı bir tevafuk” açıklamasında bulundu.

Dâvâsı dâvâmız

Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi Hasan Hüseyin Maden de “Hasan abiyi ölüm yıldönümünde anıyoruz demek hatırasına saygısızlık olur. Biz onu her gün anıyoruz, daim hatırlıyoruz. Davasını davamız biliyoruz. Onun kutsalları bizim de kutsalımızdır” dedi. Karakaya’nın eşsiz bir gazeteci olduğunu kaydeden Maden, “Meslek olarak da aynı çizgi de yayın yapmayı seviyoruz. Yani Hasan abi sanki sağmış gibi hep onun hatırasıyla yaşıyoruz. Ne var ki kendisini çok özlüyoruz” şeklinde konuştu.

 

 

Hasan ağabey milyonların sesi olmuştu

Yenik Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi ve Yazı İşleri Müdürü Mehmet Duvarbaşı ise şunları dile getirdi: “Kalbiyle, kalemiyle, diliyle ve kişiliğiyle mümtaz bir şahsiyet olan Hasan Karakaya ağabeyi ebediyete uğurlayışımızın üzerinden tam 6 yıl geçti. Yeri geldiğinde kaleminden gül akan yeri geldiğinde o kalemiyle şer odakların suratına Osmanlı tokadı gibi çarpan Hasan abinin yeri dolmadı ve dolamayacak.” Medine’de vefat eden Hasan Ağabey’in her zaman mazlumlarında yanında yer aldığını vurgulayan Duvarbaşı, “Yazılarıyla yüzbinlerce mağdurun sesi, mazlumun hamisi, garibanın abisi olan Hasan ağabeyi içimizde yaşamaya ve yaşatmaya devam edeceğiz. Gerek olaylara bakış açısı, gerekse gazetecilik anlayışıyla etrafındakilere ilham kaynağı olan, mazlumu sonuna kadar kollayıp zalimin karşısında korkusuzca dikilen, imanlı, ihlaslı, koca yürekli adamı rahmet ve minnetle anıyoruz” dedi.

Karakaya ümmetin yandaşıydı

Akit Gazetesi Yayın Kurulu Üyesi ve Haber Müdürü Murat Alan da Hasan Karakaya ile birlikte çalışmanın verdiği gururu şöyle anlattı: “Böylesine namuslu, dürüst, vatansever bir kalem erbabıyla çalışmak belki de çocuklarıma anlatacağım en güzel anılardan biri benim için… Milletin, sivil iradenin, özgürlüğün, kardeşliğin ve en önemlisi de ümmetin yandaşıydı Karakaya. Yıllarca bunun mücadelesini verdi. Ümmetin, milletin, devletin umudu dediğimiz sayın Cumhurbaşkanımız Erdoğan başa gelene kadar da mücadelesini aynı kararlıkla sürdürdü. Uğruna dayak yediği, küfür işittiği, işkence gördüğü iradenin iktidar olması da yetmedi Hasan Ağabeye, muktedir olana kadar savaştı.”

 

Cesaret ve samimiyet timsaliydi

Gazetemiz İmtiyaz Sahibi ve Yayın Kurulu Üyesi Ramazan Fatih Uğurlu, Karakaya ile dostluklarının çok uzun yıllara dayandığını kaydederek, şunları söyledi: “Hasan Karakaya ile dostluğumuz Bab-ı Ali’ye, Ankara’ya Rüzgarlı Sokak’tan giriş yaptığı 1976 yılında başlar. Milli Gazete’de başlayan bu birliktelik zaman zaman ayrı gazetelerde olsa da aynı fikir ikliminde ve aynı yolun yolcusu olarak 40 yılı aşan bir süre devam etti. Sürekli Fatiha’larımızda olan Karakaya’yı on binlerce seveni ile birlikte rahmet ve özlemle anıyoruz. Kabri cennet bahçelerinden bir bahçe olsun duası ile…” Son yolculuğunda onu cesaretin ve samimiyetin bir örneği olarak sahibine uğurlamıştık.

 

Babam hiçbir zaman savaşını bırakmadı

Merhum Hasan Karakaya Ağabey’in oğlu Fatih Karakaya da, gözünü açtığından beri babasının gazetecilik yaptığını dile getirerek, “Gazetecilikle babalığı eşzamanlı gerçekleşti. Her ne kadar yazılarında sert bir mizaca sahip gözükse de aile içinde müşfik, babacan, hoşgörülü, eşitlikçi, özgürlükçü, okumayı çok seven bir babaydı. Kalbi yüreği çok geniş bir insandı” ifadelerini kullandı. Babasının inandığı değerlerin peşinden gittiğini söyleyen Karakaya, “Linç girişimleri, tazminat davaları, generallerin açtığı davalar maddi ve manevi yıkımlara neden oldu. Evimize hacze gelmeleri, babama iftiralar atmaları, tavuk kesemeyecek adamı, adam öldürmeye azmettirmekle suçlamaları. Bu süreç hepimiz için yıpratıcı oldu. Babam hiçbir zaman savaşını bırakmadı. Fikrinin, inandığı değerlerin peşinden gitmeyi tercih etti. Evladı olarak babasıyla gurur duyduğunu vurgulayan Karakaya, “Neticede evladı olarak büyük bir gurur bıraktı” şeklinde konuştu.

Her yıl hasretimiz koyulaşıyor

Medya Derneği Başkanı Ekrem Kızıltaş,“Hasan Karakaya’nın vefatı sonrası geçen yıllarda yokluğuna alışmaya başlasak da arkadaşlığı, muhabbeti ve hele de gelişmeler karşısındaki dik duruşuna olan hasretimiz koyulaşıyor. Ülke olarak karşı karşıya bulunduğumuz saldırılara yönelik olarak Hasan Karakaya olsaydı nasıl bir haber yapar, nasıl bir başlık atar, yazı yazar ve TV programlarında neler söylerdi sorusu hâlâ önemli. Son nefesini Peygamber Efendimiz’in (sav) misafiri olarak veren Hasan kardeşime tekrar rahmetler diliyor, makamının Cennet olmasını niyaz ediyorum.”

 

İslâm dâvâsının yalın kılıç eriydi

Hasan Ağabey’in yakın arkadaşlarından Fıkıh Âlimi Hüsnü Aktaş, “Hasan Karakaya hakikaten gayretli bir Müslümandı. Yalın kalıç İslam’ı savunan ve o hususta ilahi murâkabe niyaz eden bir kardeşimizdi. Özellikle 28 Şubat sürecinde mağdurlardan ve mazlumlardan yana kaleme aldığı yazıları hafızalardan silinmeyen kardeşim, Müslümanların derdini kendisine dert edinmişti. ‘Bilmiyorsanız zikir ehline sorun’ emr-i ilâhisine riayet etmeyi ahlâk haline getiren ender yazarlardan birisiydi. Muhakkak ki mü’minin niyeti, amelinden daha hayırlıdır. Hasan Karakaya kardeşimin Müslüman vasfını, vatandaş kimliğine tercih ettiği müsellemdir.”

 

Kimsenin adamı değil sadece adamdı

Gazeteci Ersoy Dede, “Ah be Hasan Abi.. Kaç sene oldu ayrı düşeli.. Hâlâ öyle çok özlüyorum ki. Hasan Karakaya, tarihin hiçbir döneminde gücün yanında olmadı. Daima hakkın hakikatin yanındaydı. Zulme boyun eğmedi, zalime eyvallah etmedi. Gücü yettiğince direndi, nefesi yettiğince haksızlığı haykırdı. Hem de anladıkları dilden. Hasan Karakaya bir söverdi alçaklara, yer gök inlerdi. 28 Şubat’ın şedit ikliminde kudretli generallerin talimatıyla hakkında onlarca dava açıldı.. Darbeciler tarafından susturulmak istendi. Türlü iftiralarla içeri atıldı. Bugün hâlâ ‘saygın’ bir gazeteci gibi ortalarda dolaşan alçaklar, Hasan Karakaya’nın Anayasa Mahkemesi Başkanı’na suikast tertiplediği yalanını yazıp, DGM’de yargılanmasını sağladılar. Susurlukçular da, BÇG de, Ergenekon da, FETÖ de hepsi savaş açtı Hasan Karakaya’ya. Bize bıraktığı en önemli miras buydu. Kimsenin adamı değildi. O sadece “ADAM”dı..

Mehmet Akif ile komşu oldu

Hasan Abi’nin Fatih Camii’nde kılınan cenaze namazına başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere dönemin başbakanı, bakanlar, milletvekilleri, bürokratlar, gazeteciler ve binlerce seveni katılmıştı. Cenaze namazının ardından tekbirler eşliğinde Edirnekapı Şehitliği Mezarlığı’na getirilen Hasan Abi’nin naaşı, İstiklal Şairi Mehmet Akif Ersoy’un kabrinin hemen yakınındaki bir mezara defnedildi. Defne katılan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Hasan Abi’nin kabri başında Bakara Suresi’nin ilk 5 ayetini okuduktan sonra mezarına toprak atmıştı.

Yorumlara Git

Hakan Fidan'dan Netanyahu'ya sert tepki

BBP Genel Başkanı Destici’den 'dosyalar açılsın' çağrısı: Sivas olayları ve Başbağlar katliamı aydınlatılsın

Çelik: Bunların sicili zaten ortada! Özel ve ekibi vesayetçi zihniyetin personeli

Bakan Yumaklı arpa hasadına katıldı! TMO 3 haftada alım rekoru kırdı

T24’ten usulsüzlüğe ‘Usulsüzlük yokmuş’ kılıfı! Faruk Bildirici ne der bu işe?