AKİT MENÜ

Medya

28 Şubat’ın tetikçisi Fatih Altaylı uydurup uydurup bakın ne yazdı!

28 Şubat’ın tetikçisi Fatih Altaylı, uydurup uydurup ekonomi üzerine yazı yazdı. Altaylı’ya göre Türkiye’nin ihracatı % 80 oranında ithalata bağlı. Altaylı’nın bugünkü yazısını okuyanlar, “O zaman doğalgazı da mı ihraç ediyoruz, petrolü de mi ihraç ediyoruz, Altaylı!” sorusunu sordu.

Habertürk gazetesi yazarı ve 28 Şubat'ın kritik 'tetikçi' isimlerinden Fatih Altaylı, bugünkü yazısında “Bu karar ülkeye zarar verir, dönülmeli” diyerek hükümete akıl verdi. 

‘Uydurukçu’ Fatih, bu gerçekleri görmemezlikten geldi

Türkiye’nin ithalatının % 25’e yakını enerji ve bu enerjinin çoğunluğunu, özel tüketimde harcıyor. Bunun yanısıra cep telefonundan başlayarak, evlerde kullanılan televizyonlara kadar ithalatın nerede ise % 50’si işyerleri dışında tüketiliyor. Bu gerçekleri görmemezlikten gelen ‘uydurukçu’ Fatih,  “% 80’i ihraç ediliyor” diyor. 

28 Şubat’ın tetikçi ismi Fatih Altaylı’nın bugünkü yazısındaki ilgili bölümü şu şekilde:

“Ekonomi sanki Özal öncesine dönme sinyalleri veriyor.

Daha kapalı, daha kontrollü, kamu kontrolünde bir ekonomi.

Bunun ilk adımı, ihracat gelirlerinin, yüzde 25’inin Merkez Bankası’na bozdurulması şartını getiren uygulama.

Diyelim ki, 10 milyon dolarlık ihracat yaptınız.

Ödemenizi aldınız, akreditifinizi çözdürdünüz.

Bunun 2,5 milyon dolarını hemen Merkez Bankası’nda bozdurup TL’ye çevireceksiniz.

İyi de bu nasıl olacak!

Biliyoruz ki, Türkiye ihracatta ithalata bağımlı.

Bunun oranı yüzde 80’in üzerinde. Deniz ürünleri ihracatında bile yemdi, ağdı, ilaçtı, motordu derken yüzde 80 ithalata dayalıyız.

Bazı sektörlerde bu daha yüksek ama ortalama olarak 100 dolarlık ihracat yapmak için en az yüzde 80 oranında ithalat yapmalıyız.

Tekstilde bile.

Çin’den aldığın ham bezi, Avrupa’dan aldığın boya ile İtalya’dan aldığın emprime makinasında boyayacak, Almanya’dan aldığın dikiş makinasında, Çin’den gelen iğne ile dikecek, Almanya’dan gelen ütü ile ütüleyecek, 

Azerbaycan’dan gelen petrokimya ürünü ile yapılmış torbaya koyacak, Finlandiya’dan gelen kağıtla imal edilmiş koliye yerleştirecek, Almanya malı kamyona yükleyecek, Arap petrolü ile yurt dışına ulaştıracaksın.

Hadi hepsini geçtik, ham kumaşı, boyayı ithal ederken, nasıl olacak da aldığın dövizi “şart” olarak Merkez Bankası’na bozduracaksın.

O dövizin yüzde 80’ini zaten hammadde için yurt dışına yollayan ihracatçı ne yapacak!

Bugün 13’ten Merkez Bankası’na sattığı dövizi yarın 14’ten geri mi almaya çalışacak?

Tabii ki, öyle olmayacak.

Olacak olan şu.

İhracatta çifte fatura dönemine geçilecek.

Becerebilen, bir resmi bir de gayrı resmi fatura oluşturacak.

Ya da yurt dışında bir aracı firma kuracak, ihracatı kendi firmasına düşük fatura ile yapacak, sonra dışardaki firması gerçek müşteriye gerçek faturayı kesecek.

Kâr yurt dışında oluşacak, firmanın bulunduğu ülke kazanacak, Türkiye kaybedecek.

Bunu yapamayan veya sektörü gereği yapamayan ise muhtemelen fabrikasının üretim tesisini yurt dışına taşıyacak.

Bu yüzde 25 kararını iktidara kim aldırdı ise Türkiye’ye iyilik yapmamıştır haberi olsun.

Bugünü belki kurtarırsınız ama tüm bir geleceği kaybettirirsiniz.”

 

Yorumlara Git

İsrail'de nükleer santralin bulunduğu bölge vuruldu

Belediye değil sanki 'karşılıksız çek' merkezi! Beşiktaş kimlere emanet?

Ajanslar 'son dakika' koduyla duyurdu: 130 gemiyi vurduk

'Rüşvet' tutuklusundan Özgür'e büyük kıyak! 800 bin liralık ev 13 milyon oldu

Mossad'dan "bize casusluk yapın" çağrısı