Medya
‘Çözerse ancak o çözer!’ Davutoğlu’nun gazetesinde Erdoğan itirafı
Kendisine yakınlığıyla bilinen Karar gazetesinde çıkan yazılar, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun moralini altüst etmeye devam ediyor. Dün Ali Bayramoğlu, “DEVA ve Gelecek Partisi’nin toplam oyu yüzde 5-6 geçmiyor” diyerek Davutoğlu’nun moralini altüst ederken, bugün aynı gazetenin bir başka yazarından dikkat çeken ifadeler kullanıldı. Karar yazarı Semra Alkan, sahada vatandaşın “Çözerse ancak Recep Tayyip Erdoğan çözer” dediğini söyledi.
Türkiye 2023 seçimlerine her geçen gün biraz daha yaklaşırken, Davutoğlu’nun gazetesi Karar’da ilginç yazılar kaleme alınmaya başlandı.
Dün Ali Bayramoğlu kötü haberi verdi!
Dün Ahmet Davutoğlu’nun moralini bozacak haber Bayramoğlu’ndan gelmişti. Bayramoğlu, “Toplum popülizme ne kadar yatkın?” başlıklı Karar’daki yazısında Ali Bayramoğlu, şunları söylemişti:
“Sağ siyaseti, merkez söylemi yeniden yapılandırma, özgürlükçü değerlerle buluşturma, muhafazakar alandaki değişim ve arayışı temsil etme iddiasındaki ve program partileri görünümündeki DEVA ve Gelecek Partisi’nin toplam oyu yüzde 5-6 geçmiyor?”
Erdoğan itirafında bulundu ve muhalefete akıl verdi
Ali Bayramoğlu’nun ardından ise Karar’ın bir başka yazarı Semra Alkan da bugünkü köşesinde dikkat çeken bir yazıyı köşesine taşıdı. Sokakta seçmenlerle konuşan ve izlenimlerini köşesine taşıyan Semra Alkan, vatandaşın “Çözerse ancak Recep Tayyip Erdoğan çözer” dediğini aktararak muhalefete akıl verdi.
“Çözerse Erdoğan çözer” mesajı veriliyor!
Semra Alkan, “Erdoğan’ın sırrı?” başlıklı yazısında şunları söyledi:
“Ekonomi alanında ortaya saçılan birçok olumsuz rakam sebebiyle kalabalıkların üzgün olduğunu gözlemledim. Yani kalabalıklar bu kötü gidişattan fazlasıyla şikâyetçiydi ama konu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a gelince orada bir duruyorlardı. Ekonomideki gidişat sıkıntılı ama Erdoğan bunu da çözer, zaten bu durum çoğunlukla Erdoğan’dan kaynaklanmıyor der gibiydiler. Ve hatta bu olan bitenin altında dış güçlerin payının olduğu belirtiliyordu ya da zaten dünya genelinde sıkıntı olduğu argümanlarıyla Erdoğan’ı korunaklı bir alana alıyorlardı. Ve eski güzel günlerden bahsediliyordu. Erdoğan’ın “one minute” demesinden tutun da bugüne kadar yaşadığı badirelerdeki dik duruşu, halka yakınlığı vs. anlatılıyordu. Bir anlamda Erdoğan bunu da düzeltecektir diye sohbet tamamlanıyordu.”
“Cumhurbaşkanı Erdoğan başardı!”
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yaşananlara rağmen siyasi başarısını sürdürdüğüne dikkat çeken Semra Alkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın siyasi başarısının altında yatan önemli sebep olarak, duygu yönetimindeki başarısı verilebilir. Siyasi parti lideri olduğu dönemde kendi duygularını ve seçmenlerinin duygularını çok iyi yönetmesi, siyasi rakiplerinden farklılaşmasını sağlamıştır.
Düşüncelerini desteklemek için duygularını güzel bir şekilde ifade etmiştir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, duygu yönetimindeki üstün özelliği ile seçmeniyle güçlü bir duygusal bağ kurmuştur. Cumhurbaşkanı Erdoğan güçlü duygusal zekası sayesinde bir nevi büyük bir seçmen kitlesiyle kolektif bir empati kurabilmeyi başarmıştır.
Kolektif empati; zihinsel, duygusal ve davranışsal olmak üzere üç boyutlu olarak tanımlanmaktadır. Kolektif empatinin zihinsel boyutu, liderle hedef kitlenin birbirlerinin ne hissettiğini anlamalarını ifade etmektedir. Cumhurbaşkanı Erdoğan, hislerini seçmene çok net ve basit cümlelerle anlatmayı başarmıştır. Seçmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın hislerini anlamıştır. Kolektif empatinin duygusal boyutu ise, tarafların birbirlerinin hislerine ortak olmaları anlamına gelmektedir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan hislerini millete her seferinde kolayca anlatabilmiştir. Milletle hislerini samimi şekilde paylaşmıştır. Seçmenler de onun hislerine ortak olmuştur. Kolektif empatinin davranışsal boyutu ise, takipçilerin davranışlarıyla lider tarafından önlerine koyulan projeleri desteklemesi anlamına gelmektedir.
Siyasi parti lideri olduğu dönemlerde Cumhurbaşkanı Erdoğan, seçmenin hislerini anlamasını sağlamış, hislerine ortak etmiş ve seçmenin bunu davranışlara yansıtmasını sağlamıştır.
Davranışlara yansımasının en önemli göstergesi seçim sonuçlarıdır.” (Kaynak: Milletle kolektif empati kurmak, Prof. Dr. Halit Keskin, 2015) Bu vesileyle, benim gibi birçok öğrencinin de yetişmesinde emeği olan Prof. Dr. Halit Keskin Hocamıza saygılarımı sunuyorum.”
Erdoğan’ın yapacağı son hamlelerinden korkuluyor
“Gelinen bu noktada, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın 20 yıllık liderlik macerasındaki başarısının altında yatan en önemli sebeplerden biri milletle kollektif empati kurması olarak belirtilebilir.” diyen Semra Alkan’ın yazısının ilgili bölümleri şöyle:
“Buradan hareketle, sahanın özetle söylediği şudur: Erdoğan’ın takipçileri liderlerine inanmışlar, güvenmişler. Çoğunlukla bu güvenin, inancın karşılığını da görmüşler denilebilir. Ki böylelikle lider ile takipçiler arasındaki duygusal bağ da zamanla güçlenmiş. Yalnız ilk defa söylemle uygulama arasındaki makas bu denli açılmış.
Belki de muhalefet liderleri ile takipçiler, kalabalıklar arasındaki duygusal bağ tam olarak kurulmadığı için olabilir.
Dolayısıyla, bu bağın tam anlamıyla kurulamamasın altında yatan sebeplerin araştırılması önemlidir düşüncesindeyim. Zira Erdoğan’ın, seçime doğru yapacağı yeni hamlelerle kararsızlardaki kitlenin Ak Parti’ye tekrar dönmesi sağlanabilir. Şunu da özellikle belirtmek isterim, duygulara dokunmak, duygularla yönetebilmek öğrenilebilir, geliştirilebilir.”