Gündem
Sağlıkçıların şiddete tahammülü kalmadı
Sağlık çalışanlarına şiddet olayları, sağlıkçıların sabrını taşırdı. Sağlıkta şiddet olaylarını ‘terör’ olarak niteleyen Aile Hekimleri Derneği’nden Dr. Hacı Yusuf Eryazğan ile Türkiye Sağlık-İş Genel Başkanı Hakan Toy, sağlıkçıların şiddet olaylarına tahammülünün kalmadığını, engelleyici ve önleyici politikaların acilen hayata geçirilmesinin zorunlu olduğunu söyledi.
Resul Ekrem Şahan Ankara
Önceki gün açıklanan 2021 yılı sağlıkta şiddet raporu, geçen yıl sağlık çalışanlarına karşı 190 saldırı olayının gerçekleştiğini ve bu olaylarda 364 sağlık çalışanının şiddete maruz kaldığını ortaya koymuştu. Raporun açıklandığı gün ise İstanbul Kartal’da hemşire Ömür Erez, silahla başından vurularak öldürülmüştü.
Sağlıkçılara şiddet olaylarını Akit’e değerlendiren Şanlıurfa Aile Hekimleri Derneği Başkan Yardımcısı Dr. Hacı Yusuf Eryazğan ile Türkiye Sağlık İşçileri Sendikası (Türkiye Sağlık-İş) Genel Başkanı Hakan Toy, sağlıkçılara şiddet olayını terör olarak niteledi.
Şiddete para cezası kalkmalı!
İşyerleri veya kamu kuruluşlarında belirli olan kural ve kaidelere uyan vatandaşların sağlık kuruluşlarında bu kural ve kaideleri uygulamak istemediğine dikkati çeken Dr. Eryazğan, “Sağlıkta şiddetin çıktığı nokta bu diyebiliriz. İkinci olarakta usulsüz istekler geliyor. Son yaşanan olayda da gördük ki sağlık tesisleri koruma altında değil. Bir teröristin elini kolunu rahatlıkla sallayarak girebileceği bir alan. Sağlıkta şiddet yasası değişmelidir. Cezalar para cezasına çevrilmemeli” dedi.
Tahammülümüz kalmadı
Türkiye Sağlık-İş Genel Başkanı Hakan Toy ise şunları söyledi: “Her geçen gün yeni saldırılara, sağlık çalışanlarının artık tahammülü kalmadı. Yaşanan şiddet terörüne artık dur demenin zamanı geldi de geçiyor. Bütün yönetim kademeleri gerekli önlemleri almalı. Sadece mesleğinin gereğini yerine getiren ve yasal olmayan bir talebi geri çevirdiği için şiddete maruz kalan sağlık çalışanlarının sonuna kadar arkasındayız. Saldırılara cezalar artarılmalı ve şiddetin önlenmesine yönelik kalıcı ve caydırıcı önlemler bir an önce alınmalıdır.”