Siyaset
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik'ten önemli açıklamalar! "AB anlaşmayı ihlal ediyor"
AK Parti MYK toplantısı sonrası Parti sözcüsü Ömer Çelik toplantıyla ilgili olarak açıklamalarda bulundu.
Son dakika haberi: AK Parti MYK toplantısı sona erdi. Parti sözcüsü Ömer Çelik toplantıyla ilgili olarak açıklamalarda bulundu.
Sözcü Çelik'in açıklamalarından satır başları şu şekilde:
"Genç kardeşlerimiz uzay programlarına büyük ilgi duyuyorlar. Net Konuşalım toplantıları genel merkezimizin faaliyetleri kapsamında daha çok yaygınlaştırılacak devam edecektir. Teknoparklarda çalışma yapılıyor. Verilen destekler pek çok girişimcilerimizin iş geliştirmelerine imza attığını görüyoruz. Bu konu Cumhurbaşkanlığımızın liderliğinde Türkiye'nin bir dijital devrim gerçekleşmesine yol açmıştır.
Türkiye bu konunun tüketim boyutunda olmayı reddetmiş, bir oyuncu olarak yerini almıştır. Bu dijital yollar ülkemizin yeni ufuklara ulaşmasına imkan verecektir. Bu konuyu MKY'mızın büyük bölümünü ayırdık. Burada yapılan arsa alım satımlarından diğer konulara kadar kapsamlı değerlendirme yapıldı. Cumhurbaşkanımızın bu konuda geniş bir vizyonun tartışılmasını, hukuki altyapısının oluşturulması konusundaki talimatları önümüzdeki günlerde gerçekleştireceğimiz forumla birlikte taçlanacaktır.
Kripto paralara düzenleme geliyor
Kripto paralarla ilgili hukuki düzenleme yapılacak.
Sayın Kılıçdaroğlu bir toplantıda yazılı metinden okuyarak ilerideki projelerden birinin iklim bakanlığı kurmak olduğunu söylemişti. Bu bizi artık şaşırtmıyor. Hazırlık yapılmış bir toplantıda iklim değişikliği bakanlığından bahsedilmesi çok şaşırtıcı oldu. Çünkü Türkiye'de iklim bakanlığı kurulmuştur. Fakat bu mesele artık şaşırtıcı olmanın da ötesin geçmiştir. Hükümetimizin gerçekleştirdiği bu devrimler ülkemizin değişimine çok büyük katkılar sağlıyor fakat muhalefet bunun farkında olmuyor. Bir vizyon geliştirmek, var olanın üzerine ne koyabildiğinizle ilgilidir.
Sayın cumhurbaşkanımızın şu anda uluslararasındaki siyasetin gündeminde olan Ukrayna kriziyle ilgili nasıl bir diplomasi yürüttüğünü herkes görüyor. Cumhurbaşkanımızın verdiği mesajların dünyada büyük bir yankı uyandırdığını ifade etmek isterim. Haftalardır dünya Ukrayna merkezli krizi konuşuyor. Dünyanın en önemli ülkeleri bu krizin bir tarafına hitap edebilen yaklaşım ortaya koyabiliyorlar. Ama cumhurbaşkanımız krizin her iki tarafına hitap eden diplomasi ortaya koyuyor.
"AB, anlaşmada yer alan fasılların açılması maddesini AB ihlal ediyor"
Cumhurbaşkanımız, AB'nin sttratejik önceliğimiz olduğunun altını çizdi. Göçmen anlaşması imzalanırken AB'nin yapması gereken fasılların açılması, üst düzey mekanizmaların harekete geçirilmesi ile kapsamlı dosyanın ortaya konulması çerçevesindeydi. Bu anlaşmanın bir tek göçmen anlaşması ile ilgili kısmını ele alıyor AB. Anlaşmada yer alan fasılların açılması maddesini AB ihlal ediyor. Türkiye'yi en çok eleştirdikleri konu yaegı bağımsızlığı. 15 Temmuz'dan sonra ilk olarak Türkiye ile yargısal işbirlikleri yardımını kestiler. Burada ciddi bir samimiyetsizliğin olduğu görülüyor. Balkanlar'daki krizde seyirci konumundalar. Türkiye, AB'ye vizyon katabilirdi ama bunu değerlendiremediler.
KKTC'deki seçimler
KKTC'de seçimler gerçekleştirdi. Bu KKTC demokrasinin geldiği yeri göstermesi bakımından son derece önemlidir. İşleyen bir demokrasi ile KKTC burada yoluna devam etmektedir.
"Dağa kaçırılan çocukların çoğu 15 yaşından küçük"
Diyarbakır anneleri ile ilgili gündemi her zaman takip ediyoruz. Geçenlerde dağa kaçırılan çocukların istatistiklerine baktım. Bu çocukların çoğu 15 yaşından küçük, yarısı kız çocuğu, bazıları engelli. Türkiye'nin terörle mücadelesi dünyanın en meşru mücadelerinden biridir. Terörle mücadelemiz en güçlü şekilde devam ediyor. Afganistan'da geçmişte çeşitli ülkeler kendilerine bir siyasal hakimiyet alanı açmak için vekalet savaşları yürüttüler. Bunu yaparken bir terör örgütünü diğer terör örgütlerine karşı kullandılar. Tüm bunlara baktığınızda bundan ders alınmadığını, bu şekilde kullananların hepsi birbirine zıt ülkeler, her biri Afganistan'da hezimete uğradı.
Sedef Kabaş'a tepki
Biz dünyanın çeşitli yerlerinde aşırı sağcıların, faşistlerin Cumhurbaşkanımıza karşı yaptıkları nefret suçunu Türkiye'de de görmeye başladık. Gazeteci sıfatını taşıyan Sedef Kabaş'ın yaptığı kabul edilemeyecek ahlaksız bir şeydir. O ifadelerin kullanılması ahlak yoksunluğu, pespayeliktir. Milletin ortak iradesini temsil eden Cumhurbaşkanlığına yönelik yaklaşım. Keşke çok kaliteli muhalefetimiz olsa. Hakaretle muhalefeti birbirine karıştırmak doğrusunu söylemek gerekirse fikir hürriyetini istismar etmekten başka hiçbir şeye yaramaz. Cumhurbaşkanımızın şahsına yönelik sözleri meşru görenlere şunu sormak lazım: Aynı sözler sizin liderlerinize söylense, çalıştığınız kuruma söylense bunu kabul eder misiniz? Bu asla kabul edilemeyecek, kabul edenin fikir hürriyetinden bir şey anlamadığını gösteren örnektir. Teşkilatlarımız bu ahlaksız yaklaşım karşısında suç duyurusunda bulunmuştur. AK Parti, hukuki mücadelesini sürdürecek. Nefret suçlarının bu kadar kolay işlenmesi nefret suçlarının himaye edilmesi sayesinde oluyor.
Hakareti savunan CHP'ye sert tepki
CHP'nin Cumhurbaşkanına hakaret suçunun yasalarda çıkartılmasına dair taslağı olduğunu basından okudum. Bunu söyleyen CHP eğer dikkatli bir şekilde bu nefret söylemine karşı davranış geliştirebilseydi o zaman ben bu konuyu tartışırdım. Cumhurbaşkanlığı makamına hakareti sistematik hale getirmek, Avrupa'daki faşistlerin söylemini kullanarak, onları tercüme ederek Cumhurbaşkanına saldırmak sistematik hale gelen bir durum olduğu için hakaret ve nefret siyasetinin önünü açmak olduğunu görüyoruz. TV programında da görüldü, o şahıs bu galiz ifadeleri kullanırken, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne karşı bu ifadeleri kullanırken oradaki CHP'li vekiller susuyorlar. Biri dese ki 'Bu üslubu doğru bulmuyrouz' dese, o zaman dersiniz ki burada samimi bir yaklaşım var. Bu sadece bizde olan bir yasa değil. Dünyanın her yanında Cumhurbaşkanlarına yönelik hakaretin cezai müeyyide ile düzenlendiği düzenleme var. Bu ifadelerin kullanılması suç olarak düzenlenmiş. Bazı genel başkanların bu konuya ses çıkarmayan, yargının aldığı karara odaklanan bir yaklaşım ürettiklerini gördük. Bu ahlaksız hakareti yapan şahsın konuştuğu video üzerinden değil de tweeti üzerinden bir uygulama yapılmış gibi gösteriyorlar. O yayını izleyen biri bunu söyleyemez. AB ülkelerine bakın. Keşke bu yasanın işlemesine neden olacak ortam olmasa. Sistematik olarak nefret siyaseti pandemisi oluşturmaya çalışıyorlar.