Gündem
Erdoğan düşmanlığına ‘ifade özgürlüğü’ kılıfı
Sözde ifade özgürlüğünü savunmak üzere 1972 yılında Londra’da kurulan Index on Censorship (Sansür Endeksi) Dergisi, düzmece bir oylama yaparak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı “Yılın despotu” seçti.
Ülkenin bağımsızlığına saldırı
Konuya ilişkin Yeni Akit’e konuşan AK Parti Kütahya Milletvekili İshak Gazel, söz konusu çalışmanın tamamen siyasi çıkarlar uğruna yapıldığına dikkati çekerek, şunları dile getirdi: “Londra merkezli bu kuruluş Osman Kavala, İstanbul Sözleşmesi ve Kürt halkının ifade özgürlüğü ve haklarının kısıtlandığı gibi bahanelerle kendi iç dinamiklerine dönük hareket etmiştir. Osman Kavala bağımsız Türk yargısı tarafından tutuklanmıştır. Cumhurbaşkanının sözüyle hareket eden bir yargılama söz konusu değildir. Osman Kavala’nın suçları açıkça bellidir. Türkiye’nin bağımsızlığa kast etmiş birisidir kendisi. İstanbul Sözleşmesi denilen sözleşmeden de vatandaşlarımızın isteği üzerine vazgeçilmiştir. Bu konuda da Cumhurbaşkanımızın bir talimatı vs. yoktur. Bu çalışma bağımsızlığa müdahaledir. Kadına şiddetin önlenmesiyle alakalı hükümetimizin çok büyük çalışmaları vardır. Yapılan çalışmaların çoğu Avrupa ülkelerinden daha fazladır ve en üst standartlardadır. Kürt vatandaşlarımıza dair söylenenler yalanın daniskasıdır. 90’lı yıllara bakın bir de AK Parti hükümetinin yaptıklarına bakın. Burada tamamen bir ülkenin kendi bağımsızlığına dönük bir saldırı vardır. Önce kendi liderlerinin yaptıklarına bakmak lazım.”
CHP, hakaret ortamına su taşıyor
CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel’in imzasıyla Cumhurbaşkanına hakaret suçunun yürürlükten kaldırılmasına ilişkin teklife de değinen İshak Gazel, değerlendirmelerini söyle sürdürdü: “CHP’nin Cumhurbaşkanına hakaretin suç olmaktan çıkarılması için hazırladığı teklif de bu çalışmalara öncülük etmektedir. Onların da böyle bir çalışma yapmasının tek sebebi Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı olan düşmanlıklarıdır. Cumhurbaşkanı bir milletin birliğinin, beraberliğinin simgesidir. Cumhurbaşkanı milletin çoğunluğunun kabulüyle seçilen kişidir. Dolayısıyla böyle bir noktada devletin birliğini ve bütünlüğünü temsil eden bir kişi hakkında yapılan her olumsuz çalışma siyasi çıkarlara hizmet etmektedir.”