AKİT MENÜ

Gündem

Yargıtay üyesinin bilmediği Yargıtay kararları çıktı!

Görevi kötüye kullanma, kamu araçlarını özel amaçla kullanma, görevinin başında olmama gibi daha nice suçları işleyen Ekrem İmamoğlu'nun aklayıp paklamak için hortumcu Saygı Öztürk'ün işçisi kolları sıvadı.. Yetmedi.. Birileri de Yargıtay eski üyesini devreye soktu..

Eski Yargıtay üyesi ve sözde ‘Yargıtay 18. Ceza Dairesi Onursal Başkanı’ Ahmet Yaver Aktan’ın yılarca görev yaptığı Yargıtay’ın verdiği MOBESE kararlarını bilmediği ortaya çıktı. 

Eski Yargıtay üyesi Aktan işte bu iddialarda bulundu

Sözcü yazarı Saygı Öztürk “MOBESE tazminatı” başlıklı bugünkü yazısında eski Yargıtay üyesi Hamdi Yaver Aktan’ın MOBESE’ye ilişkin söylediği “Yargıtay Hukuk Genel Krulu, bir kişinin hukuka aykırı olarak görüntüsünün kayda alınmasına kişilik haklarına saldırı olarak kabul etti.” şeklindeki ifadelerine yer verdi. Saygı Öztürk’ün referans kaynak olarak gösterdiği Aktan, İmamoğlu’na ait kamera kayıtlarına yönelik Cumhuriyet savcılarının soruşturma başlatması gerektiğini iddia etti. Saygı Öztürk bugünkü yazısıyla, kararlardan bihaber Aktan’ın sözleri üzerinden CHP’li Ekrem’i aklamaya çalıştı. 

“Daha ne suçu arıyorsunuz, bay Yargıtay üyesi?”

İstanbul’da yoğun kar yağışından dolayı kaos yaşanırken, CHP’li İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun İngiliz Büyükelçi ile balıkçıda olduğuna ilişkin fotoğrafın sosyal medyada yayınlanmasının hemen ardından yalanlanmaya çalışılmıştı. İmamoğlu ve çevresine göre, tartışılan balıkçıya hiç gidilmemişti. Hatta Ekrem İmamoğlu bir süre sonra yemeğe gidildiğini itiraf etmiş fakat ‘sadece bir saatliğine gittim’ yönünde iddiada bulunmuştu. Yine Ekrem İmamoğlu’nun iddiasına göre, kar küreme araçları balıkçıya çıkan yolları açmamıştı. CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun kameralar karşısında yemeğe ilişkin söylediği tüm iddiaların ‘yalan’ olduğu ortaya çıkmıştı. İşte bu gerçekleri yakından takip eden vatandaşlar, “Daha ne suçu arıyorsunuz, bay Yargıtay üyesi?” sözleriyle tepkisini dile getirdi. 

Yargıtay üyesinin bilmediği Yargıtay kararları ortaya çıktı!

Öte yandan, uzun yıllar Yargıtay üyeliği yapan ve ayrıldıktan sonra ise ‘Yargıtay18. Ceza Dairesi Onursal Başkanı’ ünvanını kullanan Hamdi Yaver Aktan’ın bilmediği ve hiçbir şekilde okumadığı Yargıtay’ın mobese kararları ortaya çıktı. 

İşte koskoca 'Onursal Başkan'ın bilmediği o Yargıtay kararları!

Yargıtay’dan ayrıldıktan sonra ‘terör sevici’ Cumhuriyet’te köşe karalamaya başlayan Hamdi Yaver Aktan’ın işte bilmediği o Yargıtay kararları; 

4. Ceza Dairesi         2019/7268 E.  ,  2021/29258 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ : Tehdit

HÜKÜM : Mahkumiyet

KARAR

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

Sanığın aşamalarda suçlamaları kabul etmemesi karşısında; hazırlık aşamasında getirtilen olay yerini gösterir MOBESE kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yaptırılmadan ve bu delile neden başvurulmadığı da tartışılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulması,

Kanuna aykırı ve sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden tebliğnameye aykırı olarak, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 14/12/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay’ın bir başka MOBESE karar ise işte şu şekilde:

3. Ceza Dairesi         2021/4427 E.  ,  2021/10022 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN;

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi

Suç : Devletin birligini ve ülke bütünlüğü bozma, Cebir

tehdit veya hile kullanılarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

Hüküm : Sanıklar hakkında TCK'nın 302/1, 62, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri gereğince ayrı ayrı mahkumiyet,

TCK'nın 109/2, 109/3-b, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK'nın 35/2, 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 maddeleri gereğince ayrı ayrı mahkumiyet

Temyiz edenler : Sanıklar müdafileri

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Usulüne uygun tebligata rağmen sanık ... müdafiinin duruşmaya gelmediği ve geçerli bir mazeret de bildirmediği anlaşıldığından, tüm sanıklar yönünden duruşmasız olarak yapılan inceleme;

I-)Sanık ... hakkında, devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin yapılan temyiz incelemesinde,

Sanık hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma suçundan temel ceza belirlenirken 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesinin uygulanmasın gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde öncelenip, sanığın üyesi bulunduğu silahlı terör örgütünün devletin birliğini boza ve ülke topraklarından bir kısmının devlet idaresinden ayırma amacına yönelik olarak vahamet arz eden olayı gerçekleştirdiği, sanığın sübutu kabul olunan eylemlerinin amaç suçun işlenilmesi doğrultusundaki örgütsel bağlılık ile ülke genelindeki organik bütünlüğüne göre amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte olduğu belirlenip, kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebeplerin niteliği takdir kılınmış, savunmalar inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosya kapsamına göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK'nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,

II-)Sanık ... hakkında devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ve cebir tehdit veya hile kallanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin yapılan temyiz incelenmesinde;

1)Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından tutuklu olarak yargılanan sanığın, yargılama aşamasında kendisinin seçtiği müdafiye duruşma tarihini usulüne uygun tebliği edilmediği, CMK'nın 156. maddesi gereğince de re'sen müdafii atanmadığı, sanığın savunmasını müdafii yokluğunda yaptığı ayrıca mütalaayı içeren duruşma zaptının sanık müdafiine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmediği anlaşıldığından sanığın bulunduğu hal nedeniyle, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çelişmeli yargılamanın gereği olan "silahların eşitliği" ilkesinin ve Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılama hakkının ihlali sonucunu doğuracak biçimde, adaletin selameti açısından gerekli olan müdafiinin hukuki yardımından etkin şekilde yararlandırılmadan yargılama yapılıp hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

2)Sanığın hakkında verilen hüküm onanan diğer sanık ... ile birlikte PKK terör örgütünün faaliyetleri ve amaçları kapsamında ... oto kiralama isimli iş yerinden ... ve ... plakalı araçları kiraladıkları, 01.06.2012 tarihinde de müşteki ...'in ... plakalı araca zorla bindirmeye ve kaçırmaya çalıştıkları, müştekinin direnmesi ve vatandaşların müdahalesi ile aynı araçla olay yerinden kaçtıkları şeklinde kabul edilen olayda vahamet arz eden eylemdeki konumlarının tam olarak belirlenmesi açısından; sanığı parmak izininin olayda kullanılmayan ... plakalı araçta çıkması da dikkate alınarak, olayın gerçekleştiği güzergahtaki MOBESE kamera görüntülerinin araştırılması, sanık ...'nin olay tarihi ile en az bir hafta öncesi arasındaki süreye ilişkin cep telefonu HTS kayıtları getirtilerek telefon görüşme irtibatlarının analize tabi tutulmasının, baz bilgileri değerlendirilerek olay yerine ve ... oto kiralama isimli iş yerine gidip gitmediğinin tespit edilmesi, ayrıca sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ...1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/110 Esas sayılı dosyasında da kamu davası açıldığı ve davanın halen derdest olduğu anlaşılmakla; anılan dosya getirtilip incelenerek, kesinleşmiş ise onaylı sureti dosya içerisine alınıp, derdest ise iş bu dosya ile birleştirilerek tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sonucuna göre hukuki durumun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, sanığın tutuklulukta geçirdiği süre, bozma nedeni, atılı suç için kanunu maddelerinde öngörülen ceza miktarı ve mevcut delili durumu gözetilerek tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın ...2. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.11.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




Yorumlara Git

Siyonistler işgali genişletiyor! Planlar ortaya çıktı

Pezeşkiyan'dan tansiyon düşüren açıklama

Umman'dan Hürmüz Boğazı açıklaması! Destek vermeyecekler

Trump'tan Doha açıklaması! Kafaları karıştıran yorum

Almanya'da 6 can alan vahşetin altından velayet davası çıktı! Türk kökenli cani bebek kavgası yüzünden katliam yapmış!