Siyaset
Denge siyasetini başarıyla uyguluyor
Rusya ve Ukrayna’yla iyi ilişkileri olan Türkiye’nin ve Erdoğan’ın ‘diyalog’ yanlısı hassas politikası takdir topluyor.
Türkiye çok hassas
Kocaeli Üniversitesi Öğr. Üy. Prof. Dr. İrfan Kaya Ülger, şunları dile getirdi: “Batılı ülkeler birbiri peşinde gittikçe ağırlaşan ekonomik yaptırımları devreye sokacaklarını söylüyorlar. Türkiye ise bir taraftan NATO üyesi, öte taraftan hem Rusya ile hem de Ukrayna ile çok yakın ilişki içerisinde. Türkiye, aradaki hassas dengeyi bundan sonra da sürdürmek zorunda. Bir başka tehlikeli nokta da, 1936’da imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi. Bu ihtilafta NATO tarafı çatışmanın haline gelirse, hukuki olarak taraf haline gelecek olan Türkiye’nin uygulamada nasıl bir pozisyon alacağını göreceğiz. Bütün bunları göz önüne aldığımızda, olağanüstü hassasiyet gerektiren bir durumdayız. Erdoğan burada liderler diplomasisi kanalıyla bugüne kadar dış politikada Türkiye’nin çıkarlarını korudu. Şimdi çok daha hassas bir durumdayız. Dışarıdan Fransız gibi, bağımsız bir gözlemci gibi baktığımızda Türkiye’nin hassasiyetlerine olağanüstü dikkat ediyor.
Muhalefet Putin'in arkasında
Rusya’da 20 yıldan beri iktidarda olan derin devletin, KGB’nin adamı olan Putin, çılgın projesini uygulamaya geçirmiş oldu. Putin, Rusya’nın yeniden bir süper güç olması şeklinde bir planlama yapıyor. Muhalefetteki en büyük parti olan Komünist Parti bunları destekliyor. Muhalefetteki ikinci parti olan Jirinovski’nin Liberal Demokrat Parti’nin hayalleri daha da uçuk. Rusya, içerdeki sorunları bir kenara bırakarak böyle bir maceraya soyundu. Batılılar da öngörülenin ve suçlamaların ötesinde bu meselede Rusya’yı sahaya çekme ve altından kalkamayacağı bir çerçeve oluşturma peşindeler.”
Erdoğan dik durdu
Stratejist Ali Coşar da şunları ifade etti: “Türkiye, barış ve insanlıktan yana dik duruşunu, en tepeden itibaren tüm bürokratik yöneticileri vasıtasıyla herkese gösteriyor. Ukrayna ve Rusya sonuçta bizim komşumuz. Cumhurbaşkanımız, her iki tarafın da barış içerisinde yaşamasının mümkün olduğunu öteden beri ifade ediyor. Burada Batı’nın oyunlarını bir defa daha gördü dünya. Batı ise ekonomik yayılımcılığına alet ettiği NATO’yu bir kere daha kullanarak gerginliği kışkırttı. Diğer yandan bizdeki muhalefet, insanlık adına ortaya çıkan dram manzaralarını bile iç politikaya malzeme etmeye çalışıyor. Bunların tıynetleri belli. Kaliteleri ortada. Bunlar yıllarca darbelerden nemalanarak iktidar geldikleri için ‘kurt puslu havayı sever’ misali, dünyanın girdiği kaotik ortamdan nemalanmaya çalışıyorlar.”