Siyaset
Erdoğan'dan birlik çağrısı
Kutlu Doğum Haftası etkinliğinde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Müslümanlara birliktelik çağrısında bulundu. Cumhurbaşkanı, çocukluk dönemlerinde babasına yönelttiği 'Laz mıyız, Türk müyüz?'sorusu üzerine yaşanan diyaloğu da paylaştı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İstanbul'da katıldığı Diyanet İşleri Başkanlığı'nın gerçekleştirdiği Kutlu Doğum Haftası etkinliğinde önemli değerlendirmelerde bulundu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamasından öne çıkan başlıklar şöyle:
"Kutlu doğumun Müslümanlar için hayırlara vesile olmasını Rabbimden niyaz ediyorum.
Babama sordum
Babama 'Laz mıyız, Türk müyüz?' diye sordum. Büyük dedem, babama 'Müslümanım de geç demiş'. Mezhepçilik, ırkçılık, terör belasıyla karşı karşıyayız. Bizim tek dinimiz var İslam. Bizi birleştiren İslam. Biz İslam'ın bütünleştirici çatısı altında toplanacağız. 'Gelin birlik olalım' demenin anlamı bu.
Operasyonlar sürecek
Şu anda biz terörün bedelini ödemiyor muyuz? Terörün bedelini ödüyoruz. Bakın bunca insan ölüyor. Tabii biz, burada duramayız. Sonuna kadar devam edeceğiz bu operasyonlara. Niçin? Birliğimizi tesis etmek için, huzuru tesis etmek için devam edeceğiz. Allah'tan başka hiçbir güce kul olmadık, olmayacağız. Bize şah damarından daha yakın olan sadece Allah.
Cihad diriliştir
Cihat asla terör değildir. Terör örgütü kurup Müslümanlara zulmetmek değildir, masum insanların canlarına kast etmek değildir. DAEŞ, Boko Haram, El Kaide'nin tüm zulümleri sadece Müslümanlara karşıdır. Bu örgütlerin İslam'a verdiği zararları, İslam düşmanları dahi verememiştir. Arif Nihat Asya'nın dediği gibi; 'Ebu Leheb öldü' diyorlar: Ebu Leheb ölmedi ya Muhammed, Ebu Cehil kıtalar dolaşıyor. Cihad diriliştir, hayat vermedir, ihya etmedir, inşa etmedir. Bugün bir cihattan söz edeceksek en büyük cihad, bu İslam düşmanlarının ortaya çıkmasını sağlayan cehalet ve fitne ile mücadele etmektir.
Hac için, ibadet için bir araya gelen Müslümanlar, kendi meselelerini çözmek, insanlığın geleceğine ışık tutmak için, niçin bir araya gelemez? Neden? Oysa önümüzde Kur'an-ı Kerim gibi bir kaynağımız, Peygamber Aleyhissalatu Vesselam Efendimiz gibi bir örneğimiz var. Artık mezhep, meşrep, köken farklarımızı bir kenara bırakarak, tevhide ve vahdete sarılma zamanıdır."