Gündem
Dağ fare doğurdu
CHP, İP, SP, DP, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi ile gizli ortak HDP’den oluşan zillet ittifakının 28 Şubat’ın yıldönümünde açıkladıkları sözde Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem mutabakat metni resmen fos çıktı. Akit’e konuşan siyasetçiler ve hukukçular, “Malum kesimin ‘dağ’ olarak gördüğü ittifak resmen fare doğurdu. Koalisyon, kriz ve kaos dönemlerine dönüşü vaat eden metin, PKK’ya meşruiyet, FETÖ’ye yeniden yapılanma zemini hazırlayan maddelerden oluşuyor” dedi.
ZEKERİYA SAY / RESUL EKREM ŞAHAN
Harf sırasına göre dizilen CHP, İP, DP, SP, Gelecek ve Deva Partisi liderlerinin, Türk siyasi tarihine kara bir leke olarak geçen 28 Şubat darbesinin 25. yıldönümünde Ankara Bilkent Otel’de açıkladıkları ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’ mutabakat metni resmen fos çıktı. Her fırsatta ‘öldük bittik’ diyerek açlık edebiyat yapan ve Türkiye’nin sözde hayati sorunlarını miadı dolmuş parlamenter sistem ile çözeceklerini iddia eden düşman kardeşler ittifakının aylardır bir türlü açıklayamadığı mutabakat metnindeki tek vaatlerinin, Batı’ya yaranmak adına Türkiye düşmanlarının canına okuyan Başkanlık sistemini ortadan kaldırmak olduğu tescillendi. 6+1 ittifakınca açıklanan mutabakat metnini Akit’e değerlendiren siyaset bilimciler, muhalefetin Türkiye’yi 90’lı yılların karanlığına saplamaktaki kararlılığını bir kez daha ispatladığını söyledi.
Gözlerini makam hırsı bürümüş
Siyaset Bilimci Yılmaz Altunsoy, “6+1 dediğimiz ve gözlerini makam hırsı bürümüş 7 benzemezin ortak deklârasyonla ortaya koymaya çalıştığı sistem, Türkiye’yi kaosa, istikrarsızlığa ve yönetilemez hale getirmeye matuf bir sistemdir. Bu manada deklarasyonda, PKK’ya meşruiyet zemini hazırlamak, FETÖ’ye Türkiye’de tekrar hayat hakkı tanımak gibi bunu çağrıştıran maddelerin de olduğunu görüyoruz. Bu açıdan bakıldığında muhalefetin dağı resmen fare doğurmuştur. Şu anda Türkiye’nin etrafı ateş çemberidir. Böyle bir ortamda istikrara ihtiyacımız varken, Türkiye düşmanlarının ekmeğine yağ çalacak bir sistemi vaat etmek memleket düşmanlarının yapacağı bir şeydir. Bunların gerçekten, Türkiye kaotik bir ortama evrilsin, ‘Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’ adı altında ülke yönetilemez hale gelsin, Erdoğan gitsin de Türkiye isterse 10 parçaya bölünsün anlayışının bir ürünü olduğunu düşünüyorum” dedi.
Parlamenter sistemin bir asırdan beridir denendiğini kaydeden Altunsoy, şöyle devam etti: “Parlamenter sistem, Türkiye’nin 1908’lerden itibaren dış güçlerin dayatmasıyla tatbik etmeye çalıştığı ve Cumhuriyet’ten itibaren de bize en doğru rejim olarak dayatılan bir sistemdir. 90 yıllık Cumhuriyet döneminde yaklaşık 65-70 hükümet kurulmuş ve her birinin ortalama 1.5 sene ömrü olmuş. Bu kadar kısa ömürlü hükümetlerin bırakın memlekete faydalı işler yapmasını, düşünmesine bile ihtimal yok. Hizmeti düşüneceksiniz, planlayacaksınız, hayata geçireceksiniz ve semeresini alacaksınız. Bunun için güçlü ve istikrarlı bir hükümetin olması gerekiyor. Parlamenter sistem tabiatı gereği buna müsaade etmiyor. Etmediği için de rahmetli Necmettin Erbakan, Turgut Özal, Alparslan Türkeş ve Muhsin Yazıcıoğlu, Türkiye ve Türk halkı için en doğru modelin Başkanlık sistemi olduğunu söylediler. Ancak bunu hayata geçirmeye konjonktür müsaade etmedi. İlk defa Erdoğan sayesinde bu yönde bir adım atıldı ve şu anda olumlu faydalarını görüyoruz.”
Milletin değerleriyle kavgalılar
Siyasetçi ve Hukukçu Aydoğan Ahıakın, “Literatürde Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem diye bir kavram olmadığı halde 6 muhalif parti ısrarla bunu kullanıyor. Kriz, kaos ve darbeler üreten Parlamenter Sistem demokratik olabilir mi? Vesayet özlemiyle bu toprakların değerleriyle kavgalı Millet İttifakının “Millet” ismini taşıması çok garip. Yeni bir sisteme geçmeyi hedeflediklerini söylüyorlar ancak bahsettikleri sistemin adı eski parlamenter sistemdir. 2002 yılına kadar hükümetlerin ortalama ömrü 1.5 yıl. Dolayısıyla parlamenter sistemde koalisyonlar dönemiyle istikrarlı hükümetlerden bahsetmek neredeyse imkânsız. Türkiye için hiçbir hayal ve projeleri yok” ifadelerini kullandı. Av. Ahıakın muhalefetin niçin parlamenter sistemi istediğini ise şu sözlerle özetledi: “Millet iradesi yerine vesayet odaklarına bağlı güçsüz hükümetler özlemiyle, darbe ve muhtıra tehditlerinin olduğu eski Türkiye hayali kurdukları için. Küçük çıkar grupları üzerinden eski günlere, eski Türkiye’ye geri dönüp milli egemenliği etkisizleştirmek için…”
Sadece kulağa ve göze hoş gelen şeyler yazılmış!
Türkiye Büyük Millet Meclisi Anayasa Komisyonu Başkanvekili Ali Özkaya, “Dağ fare doğurdu” sözünü hatırlatarak, “Ortada ne dağ var. Ne de fare var. Tamamıyla bomboş hiçbir mantığı olmayan bir sistem. İstikrarlı hükümetin kurulmasına ilişkin bir söz yer almıyor. Cumhurbaşkanı 1 defa seçilip 7 yıl görev yapacağı ifade ediliyor. Anayasayı nasıl değiştirecekler? Nasıl bir sistem kuracaklar? Güçlü bir yürütmeyi nasıl oluşturacaklar? Bununla ilgili de tek bir beyan yok. YÖK’ü kaldırıp üniversite rektörlerinin tekrar seçimle gelmesi eğitimimiz için bir felakettir. Çünkü geçmiş yıllarda bu uygulandı. Türkiye’nin ne büyük acılar yaşadığını gördük. Rektörlerin, üniversite hocalarının birbirleriyle adeta kanlı bıçaklı olduğunu ve üniversitede eğitimin tam manasıyla çökmesine vesile olduğunu gördük. Yani 6 liderin mutabakat metnini baştan sona okuduğumda bu sistemin hiç düşünülmemiş, artısı- eksisi görüp gözetilip konuşulmamış, sadece kulağa ve göze hoş gelen şeyler yazılmış. Ne parlamento, ne bakanlar kurulu, ne de devlet güçlendirilmiş. Terörle mücadele, milli güvenlik ve yatırım ile ilgili de bir şey söz konusu değil. Tuhaf bir öneri. Tamamen hayallerin olduğunu söyleyebiliriz” görüşünü dile getirdi.
Mutabakat metninde elle tutulur tek şey HDP'ye selâm
AK Parti Grup Başkanvekili ve Çanakkale Milletvekili Bülent Turan, “6 parti bir araya gelerek kendilerince sistem değişikliği için mutabakat metni imzalıyor. İdeolojileri, siyasi görüşleri farklı; ama tek ortak yanları eski Türkiye özlemi. Bu mutabakat metni Türkiye’ye hiçbir şey vaad etmiyor. Sadece ve sadece muhalefeti kağıt üstünde bir arada tutmaya hizmet ediyor. Cumhurbaşkanının nasıl seçileceği bile belli değil. Cumhurbaşkanı var; ama ‘sembolik olacak’ diyorlar. Dünyanın ve Türkiye’nin gündemi masada yok. Ekonomi, dış politika yok, milli güvenlik, terörle mücadele yok. Varsa yoksa HDP’ye kayyım güzellemesi. Böyle bir beraberlik, Türkiye’ye ne verebilir? Bu zihniyetle değil 6 parti, 66 parti bir araya gelse bu aziz millete bir şey veremez. Ayrıca dünyada hiçbir millet kazanımını geri vermemiştir. Zaten teknik olarak, sayısal olarak mümkün değil. Tarih geriye doğru akmaz” değerlendirmesinde bulundu.