İSLAM
04.03.2022 Günün Âyet ve Hadisi
Sizler için seçtiğimiz günün âyet ve hadisini istifadelerinize sunuyoruz...
VAHYİN DİLİNDEN
وَالَّذٖينَ كَسَبُوا السَّيِّـَٔاتِ جَزَٓاءُ سَيِّئَةٍ بِمِثْلِهَاۙ وَتَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌؕ مَا لَهُمْ مِنَ اللّٰهِ مِنْ عَاصِمٍۚ كَاَنَّـمَٓا اُغْشِيَتْ وُجُوهُهُمْ قِطَعاً مِنَ الَّيْلِ مُظْلِماًؕ اُو۬لٰٓئِكَ اَصْحَابُ النَّارِۚ هُمْ فٖيهَا خَالِدُونَ
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
“Bilerek ve isteyerek kötülük yapanlara gelince, kötülüğün karşılığı, dengi olan cezadır; bunlar aşağılanmışlık içinde yaşarlar, kendilerini Allah’ın cezasından kurtaracak biri de yoktur.
Yüzleri sanki kapkaranlık gecenin bir parçasıyla kaplanmıştır.
İşte bunlar da cehennemliklerdir, kendileri orada devamlı kalıcıdırlar."
(Yûnus Suresi - 27) (Meâl Kaynak: Diyanet İşleri Başkanlığı)
TEFSİRİ:
Allah kullarını “esenlik yurdu”na, âyetteki ifade ile “dârüsselâm”a çağırmaktadır, dinin amacı insanlara ebedî mutluluğu sağlamaktır. Dünya hayatında peygamberleri dinleyenlere, akıl ve iradelerini doğru kullananlara Allah doğru yolu göstermektedir. Bu yolun sonu cennettir, cemaldir, insanlara eşsiz saadet bahşeden Allah rızâsıdır (rıdvandır).
Böylesine bir mutluluktan mahrum olanlar, olmadık hayallerin peşine düşerek, hurafelere kapılarak kendi sonlarını hazırlamış olmaktadırlar. Hz. Peygamber’in vazifesi onları uyarmaktır, o da vahyi tebliğ ederek, gerekli açıklamaları yaparak vazifesini hakkıyla yerine getirmiştir, kimsenin “Bizi uyaran olmadı, biraz yardım görseydik böyle olmazdık” demeye hakkı yoktur.
Kaynak : Kur'an Yolu Tefsiri
ALLAH RASULÜNDEN (Sallellahu Aleyhi ve Sellem)
“Sizin her birinizin annesinin karnındaki yaratılışının toplanması / spermin yumurtayla birleşip döllenmesi kırk günde olur.
Sonra aynı süre içerisinde alaka / yapışkan -döllenmiş hücre- haline gelir.
Sonra aynı süre içerisinde mudga / çiğnemlik et parçası görünümündeki şeklini alır.
Sonra Allah dört kelimeyi / dört hususu yazmakla görevlendirilen bir melek gönderir ve kendisine: ‘Onun amelini, rızkını, ecelini bir de şaki veya said olduğunu yaz.’ diye emredilir.
Sonra kendisine ruh üflenir…”
(Buharî, Bedu’l-halk, 6)