Medya
Roman kitabını Kur'an sanan o "hamşo" kim?
Engin Ardıç, "yazı" ile "dil"i ayırt edemeyen, her gördüğü eski yazıyı Kur'an-ı Kerim sanan "hamşolar"a gönderme yaptığı yazısında anlattığı anısıyla "Yok artık" dedirtti.
Engin Ardıç, "yazı" ile "dil"i ayırt edemeyen, her gördüğü eski yazıyı Kur'an-ı Kerim sanan "hamşolar"a gönderme yaptığı yazısında anlattığı anısıyla "Yok artık" dedirtti. İşte Ardıç'ın Sabah gazetesindeki o yazısı:
"(...) Boğaziçi'nde rahmetli Ali Alparslan'dan seçmeli Osmanlıca dersi almış ve çok faydasını görmüştüm.
Buna karşılık aramızda "yazı" ile "dil"i ayırt edemeyen, her gördüğü eski yazıyı Kur'an-ı Kerim sanan hamşolar dolaşıyorlardı...
Daha sonraları, "Harbiye Nezaret-i Celilesi" yazısını Kelime-i Tevhid sananlar da gördük. Eski yazıydı ya...
Bir yakınım anlatmıştı: Beşiktaş'ta komşularının boşalttığı evde gezinirken eski yazıyla bir kitap görmüş.
Alıp eve getirmiş. Bir kız arkadaşı da yanında. Kız çok heyecanlanmış, başını örtmüş. Kur'an sanmışlar.
Rahmetli babası kitaba bir bakmış, bir kahkaha atmış.
Meğerse kitap Reşat Nuri'nin ünlü "Çalıkuşu" romanıymış!
Ama desenize, bir "meşrutiyet öğretmeni" olan ve aşk acısıyla İstanbul'dan uzaklaşıp Anadolu'ya giden Feride'yi bir "cumhuriyet kızı" sanan hamşo da çoktur.
Çünkü okumamıştır, okusa da düşünmemiştir.
Bu ülkede, 31 Mart olayını 31 Mart'ta kınamaya kalkanlar da vardır. (...)"