AKİT MENÜ

Aktüel

Hz. Bilal coşkusu

Müezzinlerin Efendisi Hz. Bilal-i Habeşi’nin anlatıldığı Denizli’deki programa vatandaşlar büyük ilgi gösterdi.

Güncelleme Tarihi:

Siyer Araştırmaları Merkezi’nin yürüttüğü 82 İl 82 Sahabî projesi tüm hızı ile devam ediyor. Projenin 70. programının adresi Denizli idi. “Müezzinlerin Efendisi Bilal-i Habeşî” başlığında icra edilen programın organizesini, Denizli’deki sivil toplum kuruluşlarının oluşturdukları ortak bir platform yaptı. Kur’an-ı Kerim tilavetinin ardından platform adına kısa bir konuşma yapan Ömer Pekuz, projenin önemine ve Sahabe’nin değerine dikkat çekti. Halkın yoğun ilgi gösterdiği program, Egs Kültür Merkezi’nde yapıldı.

Daha sonra kürsüye davet edilen Siyer Vakfı Kurucusu Muhammed Emin Yıldırım Hoca, konuşmasına Hz. Bilal’in hayatının çeşitli dönemlerini anlatarak başladı. Muhammed Emin Yıldırım, Hz. Bilal’in iman edişini, iman ettikten sonra çektiği sıkıntılarını, uğradığı işkencelere rağmen direnişini ve dilinden düşürmediği, ahad, ahad, nidalarını örneklerle anlattı. Yıldırım şöyle dedi: “Hz. Bilal, iman ettiğini açığa vurduğu günden itibaren fasılasız beş yıl akıl almaz işkencelere tabi tutuldu. Mekke’nin kızgın güneşinin altında bırakıldı, çöl kumlarının üzerine yatırıldı, üzerine koca koca kayalar bırakıldı, boynuna ip bağlanarak Mekke sokaklarında gezdirildi, günlerce aç ve susuz olarak bırakıldı ve daha neler neler yapıldı ama her seferinde Bilal’in dudaklarından dökülen kelime, “Ahad, Ahad/Allah birdir, Allah birdir!” oldu. Bu nasıl bir imandır, imanda sebattır anlayabiliyor musunuz? O işkencelerin binde biri bu çağın insanına yapılsa, bırakın işkenceyi tehditvari bir söz duyulsa, tüm davalarından vazgeçecek insanların böyle şeyleri anlayabilmesi gerçekten çok zordur. Ama Hz. Bilal hakiki imana ermiş biri olarak, sabır ve sebat ile her gün şartları ağırlaşan işkencelere katlanıyor, her gün uğradığı sıkıntılarla, işkencelerle biraz daha kıvama geliyor, her gün biraz daha sesini gürleştirerek, “Ahad, Ahad” diyordu. Mekkeliler ise bu kelimeyi duyunca adeta çılgına dönüyorlardı. Çünkü Bilal’in her ahad deyişi, onların sistemlerinin çatırdadığını gösteriyordu. Belki kızgın kumların üstünde olan oydu, işkencelere uğrayan oydu, görünürde güçlü olanlar Mekkelilerdi; ama Bilal Ahad dedikçe, onlar korkuya kapılıyor, “bu nasıl bir din ki, mensuplarına bu kadar bedel ödetmesine rağmen, halen korkusuzca konuşturabiliyor. Bu nasıl din ki, mensupları ölümü onun için göze alıyor, bu nasıl din ki, ölümü öldürüyor, ölüme güle oynaya gidiyor.” dedirtiyordu.”

Yorumlara Git

Diyanet karşıtlarının kirli oyununa Sözcü’lük yaptı! Kütüphanedeki 'kıyafet baskısı' olayına Diyanet’ten yanıt geldi

Yılmaz’dan kudurmuş Rumlara sert tepki! Sorumluluk Rum yönetimine ait

Zikredilen miktar dudak uçuklattı: Mustafa Bozbey büyük götürmüş!

Hainlerin stratejik kalesine ağır darbe! İran ordusu Ürdün’deki ABD üssünü kamikaze İHA’larla vurdu!

İran’dan füze ve İHA saldırısı Bölgedeki ABD sanayi tesislerini vurdu