AKİT MENÜ

Sağlık

Bakan Koca hastanelerdeki şiddet olaylarını değerlendirdi!

Canlı yayında açıklamalarda bulunan Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, hastanelerde yaşanan şiddet olaylarına değindi. Bakan Koca, "Halkımızın ve sağlık çalışanlarının bilmesini isterim ki Cumhurbaşkanımızın hasta haklarına ve çalışanlarının hukukuna verdiği önem, en büyük gücümüzdür." dedi.

Güncelleme Tarihi:

This browser does not support the video element.

 Yeniakit.com.tr 

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, son dönemde hastanelerde yaşanan şiddet olaylarına ilişkin değerlendirmede bulundu.

"Şu içinde bulunduğumuz dönemde, sağlık çalışanı ve hasta arasında karşılıklı anlayışın, tevazuun, saygının adeta iyileştirici bir güç olduğunu hiç unutmamalıyız." diyen Bakan Koca, "Sağlık hizmeti alırken anlayışlı, yeri geldiğinde sabırlı olmalıyız. Sorunlarla kişisel olarak mücadele etmek yerine, devletin getireceği çözüme güvenmeliyiz. Hastaneler, bu kerim devletin göz bebeği kurumlardır. Kişilerin hataları varsa o hatalarla ne bu kurumları ne de bir meslek grubunu etiketlemekten kaçınmalıyız." ifadelerini kullandı.

'Aşacağımıza inanıyorum'

Hastanelerdeki hasta-doktor arasında yaşanan şiddet olaylarının bütün topluma ya da doktorlara mal edilmemesi gerektiğini belirten Bakan Koca, "Biliyoruz ki; şiddet olayları, hasta-hekim insicamını giderek daha fazla etkilemeye başladı. Şunu hemen söylemek, artan şiddet olaylarından hareketle bu saygın toplumun tamamını yargılamaya kalkanları baştan uyarmak isterim." dedi.

Hasta-doktor arasındaki anlaşmazlıklara değinen Bakan Koca, "Doktoruna, hemşiresine fiziki şiddet uygulayan kişilerin birçoğunun, aile içi bireyler başta olmak üzere başka şiddet vakalarının bulunması tesadüf değildir. Şiddet olaylarında ciddi bir bölümü de sözlü şiddet oluşturmaktadır. Bu gruptaki şiddetin kaynağı ise, bizce, hasta veya hasta yakını ile sağlık çalışanı arasındaki yanlış beklentiden kaynaklanan gerilimdir. Beklentilerin makul hale getirilmesi ve gerilimin yönetilmesiyle bu kategorideki sorunu, sağlık çalışanları için atılacak adımların oluşturacağı zeminle aşacağımıza inanıyorum." şeklinde konuştu.

Doktorlara "Adalete güvenin." çağrısı yapan Fahrettin Koca, şunları söyledi:

Bu devlet bir hukuk devletidir. Sağlıkta şiddet olayları da dâhil hukuka akseden hiçbir sorunda bir taraf peşinen suçlu, diğer taraf peşinen masum ve mağdur değildir. Teşhis hekimin ise hüküm de hâkimindir. Bu sebeple, bilhassa hekim arkadaşlarımızdan, tüm camiamızdan rica ediyorum. Adalete güvenin. Yapılacak yeni yasal düzenlemeler, sizleri şimdiden müsterih etsin. Şiddet suçlarını gündemde tutma, suçluları teşhir etme çabasının olumsuz sonuçları da olduğunu, hatta mesnetsiz karşıtlıklar doğurabildiğini unutmayın.

Hasta ile hekim arasındaki o çoğu kere süresi kısa ilişki, özünde nadir bir ilişkidir. Bir taraf anlaşılma ihtiyacı içinde diğer taraf anlamakla görevlidir. Bu, saygıya dayalı, kötü davranışı kabul etmeyecek, hekimin profesyonelliğine dayalı bir ilişkidir. Şiddetin gölgesinin bile bu ilişkiye düşmesine izin vermeyeceğiz. Toplum bizimledir. Fakat şu nokta da önemli: Sağlık profesyonellerinin anlaşılmaya ihtiyacı olduğu gibi, bizlere gelen hastaların da anlaşılmaya ihtiyacı vardır.

Değerli sağlık çalışanları,

Bir hafta önce, 14 Mart Tıp Bayramı kutlamalarında Sn. Cumhurbaşkanımız 5 büyük müjde verdi. Bunlardan ilk üçü, uğruna her türlü çabayı göstermeye hazır olduğumuz gelişmelerin vaadiydi. Söz icraatın adımıydı ve akabinde harekete geçildi.

Sağlıkta şiddet suçlarının önlenmesi, Malpraktis davalarındaki hata ve haksızlıkların sona erdirilmesi için bazı kanunlarda değişiklik yapılmasını öngören Kanun Teklifi, Meclisimize sunulup, Adalet Komisyonuna sevk edildi.

Bu kanun teklifi, kasten yaralamada tutuklu yargılanma sonucunu doğuracak. Yine bu kanun teklifi, sağlık hizmetini engelleme suçunu şiddet olayında cezayı artırıcı bir suç haline getirecek.

Malpraktis kaynaklı dava açılabilmesi, kurulacak Mesleki Sorumluluk Kurulunun onayı şartına bağlanacak. Teklifin temelini oluşturan hükümler, tarihi bir sonuç doğuruyor: Kasıt olmadığı sürece hekimden tazminat yükü kalkacak. Vatandaşın mağduriyeti varsa bunu devlet karşılayacak.

Camiamız, bu gelişmelerden duyulacak heyecanı maalesef göstermedi. Neden?

Maalesef daha önce de örneğini yaşadığımız olaylar yaşandı. Sorunların çözümü etrafında buluşmak yerine, sorunların güncel örnekleri etrafında toplanıldı. Seyri hukuka bırakılması gereken bir olay, neredeyse bir taraflaşmaya, ayrışmaya yol açtı.

Bize gelecek ve huzur vaat eden gerçek gündemden kopmak hatadır. Öte yandan, suç ve ceza şahsidir. Bir kişinin hatası, ne bir kurumun ne de bir meslek grubunun hatasıdır.

İyiler toplumun büyük çoğunluğunu oluşturur. İnsan özünde iyidir, iyi davranış iyiliği daha da geliştirir..

Aziz vatandaşlarım,

Biz toplum olarak, salgının dehşet saçtığı günlerde sağlık çalışanlarına Sağlık Ordusu adını verdik. Hiçbirimiz, şimdi bunun göz ardı edilmesine izin veremeyiz. Bize yakışan bu doğru tarife halel getirmeyelim. Biri milletini düşmana, biri milletini hastalıklara karşı koruyan iki ordumuz var. Ordu-millet olan bu toplum, bu iki orduyu ayıramaz.

Sözlerimi üç vurguyla bitirmek istiyorum:

-Hasta haklarının korunmasında hassasız.
-Hasta-sağlık çalışanı arasındaki ilişkiyi daha olgun hale getireceğiz.
-Sağlıkta her türlü şiddet olayına, sağlık çalışanlarının açılan davalarda haksız bedeller ödemesine karşı Sn. Cumhurbaşkanımızın öncülüğünde gereken adımları atacağız.

Halkımızın ve sağlık çalışanlarının bilmesini isterim: Cumhurbaşkanımızın hasta haklarına ve çalışanlarının hukukuna verdiği önem, en büyük gücümüzdür.

Yorumlara Git

Özgür Özel'in yalan balonu patladı: Muhittin Böcek fotoğrafla yalanladı! Karanlık pazarlıklar deşifre oldu

CHP'li İBB'den vatandaşın cenazesine skandal muamele! Utandıran görüntüler

Siyonist kışlalarına roket darbesi: Hizbullah, işgalci İsrail’in askeri tesislerini imha etti

Bakan Memişoğlu müjdeyi verdi: Sağlıkta Türkiye Yüzyılı mührü! Şehir hastanesi 2027’de kapılarını açıyor

Netanyahu destekçisiydi! Aktör Chuck Norris öldü