Gündem
"Hakkımızı helal etmiyoruz!"
Merhum Genel Yayın Koordinatörümüz Hasan Karakaya ve yazarımız Abdurrahman Dilipak’ın köşe yazılarından dolayı 30 bin TL tazminat ödemelerine mahkum edilmesine ilişkin davada, 16 yıl sonra hak yerini buldu. Erkaya ailesinin açtığı davada, AİHM’in hak ihlali kararını değerlendiren Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, merhum Hasan Karakaya ve yazarımız Abdurrahman Dilipak lehine karar verdi.
Yargıtay, 28 Şubat sürecinin baş aktörlerinden olan Deniz Kuvvetleri eski Komutanı Güven Erkaya’nın icraatlarını eleştiren Akit gazetesinin “Hakkımızı helal etmiyoruz” başlıklı manşet haberi ile merhum Genel Yayın Koordinatörümüz Hasan Karakaya ve yazarımız Abdurrahman Dilipak’ın köşe yazılarıyla ilgili kararını açıkladı. Güven Erkaya ailesinin açtığı dava sonucu AİHM’in hak ihlali kararını değerlendiren Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, merhum Hasan Karakaya ve yazarımız Abdurrahman Dilipak lehine karar verdi.
BAŞVURU REDDEDİLDİ
Gazetemizin deneyimli avukatı Ali Paccı yaptığı açıklamada,“AİHM tazminat davası sonunda verilen kararın adil yargılama hakkıyla düşünce ve ifade hürriyetinin ihlali anlamına geldiğine karar verdi. Bunun üzerine Türkiye’de iadeyi muhakeme yoluna başvuran Dilipak ve Karakaya’nın talebi AİHM kararı doğrultusunda kabul edilip tazminat kararının iptaline karar verildi. Erkaya’ların temyiz başvurusunu reddeden 4. Hukuk Dairesi, 7 Nisan 2016 tarihli kararıyla bu karara karşı yapılan karar düzeltme başvurusunu da reddederek son noktayı koydu” ifadesini kullandı.
MİRASÇILAR PİŞMAN OLMUŞTU
“25 Haziran 2000 tarihli Akit gazetesinin manşetine bir gün önce ölen Güven Erkaya için “Hakkımızı helal etmiyoruz” ifadesine yer verilmiş, Abdurrahman Dilipak ve merhum Hasan Karakaya bu ölüm haberini köşelerine taşımıştı. Her iki yazıda da Erkaya’nın 28 Şubat sürecindeki rolü ağır biçimde eleştirilmişti” diyen Avukat Paccı, “Akit gazetesinin bu yayınlarından rahatsız olan Güven Erkaya mirasçıları, belki de bugün pişman oldukları bir süreci başlattılar. Akit’e ve gazetenin yazarlarından bugün bile fahiş sayılabilecek bir miktar, yani 50 bin lira tazminat talebinde bulundular. Tazminatın fahişliğini anlamak için, Dilipak’ın Kadıköy’de oturduğu ve sahip olduğu tek evinin, borcu ancak karşılayabildiğini söylemek yeterli olacaktır” diye konuştu.
BAŞVURULARIMIZ SONUÇSUZ KALMIŞTI
Merhum Karakaya ve Dilipak’ın evlerine hacze gidildiğini ifade eden Av. Paccı, “Dava, Dilipak ve Karakaya’nın gıyabında, onların haberi olmadan görülmüş; karar bile gazetede ilan edilmek suretiyle kesinleştirilmişti. Gelin görün ki, 3 yıl boyunca bulunamayan Dilipak ve Karakaya’nın adresleri, karar kesinleşir kesinleşmez bulunmuş, evlerine hacze bile gidilmişti. Yargıtay’a yaptığımız başvurular sonuçsuz kalmış, istemeyerek de olsa konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne taşımak zorunda kalmıştık. AİHM’in çok ciddi ihlallere geçit vermeyeceği ortadaydı” şeklinde konuştu.
SÖYLEDİĞİ SÖZLER HÂLÂ KULAKLARIMDA
Paccı, “Her şeyden önce, yargılamanın tanınmış iki gazeteci olan davalıların gıyabında yapılması adil yargılanma hakkının ihlali anlamına geliyordu. Ancak bunun zaman alacağı da belliydi. Dilipak bu paranın ödenmesi için evinin satılmasına rıza gösterebilir, ileride AİHM’in kararı ile zararının tümünün devletten tazminat olarak alabilirdi. Ancak o bunu seçmedi. Dilipak’ın ev eşyalarını haczetmek için evine gelen Erkayaların avukatına, Dilipak’ın söylediği sözler hâlâ kulaklarımdadır” dedi.
SATIŞ BOZULACAK, HACİZ KALKACAK
Dilipak’ın evinin kendisine geri verileceğini kaydeden Paccı, “Her seferinde bir şey sanki ellerine ayaklarına dolanıyor, bir hata yaptırıyor, sonuçta satışlar da bozuluyordu. Sonuncu satışın akıbeti halen icra mahkemesi önündeyken, Yargıtay’ın son noktayı koyan kararının gelmesi sevindirici. Tam 16 yıl aradan sonra olsa da sevindirici. Sevindirici, çünkü hak etmedikleri paranın tahsili için Erkaya ailesi milyarlarca lira da masraf yaptı. Sevindirici, çünkü AİHM’in kararına kadar Erkayaların evi sattırıp tek kuruş tahsil edememeleri bu paranın devletin kasasından çıkmamasını da sağladı. Şimdi, Dilipak’a evi geri verilecek, satış bozulacak, haciz kalkacak” ifadesini kullandı.
TEK KURUŞ BORCUMUZ YOK!
Erkayaların mirasçılarına borçlarının kalmadığını belirten Paccı, “2012 yılında başlattığımız iade-i muhakeme süreci ilk etapta mahkemece reddedilse de, AİHM’in dostane çözüm önerisi kararın bozulmasına, bilahare de AİHM’in ihlal tespiti kararı üzerine kabulü ile sonuçlanmıştı. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 7 Nisan 2016 günü verdiği karar ile süreç sonuçlandı. Ne Dilipak’ın ne Karakaya’nın Erkayalara artık tek kuruş borcu yok. Güven Erkaya’ya da haklarını helal etmemelerinde bir beis yok!” diye konuştu.
‘9 LÜKS DAİRE’Yİ NASIL ALMIŞLARDI?
Abdurrahman Dilipak’ın 30 yıllık gazetecilik emeğinin birikimiyle aldığı evi,“Hakkımızı helal etmiyoruz” manşeti sebebiyle icrada sattıran Güven Erkaya ailesinin, 9 lüks dairesi bulunduğu ortaya çıkmıştı. Erkaya ailesi; subay-general maaşı ile 9 lüks daireyi nasıl aldığı konusunda kamuoyuna açıklamada bulunamamıştı.