Gündem
Maskeler bir kez daha düştü! Kavala'da tahliye Kaşıkçı'da yargılama
Yeni Akit gazetesi yazarı Ali Karahasanoğlu bugünkü yazısında Osman Kavala ve Cemal Kaşıkçı davaları üzerinden Türkiye'deki muhalefetin iki yüzlülüğünü ortaya çıkardı.
Yeni Akit gazetesi yazarı Ali Karahasanoğlu, bugünkü "Kavala’da AB’ı dinleyelim tahliye verelim, Kaşıkçı’da yargılayalım!" başlıklı yazısında Türkiye'deki muhalefetin ikiyüzlülüğünü bir kez daha ortaya çıkardı.
Karahasanoğlu, Osman Kavala davasında mahkemeden tahliye isteyen muhalefetin, konu Cemal Kaşıkçı olunca, Türkiye elinden gelen her şeyi yapmasına rağmen konunun tıkanması sonrası davayı Suudi Arabistan'a devretmesine 'Yargılama yapılsın' naraları atarak ikiyüzlülük yapmalarına tepki gösterdi.
İşte Karahasanoğlu'nun o yazısı;
2 Ekim 2018’de, Suudi Arabistan İstanbul Konsolosluğu içinde bir cinayet işlenmiş.
Katiller, Suudi Arabistan vatandaşı.
Öldürülen, daha doğrusu cesedi yok edilen, Suudi Arabistan vatandaşı..
Cinayetin işlendiği alan, Suudi Konsolosluğu içi.
“Ha”, deyince hukuka uygun şekilde içeri giremeyeceğiniz bir alan..
Cinayetin başka yönleri de var.
Daha önce ABD’deki Suud Konsolosluğu içinde aynı cinayetin planlandığı. Olmadığı takdirde İngiltere’de düşünüldüğü.
Sonra birden İstanbul’un tercih edildiği iddia edildi.
İstanbul’un tercih edilmesinden sonra dahi, olayın dış bağlantıları konuşuldu..
Cemal Kaşıkçı’nın yenilemesi gereken pasaportunu almak üzere, İstanbul’a gitmesinin, ABD’deki konsolosluk aracılığı ile organize edildiği iddia edildi..
Tüm bu ayrıntılarına rağmen..
Suud Konsolosluğu içinde yaşanan bu cinayetin delillerine, Türk yetkililer olabildiğince el koyup, yargılamasını yaptılar.
İddianame hazırlandı, duruşmalar yapıldı.
Ama sanıklar, iddialara göre Fransa’ya gittikleri halde. Londra’ya gittikleri halde. ABD’ye uçtukları halde.. (Gizli uçuşlar veya sahte evraklı seyahatler).
Hiçbirisi Türkiye’ye giriş yapmadıkları için, ifadeleri alınmadı..
İfadeleri alınmayınca da, dosyada ilk aşamada elde edilen deliller dışında, bir arpa boyu yol alınamadı.
Bu arada, iç muhalefetimiz “Bize ne Kaşıkçı cinayetinden” mırıldanmaları ile..
“Suud da Türk mallarına ambargo koydu. Suud ile yaptığımız ticaret üçte birine indi” söylemleri ile..
Türkiye’nin Cemal Kaşıkcı cinayeti hakkında yargılama yapmasının, ukalalık olduğu iddia edildi.
Bu arada, cinayetin arkasında olduğu ileri sürülen üst yönetimdekiler, AB ülkeleri nezdinde, ABD nezdinde, el üstünde tutuldular..
Cinayetle ilgili hiçbir yaptırım, hiçbir etkisi sürdürülebilir mahiyette kınayıcı açıklama gelmedi..
Türkiye yine yalnızdı..
Tek başına katilleri köşeye sıkıştırmaya çalışan pozisyonundaydı..
4. senenin sonunda.
Yazının tamamını okumak için tıklayın...