Tarih
12 Nisan 2012: 28 Şubat Darbecilerinin Yargı Önüne Çıkarılması
12 Nisan'da Türkiye'de neler yaşanmıştı? Tarihte bugün hangi gelişmeler oldu? 28 Şubat Darbecilerinin Yargı Önüne Çıkarılması, 31 Mart Darbesinin Yapılması, Türkiye'nin İnternet'e bağlanması, 'Kasap' lakaplı İsrail Başbakanı Şaron'un ibretlik sonu. İşte detaylar...
12 Nisan 1909: 31 Mart Darbesinin Yapılması
Meşrutiyetin 2. defa ilanının üzerinden henüz bir yıl bile geçmeden 12 Nisan gecesi (eski tãrihle 31 Mart’ta) düzmece bir isyan hãdisesi gerçekleştirildi. Provakatörler 12 Nisan gecesi Meclis-i Mebusan üzerine yürüdü.
Bu kışkırtmalar en çok da yeni çıkartılan askerlik kanunu gereğince askere alınan medrese öğrencileri ve ordudan ihraç edilen subaylar üzerinde tesirli olmuştu.
Resmi söyleme göre; “Bunun üzerine Mahmut Şevket Paşa yanına Salih Hulusi Paşa’yı da alarak Hareket Ordusu’nu kurdu ve İstanbul’a yürüdü.”
Hareket Ordusu son bir yeniçeri kalkışması görüntüsü içerisinde, 2.Mahmut Döneminde aldığı tarihi yenilginin intikamını almaya kalkışan yeniçeri ordusu gibi bir hınç içerisinde İstanbul’a yürümüştü.
Adına ‘Hareket Ordusu’ takılan bu kitle, aslında Sultan 2. Abdülhamit düşmanlığı etrafında kümelenmiş bir büyük eşkıya topluluğu idi.
Yabancı Araştırmacı Strenberg bu yüzden İstanbul'a ayaklanmanın bastırılması bahanesiyle gelip yönetime el koyanları "Makedonya'nın hırsız çeteleri '' olarak tanımlar.(Koçak,2012:180)
Çünkü Hareket Ordusu içinde çok sayıda çete mevcuttu. Selahattin Adil Paşa bu vaziyeti şöyle anlatır: Makedonya’nın ünlü çete reisi Sandaleski, çetesiyle birlikte 31 Mart olayında Drama gönüllüleri ile birlikte Hareket Ordusuna katılmıştı. (Sarıbay,1982:81)
Bu güruh içerisinde sadece Makedonya çeteleri yoktu. Rum ve Bulgar çeteciler de bu kalkışmada yerlerini almışlardı.Selahattin Adil Paşa anlatmaya devam ediyor:31 Mart olayı üzerine Drama gönüllü taburları ve buna bağlı Rum ve Bulgar çeteleri de gelmek suretiyle toplanmayı tamamlamış olan ordu birlikleri aldıkları emir dairesinde çeşitli kollar halinde İstanbul'a doğru yürüyüşe geçmişti.(Sarıbay,1982:98)
Tarihçi Yılmaz Öztuna da ayaklanmanın perde arkasını anlatırken. "Sultan 2. Abdülhamid'in tahttan indirilmesi, o dönemde British (İngiliz) entelijansiyası tarafından hazırlanmıştır. Balkanlar'a konuşlanmış ve çetelerle savaşan 3. Ordu subayları ile İstanbul'da bazı gazeteciler ve politikacılar elde edildi. İstanbul'daki harekete hiçbir üst düzey subayın katılmadı. Hareketin liderliğini onbaşılar, astsubay ve küçük zabitleri yaptı." (Öztuna:2005) tesbitini yapar.
Olayın bilinmeyen yönlerini gözler önüne seren Öztuna, halkın nasıl kandırıldığını da şöyle anlatır: İngiltere'den para alan bir takım yobazlar, ortaya çıkıp 'şeriat isteriz' deyip, ayaklanmışlardır. İstanbul, başkent olduğu için her yer subay kaynıyor. Mektepli subaylar dinsiz kabul edildiği için halk subayları çevirip, 'Harbiyeli misin, alaylı mısın" diye soruyor ve harbiye kökenli subaylar feci şekilde tartaklanıyor veya dövülüyordu. (Öztuna:2005)
Objektif tãrihçilere göre ‘31 Mart; bazı çapulcuların, aşırı dincilerin, mollaların, mürtecilerin ayaklanması değildir. Daha ciddi ve yukarıdan plânlanmış bir senaryodur.’Mesela; Doç. Dr. Aykut Kansu’ya göre 31 Mart Darbesi “Meşru yollarla iktidara gelemeyeceğini anlayan bir siyãsî grubun anayasa dışı yollarla iktidara gelme mücadelesidir.” (Kansu:2001)
12 Nisan 2012: 28 Şubat Darbecilerinin Yargı Önüne Çıkarılması
Darbeden tam 12 yıl sonra 12 Eylül Darbecilerinin ardından bu kez 28 Şubat darbecileri yargı önüne çağırılmıştı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü 28 Şubat soruşturması için hazırlanan bin 309 sayfalık iddianame, mahkemeye sunulmuştu. 24 tutuksuz, 103 şüpheli hakkında Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren devirmeye ve düşürmeye iştirak suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istenmişti.
İddianamede, bir numaralı sanık dönemin Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral İsmail Hakkı Karadayı, iki numara Orgeneral Çevik Bir, üçüncü sırada ise Orgeneral Erol Özkasnak yer aldı.
340 klasörden oluşan iddianamede, Batı Çalışma Grubu’nu (BÇG) kurduğu iddia edilen Çevik Bir, Balyoz davasında ağırlaştırılmış mahkumiyet alan Çetin Doğan, emekli Tümgeneral Erol Özkasnak, eski kuvvet komutanları Ahmet Çörekçi, Hikmet Köksal, Teoman Koman, Fevzi Türkeri, Erdal Ceylanoğlu, eski MGK Genel Sekreteri İlhan Kılıç, MHP Milletvekili emekli Korgeneral Engin Alan gibi isimler yer alıyordu. Ayrıca iddianamede eski YÖK Başkanı Kemal Gürüz de bulunuyordu (Hürriyet, 2013).
28 Şubat soruşturması başlayınca 100 e yakın general ve darbeci mahkemeye toplanmıştı. Mahkeme salonunda Çevik Bir, Kemal Gürüz en şirin haliyle gözükmeye çalışıyordu. Birçok generalin mübaşirden rica ederek tuvaleti bulmaya çalıştığı günler başlamıştı (Mal koç 04.09.2018).
12 Nisan 1993: Türkiye'nin İnternet'e bağlanması
Türkiye'de ilk internet bağlantısı, 12 Nisan 1993 tarihinde yapılmıştır. İlk yıllarında sadece TÜBİTAK ve üniversitelerin kullanımına izin verilen ve sadece ODTÜ ve Ege Üniversitesi üzerinden bağlanılan internete bugün her isteyen, istediği internet servis sağlayıcı üzerinden bağlanabilmektedir.
12 Nisan 2006: Binlerce Filistinlinin kanına giren 'Kasap' lakaplı İsrail Başbakanı Şaron'un ibretlik sonu
Fakat çoğu Filistinli için de 'Kasap'tı o; Beyrut'u işgal eden ve 1982'de Lübnan'da kurulunan Sabra ve Şatilla mülteci kamplarındaki binlerce Filistinli sivilin ölümünden sorumlu olan kişiydi.
Şaron, işgal altındaki topraklarda Yahudi yerleşimini destekliyordu. Fakat son uygulamalarından biri olan İsrail'in Gazze'den çekilmesi, birçok yandaşı arasında şok etkisi yarattı. Kısa bir süre sonra da art arda geçirdiği beyin kanamaları yüzünden girdiği komadan çıkamadı, kariyeri sona erdi.
İşgalcilerin 4 Ocak'ta beyin kanaması geçirdikten sonra komaya giren sözde başbakanı terörist Ariel Şaron'un sürekli iş göremez olduğu resmen ilan edildi. Terörist Ariel Şaron, iş göremez ilan edilen ilk başbakan olarak tarihe geçti. Ariel Şaron'un Amerikalı doktorlardan biri, Şaron'a bir türlü teşhis koyamamaları üzerine "Bu olsa olsa Tanrı’nın bir cezasıdır" demişti.