Gündem
Erbakan’ın dâvâsına yüz çevirmek ihanettir
Necmettin Erbakan’ın yol arkadaşı araştırmacı yazar Fehmi Çalmuk, Temel Karamollaoğlu’nun “Erbakan yaşasaydı CHP ile olurdu” sözlerine tepki göstererek, “Erbakan’ı İsviçre çakısı gibi siyaseten her yönteme uydurmaya çalışmak vebaldir, davasına yüz çevirmek, ihanettir” dedi.
Ne yaptıysa Allah rızası için yaptı
“Aynı mahallenin çocuklarına kaşını kaldıran, omuz silken, yüz çeviren diğer zengin mahalle çocuklarına işmar edenlere de isyanım hep vardı. Bu yüzden Erbakan’ı anlama kılavuzunu yazıyor ve anlatıyorum” diyen Fehmi Çalmuk şöyle devam etti: “Bir günlük, iki günlük aylık, yıllık bir mücadeleden bahsetmiyorum. Daha ilkokul, ortaokul talebesi iken bir şeyhin dizi dibinden alimlerin ders halkalarında ilim öğrenen ve kariyer planına yeniden büyük bağımsız ve kalkınmış Türkiye mefkuresi koyan Necmettin Erbakan ne yaptıysa Allah rızası için yaptı. Parayı, pulu, yaşamsal itibarı tercih etseydi Almanya’daki yüksek lisansından sonra dönmezdi. Saltanat kayığına binmedi. Kese rızası, Amerika Avrupa rızası değil yalnız ve yalnız Allah rızası için çalıştı. 28 Şubat’ta uğradığı o kadar zulme, baskıya rağmen bir Allah’ın kulunu sokağa salmadı. Allah rızasına sığınarak sabretti, sabrı ve Hakk’ı tavsiye etti. 28 Şubat döneminde Diyanet mensuplarına Başbakanlık köşkünde verdiği iftar yemeğinde söylediklerini tekrar tekrar okusanız, davasını anlatırken Malazgirt’ten başlayarak Kıbrıs Barış harekatına kadar Anadolu büyüklüğündeki dava taşını sırtlayışına tekrar baksanız onun tarihi sözüne katılırdınız.
Mazlumun yanındaydı
Zalime karşı mazlumun yanında olmalıydı. Zalime zulmünü haykırmalıydı. Zulmedeni Hakka hakikate davet etmeliydi. Şartsız, amasız, fakatsız mazlumun yanında olmalıydı. Gün gelir Müslümanlar içinde zulmetmeye niyet eden, zulmedenler çıksa bile onları uyarma yoluna gitti. Bazen siyaseten eleştirdiğini imanen sahiplenir, hayra sabra davet ederdi. Örgütsel işbirliğinde ise her zaman örgütünün bütünlüğünü, ismini, logosunu korur, bir başka grubun içinde kaybolmasına ‘ve diğerleri’ gibi anılmasına itiraz eder izin vermezdi. Milli Görüş garnitür, ilave ve ikame olmazdı. ne hayırlı bir iş yapıyorsa onun yanında olurdu.
Saadet Partisi Lideri Temel Karamollaoğlu’na ilişkin de konuşan Çalmuk, şöyle devam etti:
Temel bey eğri odun taşımazdı!
“Mehmet Zahid Kotku hazretlerinin dizi dibinde yetişen, 12 Eylül zindanlarında hadis ezberlemede öne atılan Karamollaoğlu yıllarca merhum Esad Coşan’ın Hakyol vakfında yöneticilik yaptı. Ne yaşanırsa yaşansın ne Erbakan’ı bıraktı ne de Milli Görüş’ü bıraktı.... Ama şimdilerde yaptığı açıklamalarla Milli Görüş’ün genetik kodlarıyla oynama girişimini anlamakta zorlanıyorum. Temel Karamollaoğlu dergaha eğri odun taşımazdı. Ya ormanı değiştirdi ya da ağaçlar artık eğri odun veriyor. Milli Görüş’ün 2001 de yaşadığı, 2007’de yaşadığı bölünmeden daha vahim sonuçlar doğurabilir. Şimdilerde sessiz ve derinden olayları suizan etmeden izleyen Milli Görüş tabanının sabır taşı çatlamadan, bir başka olmadan yorulan yöneticilerine ‘milli şuur’ ayarı vereceğinden eminim. Erbakan’ın elindeki İslami hareketi alıp Fetullah Gülen’e teslim etme operasyonu olan 28 Şubat’ın yörüngesinde Erbakan’ı ve Milli Görüş’ü ezme, sindirme girişiminde rol alanların, Erbakan’ı hapse yollayarak dikensiz bahçeye sahip olma arzusundakiler ile hesaplamayı tercih etmemelerine yönelik sihirbazlığın kurbanı olmamaların dilerim. Milli Görüş tabanıyla helalleşmenin gecikmesinin faturası bu savrulmanın başlıca nedenleri arasındadır.”