RESUL EKREM ŞAHAN ANKARA
Her fırsatta eşitlik, adalet ve özgürlük kavramlarından bahseden Avrupa’da İslam’a yönelik saldırılar devam ediyor. Geçtiğimiz günlerde İsveç’te İslam düşmanı ırkçı gruplar tarafından Kur’an-ı Kerim’e yönelik hadsiz ve provokatif eylem girişiminde bulunuldu. Yine geçtiğimiz günlerde de Fransa’da polis tarafından başörtülü kadınlar tartaklandı.
İslâm düşmanlığı ile bir yere varamazlar
Son günlerde artış gösteren İslam düşmanlığı ile değerlendirmede bulunan Türk Diyanet Vakıf-Sen Genel Başkanı Nuri Ünal, “İslam düşmanlığı ile bir yere varamazlar. Ne acıdır ki; çeşitli ülkelerde zaman zaman karşılaştığımız İslam, Kur’an, cami ve Müslüman düşmanlıklarına bu mübarek Ramazan ayında da şahit oluyoruz. İsrail Mescid-i Aksa’da ibadet eden Müslümanları katlediyor, İsveç’te kutsal kitabımız Kur’an-ı Kerim yakılıyor, Kanada’da camiden çıkan cemaate ateş ediliyor, Fransa’da başörtülü diye kadınlar sokakta tartaklanıyor, Almanya’da ve diğer Avrupa ülkelerinde camilere saldırıda bulunuluyor. Örnekler maalesef saymakla bitmez. İşin başka anlaşılmaz tarafı ise, Türk, Türkiye ve İslam düşmanlığı ile bu ırkçı eylem ve söylemlere karşı ilgili ülke yetkililerinin gerekli tedbirleri almamaları, hatta göz yummalarıdır. Bu kışkırtıcı eylemlerin demokrasi, insan hakları veya özgürlük bağlamında değerlendirilemeyeceği gayet açıktır. Bu yapılanlar tamamen faşist, ayrılıkçı ve köhnemiş ortaçağ anlayışlarıdır. Bütün insanlığın esenlikle huzur ve barış içerisinde yaşayabilmesi için, bütün ülkeleri ve uluslararası kurum kuruluşları acilen ve kalıcı olarak, İslam düşmanlığı ve ırkçılığa karşı caydırıcı gerekli tedbir ve önlemleri almak zorundadırlar” ifadelerini kullandı.
Müslümanların yaşam biçimine tahammülleri yok
Diva-Sen Genel Başkanı Mustafa Çopursuz da, “Özellikle İslam dinine ve Müslümanların yaşam biçimlerine tahammülleri yoktur Avrupa devletlerinin. Daha da ötesi, İslam dininin bütün kutsallarına saldırılar Avrupa ülkelerinde olmakta. Kur’an-ı Kerim’e, Hz. Peygamber Efendimiz (SAV)’e ve ibadethanelere karşı vuku bulan saldırılar karşısında Avrupa devletlerinin almış olduğu tedbirleri de göremiyoruz maalesef. Nitekim İslam Dininin değerlerine hakaret edenlere yönelik şu güne kadar herhangi bir yaptırımın uygulandığını da duymadık. İslam dininin değerlerine karşı Avrupa ülkelerinde cereyan eden saygısızlığın asıl amacını çok iyi okumak gerektiğine inanıyoruz. Müslümanlar olarak bu oyunlara gelmemeniz gerekir. Kutsal değerlerimize elbette en güzel bir şekilde sahip çıkmalıyız. Kutsallarımıza, yaşantımızla da sahip çıktığımızı dostlarımıza ve düşmanlarımıza da göstermeliyiz. İslam dinini temsil noktasında herhangi bir hata yapma lüksümüzün olmadığını bilmeliyiz. Diğer taraftan dini ritüellerimize yönelik yapılan tüm saygısızlıklar karşısında ciddi manada kamuoyu oluşturmak durumundayız” görüşünü kaydetti.