Siyaset
Siz elini öpün AK Parti’nin, CHP’li bakanlar egemenliği bakın nasıl satmış!
Yeni Akit gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve yazarı Ali Karahasanoğlu, bugünkü köşe yazısında Cemal Kaşıkçı davası üzerinden hükümeti eleştirmeyi kalkan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na geçmişte yaşanan benzer bir durumu hatırlattı.
Yeni Akit gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü ve yazarı Ali Karahasanoğlu, "Siz elini öpün AK Parti’nin, CHP’li bakanlar egemenliği bakın nasıl satmış!" başlıklı bugünkü köşe yazısında Cemal Kaşıkçı davası üzerinden hükümeti eleştirmeyi kalkan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na partisinin geçmişte yaşanılan benzer bir durumda ortaya koyduğu rezil manzarayı hatırlattı.
İşte Karahasanoğlu'nun o yazısı;
Geçtiğimiz haftanın en önemli gündem maddesi, Cemal Kaşıkçı cinayeti ile ilgili davanın yargılamasının Suudi Arabistan’a devri ile ilgili karara yönelikti.
“Davayı sattınız” diyenden..
“Kaç dolar aldınız” diyene..
Ve en nihayetinde..
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun sözlerine kadar, neler denilmedi ki..
Kılıçdaroğlu’nun geçen haftaki grup toplantısındaki sözlerini aktarayım:
“Devletin egemenlik hakkını Suudi Arabistan’a kimlerin devrettiği ortaya çıktı. Egemenlik hakkını vereceksin, ‘sen yargıla’ diyeceksin. Niye, para var işin ucunda.”
İP Genel Başkanı Meral Akşener’in benzeri açıklamasını da verip, gerçekleri size aktarayım.
Akşener konuşuyor: “Sayın Erdoğan’a şöyle bir sorum var, sizin aracılığınızla: Cemal Kaşıkçı davası ne oldu muhterem, bay kriz!”
Olaylara tek örnek üzerinden baktığınızda, “Vay canına” diyebilirsiniz..
Dünya gerçeklerini, ülke gerçeklerini, özellikle de size “Vay canına” dedirtenlerin yaptıklarını görünce..
Mideniz bulanıyor, kusasınız geliyor..
Suud vatandaşı Cemal Kaşıkçı’nın, Suud Konsolosluğu’nda, Suud vatandaşı kişiler tarafından öldürülmesinin Türkiye’yi ilgilendirdiği alan ne?
Sadece ve sadece, cinayetin işlendiği Suud Konsolosluğu’nun, Türkiye toprakları içinde olması..
Ki; Türkiye, suça ait delilleri toplamış, dosyalamış, iddianameyi hazırlayıp davayı açmış.
Ama ahlaksız Batı, sanıklar hakkında çıkartılan yakalama kararları hakkında Türkiye’ye destek vermemiş..
4 yıl boyunca, dava bir arpa boyu yol alamamış. Çünkü sanıklar mahkeme huzurunda ifade vermeden, davanın sonuçlanması mümkün değil..
Tıpkı Fetullah Gülen’in. Tıpkı Murat Karayılan’ın.. Suçları çok açık olduğu halde.. Haklarında açılan davaların, yıllardır bitirilememesi, ifadeleri alınamadığı için mahkumiyet kararlarının çıkartılamamasında yaşanılanlar gibi.
Dava Suud’a devredilmeseydi, olacağı söyleyeyim:
21 yıl daha duruşmalar yapılır, hakimlerimiz 4-5 ayda bir dosyayı raftan indirip, “Duruşma açıldı. Sanıkların yurtdışında oldukları, yakalanamadıkları görüldü” diye başlayıp, “Duruşmanın ... bırakılmasına” diye biten cümlelerle oyalanıp, duracaktı..
Her şeye rağmen, “Keşke, dava devam etseydi. Her duruşma vesilesi ile, “İnterpol ahlaksızlığı sürüyor. Haklarında yakalama kararı olan sanıkları, İnterpol yakalamadı. Şu ülkede görüldüğü belirtilen sanık hakkında, İnterpol yakalama kararının infazını gerçekleştirmedi’ diyerek batı devletlerinin ahlaksızlığını hatırlatmış olurduk” diyebilirsiniz..
“Suudi veliahd prensinin de sorumlu tutulduğu cinayetin failleri Türk yargısına teslim edilmediği halde, Suud’lu yöneticiler, Avrupa ülkeleri tarafından, ABD tarafından kırmızı halı serilerek karşılanıyor. Bu ne ahlaksızlık” diyerek, dünya devletlerinin çakallıklarını anlatırken somut örneğini de vermiş olurdunuz..
Ama.
“Kaç dolara sattınız” derseniz.
“Egemenlik hakkımız devredildi” derseniz..
Riyakarlık yapmış olursunuz..
Geçmişte sizin yaptıklarınız, ayaklarınıza dolanır..
Nitekim dolandı da..
Bugün birinci sayfamızda ayrıntıları verilen olay, tam da Kemal Kılıçdaroğlu’nun genel Başkanı olduğu CHP’nin hükümette olduğu ve hatta uygulamaya imza atan Adalet Bakanlığı koltuğunda CHP’li Mehmet Moğultay’ın olduğu döneme ait bir örnek.
Olayı başından aktarayım..
Anavatan Partisi’nin tek başına iktidarda olduğu 5 Nisan 1991’de, Irak’ta Türkmenlerin ve Kürtlerin öldürülmesini protesto amacı ile, İstanbul’daki Irak Başkonsolosluğu önünde, özellikle Türkmenlerin katıldığı gösteri yapılıyor.
Biraz taşkınlık da var ama.
Her gösteride olabilecek türden..
Ama, Irak konsolosluğu içinden bir kişi, dışarı otomatik silahlarla ateş açıyor ve iki Türk vatandaşı, ölüyor..
Ne beklersiniz.
“Hayyt. İki vatandaşımızı silahla tarayan adamı, gelir, alır, yargılarız” denilmesini..
Tam 20 gün boyunca (...)