Siyaset
SADAT’a baskın dış güçlere maşalık Nisan’da ABD elçisiyle görüşen Kılıçdaroğlu’nun Mayıs’ta Sadat’ı hedef alması manidar!
Daha önce MEB, TÜİK ve Et ve Süt Kurumu Genel Müdürlüğü’ne baskın düzenleyen CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu defa da yıllardır FETÖ’nün ve kökü dışarıda karanlık odakların saldırdığı askeri danışmanlık şirketi SADAT’ı hedef alması büyük tepki çekti. Şirketin, dost ve müttefik ülkelere eğitim desteği vermek için kurulduğunu ifade eden SADAT yöneticileri, “Kılıçdaroğlu dışarıdan güdümlü bir takım güçlerin maşası olarak nezaket dışı provokatif bir harekette bulunmuştur” dedi.
Amaç şov yapmaktı
SADAT Yönetim Kurulu Başkanı Melih Tanrıverdi, şunları dile getirdi: “SADAT savunma 2012 yılında emekli subay ve astsubaylar tarafından, Türkiye ile dost ve müttefik ülkelere hizmet vermek için kurulmuş bir anonim şirkettir. Türkiye’nin medeniyet coğrafyasında emelleri bulunan bazı ülkelerin menfaatlerine engel olmuştur. 10 yıldır çeşitli iddialarla karalanmaya çalışılmıştır. Bu iddialara karşı bugüne kadar açılmış tek bir dava bulunmamaktır. Açılamaz, çünkü iddiaların hepsi yalandan ibaret. Biz paramiliter bir şirket değiliz. Biz savunma sanayi hizmet şirketiyiz. Silahlı gücümüz yok. Kaba konuşmak istemiyorum, o yüzden nezaketsiz bir ziyaret olarak kabul ediyorum bunu. Böyle bir ziyaret için önceden randevu alınabilirdi. Bizleri arayabilirlerdi. Ona göre hazırlığımızı yapar burada bulunurduk. Amaç herhalde şov yapmaktı diye düşünüyorum.”
SADAT Yönetim Kurulu üyesi Ersan Ergür de, şunları ifade etti: “Tabii buradaki asıl mesele SADAT’ın yapısı değil. Kılıçdaroğlu’nun, SADAT üzerinden Sayın Cumhurbaşkanı’na karşı bir dezenformasyon ve önümüzdeki seçimlere yönelik bir yıpratma faaliyeti sürdürmek istediğini ben değerlendiriyorum. Geçmişte MİT TIR’larıyla yapılmak istenen aslında buydu. 15 Temmuz darbe girişiminde de bunu başaramadılar. Kılıçdaroğlu, Nisan ayında ABD Büyükelçisi’yle görüştü. ABD Başkanı Biden’ın da ‘Biz Recep Tayyip Erdoğan’ı muhalefeti yönlendirerek yıkacağız’ beyanatı olmuştu. Bütün bunları değerlendirdiğimizde Kılıçdaroğlu, maalesef dışarıdan güdümlü bir takım güçlerin maşası olarak SADAT’a böyle nezaket dışı provokatif bir ziyaret gerçekleştirmek istemiş ancak ferasetli Türk insanı karşısında başarılı olamamıştır.”
“Okyanus ötesi düğmeye bastı”
Okyanus ötesinden düğmeye basılmış olabileceğini kaydeden Ergür, şöyle devam etti: “Türkiye hakkında konuşan üç isim var. Birisi FETÖ, birisi CIA mensubu Michael Rubin, diğeri de Kılıçdaroğlu. Bunlar SADAT’a ‘terörist’ diyorlar. Tabii bu şekildeki faaliyetlerle kendisini 6’lı masa içerisinde güçlü bir figür haline getirmeye çalışıyor. Yapmış olduğu provokatif ve sansasyonel eylemlerle ‘Reklamın iyisi kötüsü olmaz’ diyerek kendi ismini ön planda tutmak istiyor. Bu bir akıl tutulmasıdır. Ben Kemal Bey’in siyasi algısını gözden geçirmesini tavsiye ediyorum. Fakat tavsiyelerimizi dinleyecek olsaydı bu şekilde şov yaparak SADAT’ı basmaya gelmez, özel kalemi vasıtasıyla randevu talep eder ve biz de onu kapıda karşılayarak kahvesini ikram eder, sorduğu sorulara da içtenlikle cevap verir, kendisini yolcu ederdik.”