AKİT MENÜ

Tarih

Tarihte bugün! 22 Mayıs 1972: 2. Erim Kabinesinin Sona Ermesi

21 Mayıs'ta Türkiye'de neler yaşanmıştı? Tarihte bugün hangi gelişmeler oldu?

22 Mayıs 1972: 2. Erim Kabinesinin Sona Ermesi

12 Mart Darbesi’nin ardından darbeci askerler adına hükümet kuran CHP’li Nihat Erim, kabinesinden 11 bakan birden istifa edince büyük bir darbe alır.11’lerin istifasından sonra Nihat Erim 11 Aralık 1971 günü ikinci hükümetini kurar. Fakat bu kabine de 22 Mayıs 1972’ye kadar ancak 5 ay dayanabildi.

Erim’in 26 Mart'ta kurduğu ilk hükümet, 3 Aralık'taki istifasıyla son bulunca, '2. Erim Hükümeti' olarak anılacak kabineyi kurmakla tekrar görevlendirildi. Kurduğu yeni hükümetin başbakanı olarak 22 Mayıs 1972'ye kadar işbaşında kalan Erim, "Bazen demokrasilerin üzerine şal örtmek gerekir" sözüyle hatırlandı. Nihat Erim'in Başbakanı olduğu 'Teknokratlar Hükümeti' döneminde başlatılan 'Balyoz Harekatı' ile Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan ve Yusuf Aslan'ın idam edilmesinin yolu açıldı.

Ferruh Bozbeyli Erim’in o günlerdeki ruh halini şöyle anlatır:12 Mart hükümetleri kendisini partiler üstü bir hükümet olarak ilan etti. 12 Mart’a ‘büyük beyinler kabinesi’ ismini Nihat Erim verdi. Kendi kendine böyle isim veriyordu.Sanki milleti adam etmeye gelmiş, vatandaşın amirleriymiş gibi bir havaya girdiler.(Bozbeyli,2009:340)

Orhan Oğuz ‘büyük beyinler kabinesinin’ başına gelenleri şöyle anlatır:1973 yılına girmiştik. Nihat Erim, hükümeti yeniledi. O ünlü “Beyin Takımı”nın işleri yürütemediği anlaşılmıştı. Başbakan bunu görmüş olacak ki, büyük iddialarla hükümete aldığı o beyinleri bir ölçüde dağıttı. Nihat Erim istediği istikamette hükümet edemiyordu. (Oğuz,2004:244)

22 Mayıs 1988: Ali Yakup Cenkçiler’in Vefatı

Ali Yakup Cenkçiler, 1913 yılında Kosova Eyaletinin Priştine Sancağına bağlı Gilan Kasabasında dünyaya gelir. Babası Fatih Medreselerinde eğitim görmüş, Hafız Hüseyin Efendi, annesi ise Hûrişah Hanımdır.

Ali Yakup’un babası, oğlunun İslami ilimlerde ilerlemesini daima arzulamıştır. Bunun için de ilkokulu bitirir bitirmez onu Gilan Medresesi'ne verir. Üç yıl boyunca bu medreseye devam eden Ali Yakup, medrese eğitimini tamamlayarak genç yaşta icazet alır.

Ali Yakup Hoca, ilim yolunu seçtikten sonra Medrese eğitimini daha ileri seviyeye götürmenin yollarını arar. Bu arayış, onu 1927’de Üsküp Meddah Medresesine götürür.

1936’da Kahire’ye giderek Ezher Üniversitesi’ne bağlı Külliyyetü usûli’d-dîn’de öğrenimini tamamladı. Bu sırada eski şeyhülislâmlardan Mustafa Sabri, Zâhid Kevserî ve Yozgatlı İhsan Efendi gibi Mısır’a yerleşmiş olan ünlü Türk âlimlerinin özel ders ve sohbetlerinden de istifade etti.

1946-1957 yılları arasında Kahire Üniversitesi Merkez Kütüphanesi’nde memur olarak çalıştı. Temmuz 1957’den Kasım 1959’a kadar Mısır’ın Ankara büyükelçiliğinde mütercimlik yaptı. Daha sonra bu görevinden istifa eden Ali Yakup Efendi 1960’ta İstanbul’a yerleşerek Türk uyruğuna geçti ve bir yıl sonra da evlendi. Bu tarihten itibaren özel teşebbüse ait bir fabrikanın muhasebe kaleminde çalışmaya başladı.

Bir taraftan da Fâtih, Mesih Paşa ve Emîr Buhârî camilerinde İḥyâʾü ʿulûmi’d-dîn, Edebü’d-dünyâ ve’d-dîn, Medârikü’t-Tenzîl ve Dîvânü’l-Mütenebbî gibi eserleri okuttu. Ayrıca Diyanet İşleri Başkanlığı Haseki Eğitim Merkezi’nde 1976-1980 yılları arasında tefsir, kelâm ve belâgat dersleri verdi. Evinde de orta ve yüksek öğrenim gençliğinden isteyenlere özel dersler vererek birçok talebe yetiştirdi.

Mayıs 1983’te felç olan Ali Yakup Efendi 22 Mayıs 1988’de İstanbul’da vefat etti ve Edirnekapı’da Sakızağacı Mezarlığı’na defnedildi.

Muhammed Kutub’un Câhiliyetü ḳarni’l-ʿişrîn’ini Yirminci Asrın Cahiliyeti adıyla iki cilt halinde tercüme eden (Osman Öztürk’le beraber; İstanbul 1967) Ali Yakup Efendi Safahat’ın birinci kitabındaki “Fâtih Camii” başlıklı şiiri Kahire’de iken Arapça’ya çevirmiş ve bu çeviri Mecelletü’l-edeb’de yayımlanmıştır. Ayrıca Safahat’ın altıncı kitabında Çanakkale Savaşı’nı tasvir eden kısmı da nesir olarak Arapça’ya tercüme etmiş, dostu şair Sâvî Şa‘lân da bu tercümeyi “Ḳaṣîdetü’ş-şehîd” adıyla manzum hale getirmiştir.

22 Mayıs 1997: Yargıtay C. Başsavcısı Vural Savaş’ın Refah Partisi’ne Kapatma Davası Açması

Yargıtay Başsavcısı Vural Savaş, “Türkiye’yi iç savaşa sürüklüyor” gerekçesiyle Başbakanlık koltuğunda oturan Necmettin Erbakan’ın genel başkanı olduğu Refah Partisi’nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.

Yorumlara Git

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Büyükgümüş: Biz CHP düşmanı değiliz! Yolsuzluk ve ahlaksızlığa karşıyız...

Rusya krizde 200 milyar ruble kar etti Savaşın kazananı

Japonya'da anayasa depremi! Başbakan Takaichi'den flaş değişiklik sinyali!

Aile Bakanlığı Kısa Film Yarışması ödülleri sahiplerini buldu: Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan Türkiye birincisine ödül

Seküler bağnazlar kudurmuştu! Bakan Çiftçi Abdülhamit Han tablosu hakkında konuştu