AKİT MENÜ

Medya

Kendini paralama Meral Akşener! Pık deyicini buldun işte

2018 yılında ortaya attığı "silahlı eğitim kampı" yalanı üzerine savcılar kendisini ifadeye çağırınca, “Bu konuda somut bilgiye sahip değilim” diyerek kıvıran Meral Akşener'i savunmak, Sözcü'nün asparagasçı yazarı Saygı Öztürk'e düştü.

2018 yılında ortaya attığı "silahlı eğitim kampı" yalanı üzerine savcılar kendisini ifadeye çağırınca, “Bu konuda somut bilgiye sahip değilim” diyerek kıvıran Meral Akşener'i savunmak, Sözcü'nün asparagasçı yazarı Saygı Öztürk'e düştü. Öztürk, "hık deyicinin pık deyiciliğine soyunduğu" yazısında şunları kaydetti:  

"Emekli general Adnan Tanrıverdi'nin kurduğu SADAT'ı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, paramiliter güç (İşlev ve örgütlenme olarak askerî, ancak düzensiz gönüllülerden oluşan devletçe desteklenen bir tür yapı) olarak açıkladı. Bunların seçimleri etkileme gibi bir çaba içinde olduğuna ilişkin duyumları nedeniyle SADAT'ın merkezine gitti. Bu kuruluşun askeri anlamda savunma ve danışmanlık yaptığı, bugüne kadar 22 İslam ülkesinde çalıştıkları anlaşıldı. Kendi anlatımlarına göre Türkiye'de eğitim faaliyetleri yok.

SADAT'ın adını “28 Şubat Davası” olarak bilinen 102 asker, bir sivilin yargılandığı davada duyuyorduk. Şikayetçilerin 387'si Türk Silahlı Kuvvetleri'nden irticai faaliyetleri gerekçesiyle atılan askerlerden oluşuyordu. Bunların bir kısmı Adaleti Savunanlar Derneği (ASDER) üyesi, SADAT yöneticisiydi.

KAMPLARDA EĞİTİM

SADAT'la ilgili TBMM Başkanlığı'na ilk soru önergesini dönemin CHP Milletvekili Ali Rıza Öztürk 2012 yılında verdi. Öztürk'e ulaşan bilgiler arasında, SADAT'ın bir askeri eğitim tesisini kullandığı ve orada eğitim verdiği iddiası da yer alıyordu. Dönemin Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz “Türk Silahlı Kuvvetlerine ait eğitim kampı kullanılmamaktadır” dedi.

Diğer sorularına ise cevap verilmedi. CHP Uşak Milletvekili Özkan Yalım 14 Aralık 2021'de SADAT'la ilgili yine önemli iddialar içeren soru önergesi verdi. Ancak bu sorulara da bugüne kadar cevap verilmedi.

AKŞENER AÇIKLADI

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'i polisler de askerler de sever. Geçmişte İçişleri Bakanlığı yaptığı için devleti ve işleyişini iyi bilir. Devletin verdiği gücü başka amaçlarla kullanmadı. Kimseye bağırıp çağırmadı, hakaret etmedi. Seçim çalışması için gittiği Aksaray'dan dönüş yolunda otomobilinde bana açıklamalarda bulunurken konu yine seçim güvenliğine gelmişti.

2 Ocak 2018 tarihli gazetemizde manşetten duyurduğumuz haberin konusu SADAT'tı. Akşener, “Ortalıkta üniformalı, elinde uzun namlulu silahlar olan kişilerin dolaştığını” belirtti, ardından da “SADAT'ın Konya ve Tokat'ta silahlı eğitimler verilen kampları olduğunu” söyledi. Akşener, kendilerine ulaşan bu bilgilerin araştırılmasını istedi.

Ankara Cumhuriyet Savcılığı ve Başsavcı Vekilliği döneminde aralarında 15 Temmuz darbe girişimi de dahil olmak üzere önemli soruşturmaları yürüten ve halen Yargıtay üyeliği görevinde bulunan Ramazan Dinç, gazetemizde yayımlanan Akşener'in iddiasını ihbar kabul etti ve re'sen soruşturma başlattı. Akşener'in de, haberi yazan gazeteci olarak benim de ifademe başvurdu.

(...)

Ayrıca silahlı eğitim veren kamplarla ilgili söz konusu iddialarda bulunan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na davet edilerek bilgi sahibi sıfatıyla ifadesine başvuruldu. 

(...)

Tokat ve Konya illerinde ve Türkiye'nin diğer illerinde silahlı eğitim veren kamplar bulunmadığı ve söz konusu kampların olduğuna dair herhangi bir bilginin ve delilin bulunmadığı belirtildi. Sonuçta “Kovuşturmaya yer olmadığına” karar verildi. (...)"

 

 

 

 

Yorumlara Git

Avustralya’da Yaşlı Kurt Mata Fırtınası Esiyor

Başkan Erdoğan‘dan Nevruz mesajı

Yeni metro hattında geri sayım başladı: İstanbul’da ulaşım süreleri yarıya düşüyor!

CHP'den İstanbul'a bayram hediyesi (!)

'Gizli Silah' iddiaları ortaya atılmıştı... İngiltere doğruladı!